O, köpeği arkadaşlarına verdi.She gave the dog to her friends.
O, arkadaşlarıma kalpazanlığı gösterdi.He showed the forgery to my friends.
Peynirleri arkadaşlarım yedi.The cheeses have eaten my friends.
Arkadaşlarınla çok zaman harcıyor musun? Onlar kim? Komik insanlar sanırım.Do you spend a lot of time with your friends? Who are they? Funny people I think.
Arkadaşlarımın çoğu bu gece oraya gidiyor.Lots of my friends are going there tonight.
Arkadaşlarım ve ben sık sık bara gideriz.My friends and I often go to the bar.
O, İngilizce konuşmakta sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyidir.She is better at speaking English than any of her classmates.
Arkadaşlarını severim.I like your friends.
Arkadaşlarım üç gün önce geziye başladılar.My friends started the trip three days ago.
Beni aktif ve sosyal tutan arkadaşlar için minnettarım.I am thankful for friends who keep me active and social.
Ben arkadaşlarım için minnettarım.I am thankful for my friends.
Siz arkadaşların onunla ne yaptığını görmeye can atıyoruz.I'm looking forward to seeing what you guys do with it.
Dün öğleden sonra ev ödevimi yaptım sonra arkadaşlarımı gördüm.Yesterday afternoon I did my homework, then I saw my friends.
Tom sınıf arkadaşlarının birbirlerine daha saygılı davranmalarını istedi.Tom wished that his classmates would treat each other with more respect.
Artım gerçek arkadaşlarımın nerede olduğunu görebiliyorum.Now I can see where my real friends are.
O çocuk oynamak için bazı arkadaşlar istiyor.That child wants some friends to play with.
Ben bunu vefat eden arkadaşlarımın adına yazıyorum.I'm writing that on behalf of our friends who passed away.
O, bütün sınıf arkadaşlarına karşı samimidir.He's friendly with all his classmates.
Samimi arkadaşlarım olduğu için şanslıyım.I'm lucky to have sincere friends.
İş arkadaşlarınla dalga geçmen hoş değil.Deceiving your colleagues isn't good.
O arkadaşlarıyla gece kulübüne gitmekten hoşlanır.She enjoys going clubbing with her friends.
Bakan kilit bir konuma yakın arkadaşlarından birini seçti.The minister elected one of his close friends to a key position.
Onu iyi arkadaşlarımdan biri olarak görüyorum.I consider him one of my good friends.
Çok kibar bir karın ve çok iyi arkadaşların var.You have a very kind wife and very good friends.
Arkadaşların senin sağlığını gerçekten merak ediyorlar.Your friends are really concerned about your health.
Biz gerçek arkadaşlarımızı asla unutmayız.We never forget our true friends.
Arkadaşlarımı severim.I love my friends.
Arkadaşlarım şaşırtıcı.My friends are amazing.
Arkadaşlarından herhangi biri tutuklandı mı?Have any of your friends ever been arrested?
O, para için arkadaşlarına ihanet etti.She betrayed her friends for money.
Onun burada bir sürü arkadaşları var.She has a lot of friends here.
O ve ben okulda birlikteki zamanımız boyunca ayrılmaz arkadaşlardık.He and I were inseparable friends during our time together in school.
Otobüs beklerken bazı arkadaşlarla karşılaştım.I met some friends while I was waiting for a bus.
Tom'un arkadaşları onu Bay Para Çantası diye çağırdı.Tom's friends called him Mr. Money Bags.
Tom'un arkadaşları ona Money Bags derdi.Tom's friends called him Money Bags.
Sonunda arkadaşlarıma yetiştim.I finally caught up with my friends.
Tom ve Mary arkadaşlarıyla birlikte Clue oynuyor.Tom and Mary are playing Clue with their friends.
Senin en ilginç arkadaşların kimler?Who are your most interesting friends?
Arkadaşlarıyla birlikte alışveriş merkezine gitti.She went to the mall with her friends.
Bu tür arkadaşlarla biri hiç düşmana ihtiyaç duymaz.With such friends, one needs no enemies.
Ödevimi yaptıktan sonra arkadaşlarımla futbol oynadım.After I did my homework, I played football with my friends.
Tom Mary'nin arkadaşlarını bilmek zorunda.Tom got to know Mary's friends.
Sizinle mutlaka temasa geçeceğiz arkadaşlar.We will definitely touch base with you guys.
Bütün arkadaşlarımı hep birden davet edemem.I can't invite all my friends at once.
Zor zamanlarda bana yardımcı olan sınıf arkadaşlarıma teşekkürler!Thanks to my classmates, who helped me during hard times!
Siz arkadaşlar onların Tom'u pataklayacaklarını düşünmüyorsunuz, değil mi?You guys don't think they'd beat Tom up, do you?
Öyle arkadaşlarla, kimin düşmana ihtiyacı var?With friends like that, who needs enemies?
Dün arkadaşlarımla buluştum.I met my friends yesterday.
Mary'ye sınıf arkadaşları tarafından zorbalık edildi.Mary was bullied by her classmates.
Arkadaşlardan daha önemli bir şey yoktur.There is nothing more important than friends.
Merhaba arkadaşlar.Howdy folks.
Arkadaşlarım nerede olduğumu bilmiyor.My friends don't know where I am.
Arkadaşlarımın burada olmamaları beni hayal kırıklığına uğrattı.I am disappointed that my friends are not here.
Tom arkadaşlarının isimlerini hatırlıyor.Tom is remembering the names of his friends.
Arkadaşlarımla antrenman yapıyorum.I am training with my friends.
Şimdi sizi daha da çok seviyorum arkadaşlar!Now I love you guys even more!
Ne? Siz arkadaşları duyamıyorum.What? I can't hear you guys.
Arkadaşlarla oynadık.I played with friends.
Arkadaşlarımla oynuyorum.I'm playing with my friends.
Sen arkadaşlarından mücevher ödünç alırsın.You borrow jewels from your friends.