arkadaşların ile cümle

arkadaşların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Arkadaşlarınızdan 3 hamlede bütün bardakları düz çevirmelerini isteyinExplain to your friends they have to end up with all the glasses facing upwards.
Arkadaşların aradı senin için çok endişelenmişler.Your friends called all worried sick about you.
Olarak onun arkadaşlarının gösterileri o'er oradaki bayan.As yonder lady o'er her fellows shows.
Diyelim ki bir oyuna başladınız ve takım arkadaşlarınızdan biri hemen öldü.Say you start a game and one of your teammates gives up a few early kills.
Hee-joong'un arkadaşlarını kazan.Make Hee-joong's friends yours.
Ve arkadaşlarınızla bunu konuşuyorsunuz.And you talk about it with your friends.
Muhtemelen arkadaşlarına gtmiştir.She probably went to her friends.
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Your friends said that the food here is delicious? What's wrong with the taste?
Eğer AIDS'den ölen arkadaşlarınız olmuşsa, HIV'den nefret edersiniz.If you've had a friend who's died of AlDS, then you hate HlV.
Nerede değerlendiriliyorsanız, hatta arkadaşlarınız tarafından bile?For teenagers, it's at the lunchroom table.
Veya kitap kulübünüzdekilerin, arkadaşlarınızın veya istediğiniz çevreden insanlarınkileri.Or from your book group. Or from your friends, or from the circle you want.
Gizlilik kullanıcılar için çok önemlidir. Bazen arkadaşlarınızla paylaşmak istersiniz.Privacy is very important to users.
Yani arkadaşlarınızı uygulamaya öylece geri göndermezsiniz.It's also about taking action.
Onlar senin arkadaşların mı ?Are they your friends ?
Arkadaşların gitti mi?Your friends left?
Sınıf arkadaşlarının hepsi geldiHer whole class came over.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.They sat in silence through their trails, waving occasionally at family and friends.
Fermi, "Herkes nerede?" diye sordu ve iş arkadaşlarının verecek cevabı yoktu."Where is everybody?" asked Fermi, and his colleagues had no answer.
Babamın Norveç'teki arkadaşlarından birinindi.It was one of daddy's buddies in Norway.
Ve etrafımdaki bütün arkadaşlarım, kız arkadaşlarının etkisinden kurtuldular.And all the friends around me, they got over their girlfriends.
Kosaku ve arkadaşların senin dönmeni umuyorlar.Kosaku and your friends are hoping you'll come back.
Ve hepsi gülüştüler ve arkadaşlarının sırtını sıvazladılar.And they all kind of laughed and they patted him on the back.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Instead of turning to friends or relatives, they looked to David's workplace.
İyi birer fizikçi olduğunu düşündüğü tüm arkadaşlarına sordu.He asked all his friends that he thought were good physicists,
Şöyle ki: Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Do you know that your friends have more friends than you do?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşı var.Your friends have more friends than you do, and this is known as the friendship paradox.
Diğer arkadaşların nerede, neden yanlız geldin?Hey, where are all your little friends and why did you come alone?
Sonsuza kadar Arkadaşlarını.Friends forever.
Sargent ve bu arkadaşlarının çekin, bakıcısı ruhunu boyama.Sargent and those fellows pull--painting the soul of the sitter.
"Diyorum, biliyor musun, senin bu arkadaşlarının Jeeves, biliyorsun bir corker."I say, you know, that fellow of yours-- Jeeves, you know--is a corker.
Arkadaşlarının kendilerine teslim yoksa Temptations sahip büyük bir şehir kullanımı nedir?What's the use of a great city having temptations if fellows don't yield to them?
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""In that case I shall be glad to make the acquaintance of your friends."
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.If this was marriage, I thought, I couldn't see why fellows were so frightened of it.
Biliyorsunuz arkadaşlarına, "Çetede aldığım şu paraya bakın" diyecekti."Hey, look at all the money I got in the gang."
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .He wrote letters in which he bragged about his ability to beat his friends at dice games.
Oksitosin size arkadaşlarınız ve ailenizle fiziksel temas kurmanız için zorlar.Oxytocin makes you crave physical contact with your friends and family.
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Compared to your regular friends, they are boring and dull, right?
Buradaki öznel yükseklik -- bu arkadaşların değişik noktalarda gördüğünüz boyları.This is the subjective height -- the height you saw of these guys at various points.
O çizgiye göre, eğer arkadaşlarınız obez ise, sizin obez olma riskiniz %45 daha fazladır.It says that, if your friends are obese, your risk of obesity is 45 percent higher.
Şişman arkadaşlarınızı suçlayın."Blame your fat friends." (Laughter)
"Arkadaşlarınız kilo mu alıyor?"Are your friends gaining weight?
Arkadaşlarınızın birbirini tanıyıp tanımadığı sadece onların değil sizin genlerinize de bağlıdır.Whether your friends know each other has not just to do with their genes, but with yours.
Arkadaşlarını sık sık bu aygıtlarla haylazca hileler yaparak şaşırtırdı.Keen on mischievous pranks, Franklin would often shock his friends with these machines.
Ya da arkadaşlarınızın işyerleri -- daha geniş düşünüyoruzOr maybe the workplace of your friends -- here we're forward thinking.
Üyeliğinizi ailenizle, arkadaşlarınız ve iş arkadaşlarınızla paylaşabilir, kiraya verebilirsiniz.You can choose to shareshare to family, friends and associates.
Arkadaşlarının önerdiği her şeyi denedi.He tried everything his friends suggested.
Sen ve senin üzgün arkadaşların bile tüküremez.You and your sorry lot aren't even worth spitting on.
O sadece arkadaşlarına yardım ediyordu.He was just helping his friends.
Arkadaşların seni bekliyor.Your friends are waiting. Oh my.
- Arkadaşların,How lucky... your friends are....
Takımdaki diğer arkadaşlarına, bisiklet ekibindeki, ve en önemlisi, kendine karşı sevgi ve saygı.love and respect to other fellow members in your team, in your biking team, and most importantly,
Bu isim Schumann'ın bayan arkadaşlarından birinin soyadından geliyor.That comes from the last name of one of Schumann's female friends.
Ve arkadaşlarından birine mesaj atıp diyor ki:Now, he texts one of his friends and says, you know,
‹‹Ben yanıtlayayım seni Ve arkadaşlarını.I will answer you, and your companions with you.
Düşünmediler mi ki arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?Have they not bethought themselves their companion is not mad? He is only a plain admonisher.
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Artık gerçekten, zulmedenler için, (geçmişteki) arkadaşlarının günahlarına benzer bir günah vardır.Those who do wrong will indeed come to the same end as their fellows (of old).
Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi.'But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.But they called their commander, who seized and hamstrung her.

İlgili Sayfalar