Arkadaşlarımdan hiçbiri golf oynamaz.None of my friends play golf.
Arkadaşlarımdan bir ikisinin iki arabası var.Few of my friends have two cars.
Arkadaşlarımdan biri seni tanıyor.One of my friends knows you.
Arkadaşlarımın arasında iki tane profesyonel şarkıcı var.In my circle of friends there are two people who are professional singers.
Arkadaşlarım Amerika'ya gitti.My friends set off to America.
Arkadaşlarım tenis oynamazlar.My friends don't play tennis.
Arkadaşlarımın hepsi bilgisayar oyunlarını sever.All of my friends like computer games.
Arkadaşlarım genç değildir.My friends aren't young.
Bütün arkadaşlarım buraya davetli.All my friends are invited here.
Beni umursayan arkadaşlarım olduğu için çok şanslıyım.I am very lucky to have friends who care about me.
Beni düşünen arkadaşlara sahip olduğum için çok şanslıyım.I am very lucky to have friends who care about me.
Beni önemseyen arkadaşlarım olduğu için çok şanslıyım.I am very lucky to have friends who care about me.
Kanada'daki arkadaşlarımı görmek istiyorum.I want to see my friends in Canada.
Sınıf arkadaşları ile arkadaş olmaya çalıştım.I tried to make friends with the classmates.
Arkadaşlarıma bu resimli kartpostalları gösterdim.I showed my friends these picture postcards.
Kitabı o kadar çok beğendim ki arkadaşlar için on tane sipariş verdim.I liked the book so much I ordered ten copies for friends.
Problemi arkadaşlarımla tartıştım.I discussed the problem with my friends.
Sorunu arkadaşlarımla tartıştım.I discussed the problem with my friends.
Nancy'nin bazı arkadaşlarını tanıyorum.I know some friends of Nancy's.
Ben partide bazı eski arkadaşlara rastladım.I ran across some old friends at the party.
Partide arkadaşlarımdan ikisini tanıştırdım.I introduced two of my friends at the party.
Ben otel rezervasyonlarımı iptal ettim ve arkadaşlarla kaldım.I canceled my hotel reservations and stayed with friends.
Arkadaşlarımla konuyla ilgili saatlerce tartıştık.I debated for hours with my friends on the subject.
Eve giderken arkadaşlarımdan birine rastladım.I met one of my friends on my way home.
Aileme ve arkadaşlarıma hediyeler vermeyi seviyorum.I like to give gifts to my family and friends.
Arkadaşlarımın görüntüsünü kaybettim.I lost sight of my friends.
Yeni sınıf arkadaşlarımla iyi geçiniyorum.I'm getting along well with my new classmates.
Onu en iyi arkadaşlarımdan biri olarak düşünüyorum.I think of him as one of my good friends.
Arkadaşlarımı bana yardım ettirdim.I got my friends to help me.
Arkadaşlarımın önünde yenilmek istemiyordum.I didn't want to be defeated in front of my friends.
Bütün arkadaşlarımı davet ettim.I invited all my friends.
Arkadaşlarımı akşam yemeğine davet ettim.I invited my friends to dinner.
Hafta sonunu arkadaşlarımla geçirdim.I spent the weekend with my friends.
Arkadaşlarıma Yılbaşı kartları göndermeyi unuttum.I forgot to send New Year's cards to my friends.
Arkadaşlarımdan herhangi biriyle karşılaşmadım.I didn't meet any of my friends.
Genç adam arkadaşlarını ve akrabalarını uğurladı.The young man bade farewell to his comrades and relatives.
Başbakan ve kabine arkadaşları istifa ettiler.The premier and his cabinet colleagues resigned.
Kitaplar ve arkadaşlar az ama iyi olmalıdır.Books and friends should be few but good.
Yeni sınıf arkadaşlarınla aran nasıl?How are you getting along with your new classmates?
Yeni sınıf arkadaşlarınla iyi geçiniyor musun?Do you get along well with your new classmates?
İnsan arkadaşlarına ihanet etmemeli.One shouldn't betray one's friends.
Öğlenleyin sınıf arkadaşlarımla öğle yemeği yiyorum.At noon, I have lunch with my classmates.
Öğleyin arkadaşlarımla birlikte öğle yemeği yerim.I have lunch at noon with my friends.
Eski okul arkadaşları sık sık birbirleriyle iletişimde kalmaya çalışıyorlar.Old school friends often try to keep in touch with one another.
Arkadaşlarını kendi istekleriyle seçmek istiyorlar.They want to choose their mates by their own will.
Ben üniversiteye girdiğimden beri birçok arkadaşlar edindim.I've made a lot of friends since I entered college.
Hiç kimse arkadaşlarını terk etmemeli.No one should desert his friends.
Tomoko arkadaşlarının partisine gelmesini istedi.Tomoko asked her friends to come to her party.
Sınıf arkadaşları onu takdir etmiyor.Her classmates do not appreciate her.
İş arkadaşlarım adına teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.I would like to express our thanks on behalf of my colleagues.
Eski arkadaşlar gibi birlikte konuştular.They talked together like old friends.
Yeni yıl kartları bize arkadaşlarınızdan ve akrabalarından haber alma fırsatı sunuyor.New Year's cards provide us with the opportunity to hear from friends and relatives.
Çocukluğumuzdan beri o ve ben iyi arkadaşlarız.He and I have been good friends since we were children.
Öğrencilik günlerimizden beri o ve ben ayrılmaz arkadaşlarız.He and I have been inseparable friends since our student days.
O ve ben sınıf arkadaşlarıyız.He and I are classmates.
Konuşacak yakın arkadaşları yok.He has no close friends to talk with.
Onun yüzü bana lise günlerimdeki arkadaşlarımdan birini hatırlatıyor.His face reminded me of one of my friends in my senior high school days.
Sınıf arkadaşları ona hemen güldüler.His classmates laughed at him at once.
Karısı arkadaşlarımdan biridir.His wife is one of my friends.
Odası her zaman arkadaşlarıyla doludur.His room is always filled with his friends.