Tom acı çektiğini arkadaşlarına asla haber vermez.Tom never let his friends know that he was in pain.
Tom acı içinde olduğunu arkadaşlarına asla haber vermez.Tom never let his friends know that he was in pain.
Tom'un arkadaşlarından hiçbiri ona yardım etmeyi önermedi.None of Tom's friends offered to help him.
Tom her pazartesi gecesiı arkadaşlarıyla poker oynar.Tom plays poker with his friends every Monday night.
Tom geçen hafta sonu arkadaşlarıyla birlikte ördek avına gitti.Tom went duck hunting with his friends last weekend.
Tom'un sınıf arkadaşlarından hiçbiri onu sevmez.None of Tom's classmates like him.
Tom'un arkadaşlarından hiçbiri onu yapamaz.None of Tom's friends can do that.
Üzgünüm. Seni arkadaşlarının önünde utandırmak istememiştim.I'm sorry. I didn't mean to embarrass you in front of your friends.
“Ama siz en iyi arkadaşlarsınız.” "Artık değil.""But you're best friends." "Not anymore."
Sami ve Leyla benim en iyi arkadaşlarımdır.Sami and Layla are my best friends.
Tom sınıf arkadaşları arasında en uzun boylu öğrenciydi.Tom was the tallest student among his classmates.
Tom ve arkadaşları gölette yüzüyorlar.Tom and his friends are swimming in the pond.
Arkadaşlarımın birinden bir çadır ödünç aldım.I borrowed a tent from one of my friends.
Arkadaşlarını dikkatlice seç.Pick your friends carefully.
Arkadaşlarınızı dikkatlice seçin.Pick your friends carefully.
Bu "arkadaşlar" senin üzerinde kötü bir etki yaratıyor.These "friends" are a bad influence on you.
Eski kız arkadaşlarımın hepsi Boston'da yaşıyor.All of my ex-girlfriends live in Boston.
Dün gece bazı eski arkadaşlarla buluştum.I got together with some old friends last night.
Sami'nin arkadaşları ortadan kaybolmaya devam ettiler.Sami's friends continued to disappear.
Sami gerçekten arkadaşlarını yakın, düşmanlarını ise daha da yakın tutuyordu.Sami truly kept his friends close and his enemies closer.
Sami arkadaşlarından vazgeçmeyi reddetti.Sami refused to give up on his friends.
Tom'un sınıf arkadaşlarından bazıları oldukça iyi Fransızca konuşabiliyor.Some of Tom's classmates can speak French fairly well.
Sami ve arkadaşları, Ferit'in çetesini pusuya düşürdüler.Sami and his friends ambushed Farid's gang.
Arkadaşları onu sever.His friends love him.
İstasyona vardığımda arkadaşlarım beni bekliyordu.When I arrived at the station, my friends were waiting for me.
Sami'nin her zaman arkadaşları vardı.Sami always had friends.
Sami ve Leyla çok çok yakın arkadaşlardı.Sami and Layla were very, very close friends.
Sami arkadaşlarına yardım sağladı.Sami helped his friends out.
Sami ve Leyla, Facebook arkadaşları oldular.Sami and Layla became Facebook friends.
Hafta sonu arkadaşlarından herhangi birini görecek misin?Are you going to see any of your friends over the weekend?
Sami arkadaşlarıyla kaldı.Sami stayed with friends.
Sami bazı yeni arkadaşlarla bir araya geldi.Sami met some new friends.
Sami bazı yeni arkadaşlarla tanıştı.Sami met some new friends.
Sınıf arkadaşlarına daima sorunlar getirdi.He always brought problems to his classmates.
Her zaman sınıf arkadaşlarına sorunlar getirdi.He always brought problems to his classmates.
Tom arkadaşlarıyla dışarıda oynamak istiyor.Tom wants to play with his friends outside.
O, arkadaşlarıyla birlikte.He is with his friends.
En iyi arkadaşlarımdan biri Kanadalı.One of my best friends is a Canadian.
Arkadaşlarımın çoğu Kanadalıdır.Many of my friends are Canadians.
Arkadaşlarınla ne tarz şeyler yapmayı seversin ?What kind of things do you like doing with your friends?
Boston'da çoktan yeni arkadaşlar edindim.I've already made a lot of new friends here in Boston.
Sami'nin arkadaşları eşcinseldir.Sami's friends are gay.
Siz arkadaşlar acıkmadınız, değil mi?You guys aren't hungry, are you?
Tom ve Mary hala senin arkadaşların, değil mi?Tom and Mary are still your friends, aren't they?
Tom ve Mary, John'un arkadaşlarıdır.Tom and Mary are John's friends.
Tom ve Mary artık arkadaşlar.Tom and Mary are now friends.
Tom ve Pierre, plajda arkadaşlarıyla birlikte oynamak istiyorlar.Tom and Pierre want to play with their friends on the beach.
Erkek arkadaşım ve ben iş arkadaşlarıydık.My boyfriend and I were workmates.
Sami, Facebook arkadaşlarını gerçek hayatta tanımıyor.Sami doesn't know his Facebook friends in real life.
Sami, Leyla'nın eski erkek arkadaşlarından biridir.Sami is one of Layla's ex-boyfriends.
Benim de arkadaşlarım var.I have friends, too.
Arkadaşlarım ve ben onu yapmak istiyoruz.My friends and I want to do that.
Arkadaşlarım ve ben sana bir veda partisi vermek istiyoruz.My friends and I want to throw you a goodbye party.
Tom'un takım arkadaşlarından biriyim.I'm one of Tom's teammates.
Tom'un çok sayıda yakın arkadaşları var.Tom has a lot of close friends.
Mary benim eski kız arkadaşlarımdan biridir.Mary is one of my ex-girlfriends.
Arkadaşlarımdan biri oldukça iyi derecede Fransızca konuşabiliyor.One of my friends can speak French fairly well.
Sami ve iş arkadaşları kendilerini gerçekten bir aile gibi hissediyorlardı.Sami and his co-workers really felt like a family.
Tom'un benden daha zengin arkadaşları var.Tom has richer friends than I do.
Tom'un arkadaşları benimkinden daha zengin.Tom's friends are richer than mine.