arka ile cümle
arka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kaç tane yakın arkadaşın var?How many close friends do you have?
Hayır, o benim yeni erkek arkadaşım değil.No, he's not my new boyfriend.
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey vardır.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey var.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Bu benim arkadaşım Rachel. Birlikte liseye gittik.This is my friend Rachel. We went to high school together.
Antigua'da arkadaşların var mı?Do you have friends in Antigua?
Arkadaşım verimli bir yazar olduğumu söylüyor ama aylardır herhangi bir şey yazmadım.My friends say I'm a prolific writer, but I haven't written anything for months.
Bütün öğleden sonrayı arkadaşlarla sohbet ederek geçirdim.I spent the whole afternoon chatting with friends.
Biz arkadaşları düşünmeliyiz.We must think about friends.
Arkadaşlarla birlikte bir bira içmek için gittim.I went to drink a beer with friends.
Ben arkadaşlarla konuştum.I talked to friends.
Git ve iş arkadaşımla konuş.Go and speak to my colleague.
O kız arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He's moving in with his girlfriend.
Arkadaşlarına karşı doğru olmalısın.You should be true to your friends.
Size yardım edebilecek arkadaşların olması gerekiyor.You need to have friends who can help you out.
Sen Tom'un bir arkadaşısın, değil mi?You're a friend of Tom's, eh?
Böyle arkadaşlarınız olduğu için çok şanslısınız.You are very fortunate that you have such friends.
Sen böyle iyi arkadaşlara sahip olduğun için şanslısın.You are fortunate for having such good friends.
Arkadaşlığın benim için değerli.Your friendship is most precious to me.
Bencilliğin sana arkadaşlarına mâl olacak.Your selfishness will lose you your friends.
Bencilliğin sana arkadaşlarını kaybettirecek.Your selfishness will lose you your friends.
Kız arkadaşın gerçeği öğrenirse belaya girecek.You'll get into trouble if your girlfriend finds out the truth.
Benim içimde iyi bir arkadaşın var.You have a good friend in me.
Eğer onu yapacaksan, arkanda olacağım.I'll stand behind you if you are going to do it.
Eğer onu yapacaksan arkanda duracağım.I'll stand behind you if you are going to do it.
Sen ve ben iyi arkadaşlarız.You and I are good friends.
Sen ve ben çok iyi arkadaşlarız.You and I are very good friends.
Sen ve ben iyi arkadaşlarız fakat çok az ortak yönümüz var.You and I are good friends, but we have little in common.
Ya sen ya da arkadaşın hatalı.Either you or your friend is wrong.
Arkadaşların tarafından özleneceksin.You'll be missed by your friends.
Tesadüfen arkadaşımın uzakta yürüdüğünü gördüm.It happened that I saw my friend walking in the distance.
Ginza'da yürüken bir arkadaşa rastladım.I ran into a friend while walking in Ginza.
Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend near the bank.
Paranı borç ver ve senin arkadaşını kaybet.Lend your money and lose your friend.
Az para, birkaç arkadaş.Little money, few friends.
Görevli memur arkasından yaşlı bir adamın geldiğini hissetti.The police officer on duty sensed an elderly man coming up behind him.
Soyguncu bir arka sokakta ona saldırdı.The robber attacked her on a back street.
Hırsız ellerimi bir iple arkamdan bağladı.The burglar tied my hands behind my back with a rope.
Ben eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend.
Eski arkadaşımla buluşmak çok hoştu.Meeting my old friend was very pleasant.
Eski arkadaşlar bana uğradı.Old friends called on me.
Eski arkadaşım evime uğradı.My old friend dropped in at my house.
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
Eski arkadaşlar resepsiyona davet edildi.Old friends were invited to the reception.
Eski arkadaşlarımdan biri uzun süredir ilk defa beni ziyaret etti.An old friend of mine dropped in on me for the first time in ages.
Sen benim en iyi arkadaşımsın.You are my best friend.
Sen en iyi arkadaşımsın.You are my best friend.
Aksi olmamalısın ve arkadaş canlısı olmalısın.You must not be stubborn and should be friendly.
Bir yabancı ile arkadaş olmak ilginçtir.It is interesting to make friends with a foreigner.
Arka planda deniz manzaralı bir resmimizi çektirelim.Let's get a picture of us with the sea in the background.
Arka kapıdan odaya girdik.We entered the room by the back door.
Biz onu en yakın arkadaşlarımız arasında sayıyoruz.We number him among our closest friends.
Japonya ve ABD arasındaki arkadaşça ilişkileri sürdürmeliyiz.We must maintain the friendly relations between Japan and the U.S.
Biz sağlamca arkandayız.We are solidly behind you.
Arkadaşlarımıza kadeh kaldıralım.Let's drink a toast to our friends!
Arkadaşlığımız devam etmedi.Our friendship did not last.
Evimin arkasında bir mutfak bahçesi var.There is a kitchen garden behind my house.
Eve giderken, eski bir arkadaşıma rastladım.On my way home, I came across an old friend.
Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.My backyard can hold more than ten people.
Evimin arkasında bir bahçe var.There is a garden at the back of my house.