Bir yabancı ile arkadaş olmak ilginçtir.It is interesting to make friends with a foreigner.
Parti başka insanlarla arkadaş olmak için elverişli bir yerdir.A party is a good place to make friends with other people.
Kız kardeşinle arkadaş olmak istiyorum.I want to make friends with your sister.
Nancy ile arkadaş olmak istiyorum.I want to make friends with Nancy.
Arkadaş olmak kolaydır ama onlardan kurtulmak zordurIt's easy to make friends, but hard to get rid of them.
Benim özel yeteneğim, herkesle, her yerde, her zaman arkadaş olmaktır.My special talent is that I become friends with anybody, anywhere, anytime.
Tom Mary ile arkadaş olmak istiyor.Tom wants to be friends with Mary.
Tom sadece arkadaş olmak istedi. Ancak, Mary çok daha fazlasını istedi.Tom wanted to be just friends. However, Mary wanted much more.
Bir arkadaş sahibi olmanın tek yolu arkadaş olmaktır.The only way to have a friend is to be a friend.
Seninle arkadaş olmaktan memnun olacağım.I'll be glad to be friends with you.
Arkadaş olmak isterim.I'd like to be friends.
Mary'ye yalnızca arkadaş olmak istediğimi söyledim.I told Mary I just want to be friends.
Mary'ye sadece arkadaş olmak istediğimi söyledim.I told Mary that I just wanted to be friends.
Tom ve Mary'nin ikisi de tekrar arkadaş olmaktan mutlular.Tom and Mary are both happy to be friends again.
Hem Tom hem de Mary tekrar arkadaş olmaktan mutlular.Tom and Mary are both happy to be friends again.
Onunla arkadaş olmak için elimden gelenin en iyisini yaptım.I did my best to make friends with him.
Onlar iyi arkadaş olmak zorunda.They got to be good friends.
Arkadaş olmak iyi bir yoldur.It's a good way to make friends.
Çocuklar her zaman arkadaş olmak için bir neden bulur.Children always find a reason to become friends.
Çocuklar arkadaş olmak için her zaman bir neden bulurlar.Children always find a reason to make friends.
Ben Tom ile arkadaş olmak için elimden geleni yaptım.I did my best to make friends with Tom.
Tom sadece sizinle arkadaş olmak istiyor.Tom just wants to be friends with you.
Bir arkadaşa sahip olmanın en iyi yolu bir arkadaş olmaktır.The best way to have a friend is to be a friend.
Onunla arkadaş olmak istemiyorum.I don't want to be friends with her.
Seninle arkadaş olmak istemiyorum.I don't want to be friends with you.
Tom'la arkadaş olmak istemiyorum.I don't want to be friends with Tom.
Biz arkadaş olmak için burada değiliz.We're not here to make friends.
Seninle iyi bir arkadaş olmak istedim.I wanted to be a good friend to you.
Tom'a sadece arkadaş olmak istediğimi söyledim.I told Tom I just want to be friends.
Kendimizi arkadaş olmaktan alamadık.We couldn't help being friends.
Biz arkadaş olmak istiyoruz.We want to be friends.
Tom'la arkadaş olmak istedim.I wanted to be friends with Tom.
Arkadaşlarınızla arkadaş olmak için doğdunuz.You were born to be a friend to your friends.
Tom'la arkadaş olmak isterim.I want to be friends with Tom.
Tom Mary ile arkadaş olmak istiyordu.Tom wanted to be friends with Mary.
Sami bizimle arkadaş olmak istedi.Sami wanted to be friends with us.
"O arkadaş olmak için kararını bulunuyor sana, "Ben yanıtladı."He's made up his mind to make friends with thee," replied Ben.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Would you make friends with me?" she said to the robin just as if she was speaking to a person.
Harika bir arkadaş olmak istiyorum.I want to be a great friend.
Gerçek hayatta tanınmayan insanlarla sanal ortamda arkadaş olmaktan kaçınmak.Avoid befriending people that you do not know in real life.
Sim'in yüksek bir Vahşi Yaşam becerisi varsa arkadaş olmak daha kolaydır.It's easier to befriend them if the Sim has a high (hidden) Wildlife skill.
Tom'la arkadaş olmak istemiyorum.Je ne veux pas être ami avec Tom.
Tom'la kimse arkadaş olmak istemiyordu.С Томом никто не хотел дружить.
Heather’la arkadaş olmak ister.Przyjaźni się z Heather.
Seninle arkadaş olmaktan memnun olacağım.Я радітиму дружбі з тобою.
Heather’la arkadaş olmak ister.Hän seurusteli Heathin kanssa.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Bạn có làm cho bạn bè với tôi?", Bà nói đến robin cũng giống như khi cô nói chuyện với một con người.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Bi lahko prijatelji z mano?" Je rekla, da robin, kot če ji je govoril, da oseba.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Chceš spřátelit se mnou?" Řekla Robin, jako kdyby mluvila na osoby.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Chceš spriateliť so mnou?" Povedala Robin, ako keby hovorila na osoby.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Czy chcesz zaprzyjaźnić się ze mną?" Powiedziała do robin tak, jakby mówiła do osoby.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."당신이 나와 함께 친구를 사귈 래요?"그녀가 말을 막 경우 로빈라고 사람.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."¿Le hacen amigos conmigo?", Dijo a la liga como si ella estaba hablando con de una persona.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Quer fazer amigos comigo?", Disse ela ao robin como se ela estava falando para uma pessoa.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Skulle du bli vän med mig?" Sade hon till robin precis som om hon talade till en person.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Szeretne barátkozni velem?" Mondta a vörösbegy, mintha ő beszél egy személy.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Vil du blive venner med mig?" Sagde hun til robin bare som om hun talte til en person.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Voisitko ystävystyä minun kanssani?", Hän sanoi Robin aivan kuin hän oli puhumassa henkilö.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Voulez-vous faire des amis avec moi?" Dit-elle à l'Robin comme si elle parlait à une personne.
"Benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?" O konuşurken olduğu gibi robin dedi bir kişi."Vrei să faci prieteni cu mine?", A spus Robin la fel ca în cazul în care ea vorbea la o persoană.