arkadaşça ile cümle

arkadaşça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Japonya ve ABD arasındaki arkadaşça ilişkileri sürdürmeliyiz.We must maintain the friendly relations between Japan and the U.S.
Mektubu o kadar arkadaşçaydı ki, o derinden etkilendi ve ağlamaya başladı.So friendly was his letter that she was deeply moved and began to cry.
O onunla arkadaşça.She is on friendly terms with him.
Tom'un arkadaşça davranışı bizi yanılttı.Tom's friendly manner deceived us.
Şu çok arkadaşça değil.That's not very friendly.
Ona arkadaşça bir cevap yazdı.He wrote her a friendly response.
Ben arkadaşça bir mektup aldım.I received a friendly letter.
Tom arkadaşça davranmaya bile çalışmadı.Tom didn't even try to be friendly.
Şarkı Yarışması kültürler arası arkadaşça bir yarışmadır.The Song Contest is a friendly competition between cultures.
Ve oraya gittik. Herkes arkadaşçaydı, özellikle birçok arkadaş sahibi olmuştum.Everybody was very friendly, especially I got a lot of friends.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.This is a Bento box lamp: it's sort of a plastic rice lamp; it's very friendly.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.Here is a letter of friendly advice.
Ama Rusya ile yapılan antlaşma oldukça arkadaşçaydı.But the treaty with Russia was very friendly.
-Bakın, arkadaşça sizi içeri buyur ettik.We were friendly. We invited you in.
Ve şimdi şuna bakın, bu arkadaşca değilAnd now look at this: not friendly.
1870'lerden önce ise diplomatik ilişkiler arkadaşçaydı ama yine önemi büyük değildi.[1]Diplomatic relations were friendly but of minor importance to either side before the 1870s.[2]
Fabio Fazio'nun özelliği, resmi röportajlar yerine arkadaşça sohbetler yapmasıdır.Fabio Fazio's feature is having friendly conversations rather than formal interviews.
Ona arkadaşça bir cevap yazdı.Il lui écrit une réponse pleine d'amitié.
Şarkı Yarışması kültürler arası arkadaşça bir yarışmadır.Конкурс песни является дружеским соревнованием между культурами.
Burada Dahmer, polislere arkadaşça davrandı.Дюрер был связан дружескими узами с представителями этой семьи.
Şarkı Yarışması kültürler arası arkadaşça bir yarışmadır.O Festival da Canção é uma competição amigável entre culturas.
Flapjack hem de son derece arkadaşçadır ve sık sık biri dostluğuna uymazsa üzülür.Flapjack on myös erittäin ystävällinen ja usein pettyy mikäli hänen ystävyyttään ei kunnioiteta.
Şarkı Yarışması kültürler arası arkadaşça bir yarışmadır.ソング・コンテストは多文化間の友好的な競争である。
Ama Rusya ile yapılan antlaşma oldukça arkadaşçaydı.Ale traktat z Rosją był bardzo przyjazny.
Ama Rusya ile yapılan antlaşma oldukça arkadaşçaydı.Každopádně smlouva s Ruskem byla velmi přátelská.
Ama Rusya ile yapılan antlaşma oldukça arkadaşçaydı.그러나 러시아와의 조약은 매우 우호적이었습니다.
Ama Rusya ile yapılan antlaşma oldukça arkadaşçaydı.Maar het verdrag met Rusland was gunstig.
Ama Rusya ile yapılan antlaşma oldukça arkadaşçaydı.Ma il trattato con la Russia è stato molto cordiale.
Ama Rusya ile yapılan antlaşma oldukça arkadaşçaydı.Але договір з Росією був підписаний на дружніх засадах.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.Aquí yace un consejo cordial,
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.Iată o scrisoare de sfat prietenesc.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı."In queste righe vi do un consiglio da amico
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.이것은 친절한 조언입니다.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.Oto przyjacielska rada.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.Voici une lettre de conseil amical.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.Ορίστε μερικές φιλικές συμβουλές.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.Ето едно писмо с приятелски съвет.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.Итак, письмо с дружеским советом.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.הנה מכתב של עצה ידידותית
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.هذه رسالة نصح حميمة.
Arkadaşça bir tavsiye yazısı.本気になれ
-Bakın, arkadaşça sizi içeri buyur ettik.Barátságosak voltunk. Behívtunk benneteket.
-Bakın, arkadaşça sizi içeri buyur ettik.Vi var vänliga och bjöd in er.
-Bakın, arkadaşça sizi içeri buyur ettik.We hebben jullie binnengelaten.
-Bakın, arkadaşça sizi içeri buyur ettik.Ήμασταν φιλικοί και σας προσκαλέσαμε μέσα...
-Bakın, arkadaşça sizi içeri buyur ettik.Опитваме се да се държим добре. Поканихме ви.
-Bakın, arkadaşça sizi içeri buyur ettik.,שמע, היינו חברותיים .הזמנו אתכם פנימה
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Ceci est un une lampe boîte de Bento : C'est une espèce de lampe de riz en plastique ; c'est très sympa.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Đây là hộp đèn Bento, khá giống đèn giấy thông thảo bằng nhựa. Nó rất thân thiện.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Dies ist eine Bento Box Lampe: es ist eine Art Plastik-Reis-Lampe, sehr freundlich.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Dit is een Bentobox-lamp: een soort plastic rijstlamp; heel vriendelijk.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Esta en un lámpara caja Bento: es como una lápmara de arroz plástico; es muy amigable.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.쌀로 만든 플라스틱 램프 같은 것이고; 매우 친숙합니다.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Questa è una lampada "Bento": è una specie di lampada di riso fatta di plastica; è molto amichevole.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Това е лампа от кутия Бенто: един вид пластмасова оризова лампа, много приятелски настроена.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Это лампа Bento: своего рода пластиковая рисовая лампа; она очень дружелюбна.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.זה סוג של מנורת פלסטיק מאורז; היא ידידותית מאוד.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.انه نوع من مصباح أرز بلاستيكي. انه لطيف جدا.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.とても和みます 昨年ロンドンで行なったiPodの作品展は
Esperanto, Esperanto iste her yerde yardimci bir el, sana arkadasça eslik eden.Esperanto, esperanto Por todas partes hay una mano que ayuda una acompañamiento de amistad.

İlgili Sayfalar