arkadaşı ile cümle
arkadaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Benim dışımda hiç arkadaşı yok.He has no friends besides me.
Onun arkadaşıyım ve öyle kalacağım.I am his friend and will remain so.
Ben, ona en yakın arkadaşım gibi bakarım.I look on him as my best friend.
Onunla arkadaşım.I am friends with her.
Ben onu iyi tanıyorum. O benim arkadaşım.I know her well. She is my friend.
Onu en iyi arkadaşım olarak görüyorum.I look on her as my best friend.
Hasta arkadaşımın sağlık durumunu sordum.I asked after my sick friend.
Hasta arkadaşımın hatırını sormak için Osaka'ya gittim.I've been to Osaka to ask after my sick friend.
Ben arkadaşımdan bir araba kiraladım.I rent a car from my friend.
Ben bir arkadaşıma rastladım.I came upon a friend of mine.
Beni Lobide bekleyen bir arkadaşım var.I have a friend waiting for me in the lobby.
Arkadaşım için bir hediye arıyorum.I'm looking for a gift for my friend.
Bir arkadaşımı evlenmekten vazgeçirmeye çalıştım.I tried to talk a friend of mine out of getting married.
Onu tebrik etmek için arkadaşımı aradım.I telephoned my friend to congratulate him.
Arkadaşım için bir hediye seçmek istiyorum.I want to pick out a present for my friend.
Ben arkadaşımı yarım saat bekledim, ama o gelmedi.I waited half an hour for my friend, but he didn't turn up.
Arkadaşımı uğurlamak için istasyondaydım.I have been to the station to see my friend off.
Arkadaşımı uğurlamak için havaalanına gittim.I went to the airport to see my friend off.
Arkadaşımın yardımını istemeye karar verdim.I decided to ask for my friend's help.
Hiç arkadaşım yok.I don't have any friends.
Benim birkaç arkadaşım var.I have a few friends.
Arkadaşımın gelmesini bekliyorum.I'm waiting for my friend to arrive.
Arkadaşıma telefon ediyordum.I was calling my friend.
Arkadaşımı istasyona kadar uğurladım.I saw my friend to the station.
İstasyona kadar arkadaşıma refakat ettim.I saw my friend to the station.
Arkadaşımı uğurlamak için Kennedy havaalanına gittim.I went to Kennedy Airport to see my friend off.
Gelecek ay arkadaşımla birlikte Hokkaido'ya gideceğim.I'll go to Hokkaido next month with my friend.
Ben trenden indiğimde bir arkadaşımı gördüm.When I got off the train, I saw a friend of mine.
Beni arkadaşın bay Murphy ile tanıştırır mısın?Would you introduce me to your friend, Mr Murphy?
Bana yardım edecek birçok arkadaşım var.I have a lot of friends to help me.
Tokyo'da ziyaret edecek çok arkadaşımız var.We have many friends to visit in Tokyo.
Biz bir arkadaşın cömertliğinden yararlanmamalıyız.We should not take advantage of the generosity of a friend.
Jiro Avustralya'daki mektup arkadaşı ile haberleşiyor.Jiro communicates with his pen pal in Australia.
O kulübünü ziyaret ettiğinde eski bir arkadaşına rastladı.He came upon an old friend when he visited his club.
Aslına bakarsanız bu restoranın sahibi benim bir arkadaşım.As a matter of fact, the owner of this restaurant is a friend of mine.
Kız arkadaşı için çay yapmakla meşguldü.The girl was busy making tea for her friend.
Kız, arkadaşından daha dikkatli değildi.The girl was not more careful than her friend.
Çocuk yunusu en iyi arkadaşı olarak düşündü.The boy considered the dolphin his best friend.
En iyi arkadaşımla herhangi bir şey hakkında konuşabilirim.I can talk about anything with my best friend.
Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.A man is known by the company he keeps.
Narita Havaalanında eski bir arkadaşıma rastladım.At Narita Airport, I ran into an old friend of mine.
Geçen gün eski bir arkadaşıma rastladım.I met an old friend of mine the other day.
Geçen gün şehirde eski bir erkek arkadaşımla karşılaştım.I ran across an ex-boyfriend of mine in town the other day.
Nehirde yüzen adam benim arkadaşım.The man swimming in the river is my friend.
Gündüz bir arkadaşım beni görmeye geldi.A friend of mine came to see me during the day.
Nagano bölgesindeki arkadaşımı ziyaret ettiğimde, bana lezzetli soba ikram edildi.When I visited my friend in Nagano, I was treated to delicious soba.
Sokakta yürürken, eski bir arkadaşımla karşılaştım.Walking along the street, I met an old friend of mine.
Bay Tanaka bizim arkadaşımızdır.Mr Tanaka is a friend of ours.
Tokyo İstasyonunda eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend at Tokyo Station.
Burada çok az sayıda arkadaşım var.I have few friends here.
Şimdilik, bu odayı arkadaşım ile paylaşmak zorundayım.For the time being, I must share this room with my friend.
İkisi benim iş arkadaşımdır.Both are my colleagues.
Japonya'daki arkadaşımı arayabilir miyim?Can I call my friend in Japan?
O ,emekli olduğu zaman iş arkadaşı ona bir hediye aldı.His colleagues gave him a present when he retired.
Onunla çocukluğumuzdan beri arkadaşız.I've been friends with him since we were children.
O, bir çocukluk arkadaşıdır.He is a childhood friend.
O ve arkadaşı bankta oturdu.He and his friend sat on the bench.
Hiç kız arkadaşı yok.He has no girlfriend.
Ona yardımcı olacak arkadaşı yoktu.He had no friend to help him.
Onun birçok tanıdıklar ancak birkaç arkadaşı var.He has many acquaintances but few friends.