arkadaşın ile cümle

arkadaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yanındaki arkadaşına güven...Diga aos seus amigos que...
Cenevizlilere esir düşmüş ve hikâyelerini hücre arkadaşına yazdırmıştır.Marco foi preso e acabou ditando suas histórias para um companheiro de cela.
15 Nisan 1931'de, Luciano, Masseria ve iki arkadaşını Coney Island'daki bir restoranda yemeğe davet etti.A 15 de Abril de 1931, Joe Masseria foi assassinado enquanto almoçava em um restaurante no Brooklyn.
Aslında her ne kadar göstermese de, çocukluk arkadaşını sevmektedir.Apesar disso, ela gosta de um amigo de infância.
Dükkanda buluşan bir grup arkadaşın parçası olur.Frédéric torna-se parte de um grupo de amigos que encontra-se na loja.
Şarkı sarhoş bir adamın kız arkadaşından ayrılmasını anlatıyordu.A música é cantada a partir do ponto de vista de um homem que se embebeda após terminar com a sua namorada.
Bir keresinde kız arkadaşını dövdüğü için tutuklanmıştır.No ano seguinte, ele foi acusado de agredir sua namorada.
Bu gerçeği bir süre arkadaşından sakladı.Os dois mantém segredo de seus amigos durante um tempo.
Erkek arkadaşını nerede tanıdın?Onde você conheceu o seu namorado?
Arkadaşının sıkıntı içinde olduğu görünüyor.Parece que seu amigo está em apuros.
Chester McBadBat: Timmy'nin en iyi iki arkadaşındand biridir.Chester McBadbat Timmy's beste vriend.
Elektrikli sandalyenin ilk kurbanı kız arkadaşını öldürmekten yargılanan William Kemmler'dır.Moordenaar William Kemmler was de eerste persoon die werd veroordeeld tot de elektrische stoel.
3 yakın arkadaşının da problemleri vardır.Zijn drie zonen hebben ook belangrijke functies.
Fakat bir gün bir arkadaşının da ısrarıyla bir terapiye gider.Op een dag gaat hij een klus doen voor een vriend.
"Eski takım arkadaşını transfer etti".Hij stelt zijn oude team samen.
Onun sahne adı iki arkadaşının adlarının bir kombinasyonudur.De naam is een samentrekking van twee meisjesnamen.
Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle berâber” diyordu.Zelf heeft hij er dit van gezegd: "Wij hebben Gods zegen ontvangen in geluk en lijden.
Hatta en yakın arkadaşının sevdiği adam da sahip olduklarına dahildir.De beeldroman waar hij zelf het meest van hield was L'Idée.
Dooku onu, bir arkadaşından gelecek ihanet konusunda uyardı.Qutuz waarschuwde hen tegen verraad aan hem.
Birçok arkadaşının fotoğraflarını çekti.Hij fotografeerde veel vrouwfiguren en naakten.
Bir arkadaşına göre, "Eşinin kaybı onun için üzücü bir darbeydi.Zijn dood werd door zijn vrouw als een heel zwaar verlies beschouwd.
Heyman'a ben senin adamın değilim sadece arkadaşınım der.Harrison is geen sociale man, ook niet naar zijn eigen familie toe.
8 Ocak 1991 tarihinde kız arkadaşının evinde ölü bulundu.Op 8 januari 1991 werd hij levenloos gevonden in zijn appartement.
Arrigo arkadaşına söz verir.Adrien stelt Manu voor aan zijn vrienden.
Ölen arkadaşının annesi bile ona inanmaz.Zijn moeders nieuwe vriend valt eigenlijk ook wel mee.
Bir arkadaşının doğum gününde bir şarkı söylemiştir.Het liedje werd geschreven naar aanleiding van een opmerking van zijn moeder op haar verjaardag.
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Kandaulus kan zijn jaloezie nauwelijks onderdrukken.
Axmann, iki arkadaşının aksine yalnız gitmeye karar verdi.Voss ging in zijn eentje de confrontatie met zijn zes tegenstanders aan.
Jim kız arkadaşını çok seviyor.Jim is smoorverliefd op zijn vriendin.
Kız arkadaşının orgazm takliti yapmadığından nasıl emin olabilirsin?Hoe kan je er zeker van zijn dat je vriendin geen orgasme veinst?
Arkadaşının erkek kardeşine âşık oldu.Ze werd verliefd op de broer van haar vriend.
Erkek arkadaşından ayrılmayı planlıyor.Zij is van plan het met haar vriend uit te maken.
Tom kız arkadaşını aylarca aldattı.Tom bedroog zijn vriendinnetje maanden lang.
Kız arkadaşını şeker hastalığından kaybetti.Hij heeft zijn vriendin verloren aan diabetes.
O, arkadaşına konsere kadar eşlik etti.Zij begeleidde haar vriend naar het concert.
Bir arkadaşına göre, "Eşinin kaybı onun için üzücü bir darbeydi.Jeden z przyjaciół powiedział o nim: „strata żony była dla niego bolesnym ciosem.
15 yaşlarındayken babasının bir arkadaşından 5$'a bir akustik gitar aldı.W wieku 15 lat kupił za 5 dolarów pierwszą akustyczną gitarę od znajomego swojego ojca.
Poe bir keresinde bir arkadaşına, "Canlılar arasında benim küçük karım kadar güzelini görmüyorum." diye yazdı.Pewnego razu Poe napisał do przyjaciela: „Nikt wśród żyjących nie dorównuje urodą mojej małej żonie”.
Yaşamınızda müzik yoksa arkadaşınız da yoktur.Dziś nie ma w ich życiu ani muzyki ani przyjaźni.
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Nie udaje mu się jednak zmylić zazdrosnego męża.
Bir arkadaşının doğum gününde bir şarkı söylemiştir.Zaśpiewał także kilka piosenek na przyjęciu u przyjaciół.
Del Rey, Soileau ile çalışmasını beğendiğini söyledi ve önceki erkek arkadaşına benzetti.Qianlong lubił porównywać się do cesarza Taizonga i starał się dorównać swoim wielkim poprzednikom.
Tamam, arkadaşını vurdum ama ölmedi," der.Wujku, nie, nie zabijesz mnie, prawda?”.
Swift arkadaşına, "Şimdi konuşsaydın ne söylerdin?" diye sordu.Mężczyzna odezwał się do Wooda: I co ty na to?
Madde akışı, kırmızı süperdevden mavi arkadaşına doğru gerçekleşir.Materia przemieszcza się z większego czerwonego olbrzyma ku jego towarzyszowi.
Kaptan arkadaşını kurtarır.Postanawia ratować przyjaciółkę...
Dana Elcar, Pete Thornton karakteriyle, MacGyver'ın patronu ve en iyi arkadaşını canlandırıyor.Pete Thornton (Dana Elcar) Szef i najlepszy przyjaciel MacGyvera.
Bu kötü arkadaşın hayatını nasıl değiştireceğini tahmin bile edemez.Nie wiedzą, jak bardzo to zmieni ich życie.
Onun sahne adı iki arkadaşının adlarının bir kombinasyonudur.Przypuszczenie to opiera się na tym, że ich imionami zatytułował dwie swoje komedie.
Çocuğuna en yakın arkadaşının adını verdi : Fanny.Nazywany był przez najbliższych przyjaciół "Hopje".
Sonrasında Swift yine ofise döner, masasında erkek arkadaşının (Zach Gilford) yazdığı nota bakar.Tillbaka vid sitt skrivbord igen så tar Swift fram en lapp skriven av hennes pojkvän (Zach Gilford).
Bana arkadaşını söyle,sana kim olduğunu söyleyeyim.Säg mig vad du äter och jag ska säga vem du är.
2001 yılında erkek arkadaşının tavsiyesi üzerine Londra'da modelliğe başladı.2001 började hon att arbeta som modell i London efter ett förslag från sin dåvarande make.
Swift arkadaşına, "Şimdi konuşsaydın ne söylerdin?" diye sordu.Hon frågade sin vän om hon skulle "tala nu".
Daha sonra bir dergi tarafından Lehto nun 2010 da arkadaşını cenazesine katıldığı belirtildi. ^Det gjordes en nyinspelning 2010: I Spit on Your Grave.
Lakin köye dönerken kendisi gibi hayat arkadaşını kaybetmiş bir kadını da (Nəcibə Məlikova) yanında getirir.När staden sedan förstörs ser Lots hustru enligt berättelsen tillbaka mot den, och blir då till en saltstod.
Kaptan arkadaşını kurtarır.Får kaptenen rädda hans liv?
Bu gerçeği bir süre arkadaşından sakladı.Det innehades sedan länge av hans släkt.
15 Haziran'da Çiftehavuzlar'da bir arkadaşının evinde hayatını kaybetti.Den 15 april gick hon på fest hemma hos några goda vänner.
Heyman'a ben senin adamın değilim sadece arkadaşınım der.Det har även föreslagits att Homeros inte var en man utan en kvinna.

İlgili Sayfalar