Ana içeriğe geç
Sözlük

arkadaşlık etme ile cümle

arkadaşlık etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
15
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Tom'la arkadaşlık etmemeni tavsiye ederim.I advise you not to keep company with Tom.
Tom gibi insanlarla arkadaşlık etmem.I don't associate with people like Tom.
Sadece Tom'a arkadaşlık etmek için geldim.I just came along to keep Tom company.
Şirket politikası, farklı mevkilerdeki meslektaşları arkadaşlık etmekten men ediyor.Company policy precludes fraternization between co-workers.
Onunla arkadaşlık etmeni önermem.I advise you not to keep company with him.
Huysuz kişiyle arkadaşlık etme; Tez öfkelenenle yola çıkma.Don't befriend a hot-tempered man, and don't associate with one who harbors anger:
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Don't be among ones drinking too much wine, or those who gorge themselves on meat:
Oğlum, RABbe ve krala saygı göster, Onlara başkaldıranlarla arkadaşlık etme.My son, fear Yahweh and the king. Don't join those who are rebellious:
Mektubumda size fuhuş yapanlarla arkadaşlık etmemenizi yazdım.I wrote to you in my letter to have no company with sexual sinners;
(Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme.Moses said: "If I ask you any thing again then do not keep me with you.
Mûsa dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme.Moses said: "If I ask you any thing again then do not keep me with you.
Musa: Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme.Moses said: "If I ask you any thing again then do not keep me with you.
“Sen benimle arkadaşlık etmeye katlanamazsın dememiş miydim?” dedi.He said: "Did I not tell you you will not be able to bear with me?"
Mûsâ: “Eğer” dedi, “sana bir daha soracak olursam, bundan böyle benimle hiç arkadaşlık etme!Moses said: "If I ask you any thing again then do not keep me with you.
Babası Michael, oğlunun Locke'la arkadaşlık etmesini istemez.A Michael no le gusta la amistad de su hijo con Locke.
Resim yapmasının sebebinin bir mektubunda "kendisine arkadaşlık etmesi için" olduğunu söyleyecekti.Aveva fatto dipingere l'immagine "per amor suo".
Nedime, soylu bir kadına eşlik ve arkadaşlık etmekle yükümlü yardımcı kadın.Hoe gaat dat, een vriendje of vriendinnetje trekt je mee.
Babası Michael, oğlunun Locke'la arkadaşlık etmesini istemez.Michael egyre kevésbé tűri meg Locke-ot fia társaságában.
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Älä oleskele viininjuomarien parissa äläkä lihansyömärien.
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Chớ đồng bọn cùng những bợm rượu, Hoặc với những kẻ láu ăn;
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Chớ đồng_bọn cùng những bợm rượu , Hoặc với những kẻ láu ăn ;
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Hør ikke til dem, der svælger i Vin, eller dem, der frådser i Kød;
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Houd je afzijdig van drinkebroers en veelvraten;
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Janganlah bergaul dengan pemabuk atau orang rakus
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.술을 즐겨하는 자와 고기를 탐하는 자로 더불어 사귀지 말라
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Não estejas entre os beberrões de vinho, nem entre os comilões de carne.
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Ne bivaj med popivači vina, ne med požeruhi mesa:
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Nebuď medzi pijanmi vína ani medzi žráčmi mäsa;
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Nebývej mezi pijány vína, ani mezi žráči masa.
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Ne légy azok közül való, a kik borral dõzsölnek; azok közül, a kik hússal dobzódnak.
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Ne sois pas parmi les buveurs de vin, Parmi ceux qui font excès des viandes:
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Nie bywaj między pijanicami wina, ani między żarłokami mięsa;
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.No estés con los bebedores de vino, ni con los comilones de carne
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Non essere fra quelli che s'inebriano di vino, né fra coloro che son ghiotti di carne
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Nu fi printre ceice beau vin, nici printre ceice se îmbuibează cu carne.
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Sei nicht unter den Säufern und Schlemmern;
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Vær ikke blandt vindrikkere, blandt dem som fråtser i kjøtt!
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Var icke bland vindrinkare, icke bland dem som äro överdådiga i mat.
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Μη εσο μεταξυ οινοποτων, μεταξυ κρεοφαγων ασωτων
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Не будь между упивающимися вином, между пресыщающимися мясом:
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Не бъди между винопийци, Между невъздържани месоядци,
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.אל תהי בסבאי יין בזללי בשר למו׃
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.لا تكن بين شريبي الخمر بين المتلفين اجسادهم.
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.好 飲 酒 的 、 好 喫 肉 的 、 不 要 與 他 們 來 往
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.好飲 酒 的 、 好喫 肉 的 、 不 要 與 他 們來往
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Bagtaleren røber, hvad ham er betroet, hav ej med en åbenmundet at gøre!
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Celui qui répand la calomnie dévoile les secrets; Ne te mêle pas avec celui qui ouvre ses lèvres.
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Chi va in giro sparlando rivela un segreto, non associarti a chi ha sempre aperte le labbra
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Cine umblă cu bîrfeli dă pe faţă lucrurile ascunse; şi cu cel ce nu-şi poate ţinea gura să nu te amesteci. -
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Den som går med förtal, han förråder hemligheter; med den som är lösmunt må du ej giva dig i lag.
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.El que anda con chismes revela el secreto; no te metas con el suelto de lengua
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Kdor hodi okrog kot obrekovalec, razodeva skrivnost, zato se ne druži ž njim, ki široko odpira usta svoja!
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Kdo vynáší tajnost, chodí neupřímě, pročež k lahodícímu rty svými nepřiměšuj se.
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Kẻ nào đi thèo lẻo bầy tỏ điều kín đáo; Vậy, chớ giao thông với kẻ hay hở môi quá.
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Kẻ nào đi thèo lẻo bầy tỏ điều kín_đáo ; Vậy , chớ giao_thông với kẻ hay hở môi quá .
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.두루 다니며 한담하는 자는 남의 비밀를 누설하나니 입술을 벌린자를 사귀지 말지니라
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Megjelenti a titkot, a ki rágalmazó; tehát a ki fecsegõ szájú, azzal ne barátkozzál.
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.O que anda mexericando revela segredos; pelo que não te metas com quem muito abre os seus lábios.
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Pletichár túlajúc sa odkrýva tajomstvo, a preto s tým, kto príliš otvára svoje rty, sa nepleť.
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.Salaisuuden ilmaisee, joka panettelijana käy; älä siis antaudu avosuisen pariin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod