Birkaç yeni arkadaş bulmalıyım.I must find some new friends.
Arkadaş edinmek için herhangi bir yerde asla yeterince uzun kalmam.I never stay anywhere long enough to make friends.
Bir arkadaş edindiğini görüyorum.I see you've made a friend.
Ben arkadaşlarımı özleyeceğimden eminim.I sure miss my friends.
Arkadaşların önemli olduğunu düşünüyorum.I think friends are important.
Ben seni bir arkadaş olarak düşünüyorum.I think of you as a friend.
Sanırım Tom'un hiç arkadaşının olmamasının nedeni bu.I think that's the reason Tom doesn't have any friends.
Bence bu nedenle Tom'un hiç arkadaşı yok.I think that's why Tom doesn't have any friends.
Tom'a bizim arkadaş olduğumuzu söyledim.I told Tom we were friends.
Sana söyledim, Tom benim arkadaşım değil.I told you Tom isn't my friend.
Sana Tom'un benim arkadaşım olmadığını söyledim.I told you Tom isn't my friend.
Sana dedim, Tom benim arkadaşım değil.I told you Tom isn't my friend.
Tom adında bir arkadaşım vardı.I used to have a friend named Tom.
Arkadaşın Tom'un şimdi ne yaptığını merak ediyorum.I wonder what your friend Tom is doing now.
Ben, Tom ve Mary'nin bir arkadaşıyım.I'm a friend of Tom and Mary's.
Tom'un babasının eski bir arkadaşıyım.I'm an old friend of Tom's father.
Ben Tom'un çocukluk arkadaşıyım.I'm a childhood friend of Tom's.
Senden bir arkadaş olarak rica ediyorum.I'm asking you as a friend.
Sana bir arkadaş olarak soruyorum.I'm asking you as a friend.
Ben kesinlikle senin arkadaşın değilim.I'm certainly not your friend.
Tom'un arkadaşı olduğuma memnunum.I'm glad I'm Tom's friend.
Siz ikinizin yeniden arkadaş olduğunuza mutluyum.I'm happy you two are friends again.
Arkadaşlarımdan hiçbiri beni Tom'la görmediği için sadece müteşekkirim.I'm just grateful none of my friends saw me with Tom.
Hâlâ senin arkadaşınım.I'm still your friend.
Burada birkaç arkadaş edindim.I've made a couple of friends here.
Daha önce hiç senin gibi bir arkadaşım olmamıştı.I've never had a friend quite like you.
Tom arkadaşım gibi davrandı.Tom pretended to be my friend.
Tom Mary'ye hayali arkadaşından bahsetti.Tom told Mary about his imaginary friend.
Arkadaşlığımızı bitirmeye karar verdim.I've decided to end our friendship.
Senin arkadaşlığını hak etmiyorum.I don't deserve your friendship.
Arkadaşlığınızı hak etmiyorum.I don't deserve your friendship.
Tom'la arkadaşlığını her zaman biraz kıskanıyorum.I've always been a little jealous of your friendship with Tom.
Ben sadece arkadaş canlısı oluyordum.I was just being friendly.
Kız arkadaşım yok.I don't have a girlfriend.
Tom'un bir kız arkadaşı olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom has a girlfriend.
Tom'un bir kız arkadaşı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has a girlfriend.
Bir kız arkadaşın olduğunu biliyorum.I know you have a girlfriend.
Sana bir kız arkadaşım olduğunu söyledim.I told you I have a girlfriend.
Daha önce hiç kız arkadaşım olmadı.I never had a girlfriend before.
Asla bir kız arkadaşım bile olmadı.I've never even had a girlfriend.
Keşke bir kız arkadaş için zamanım olsa.I wish I had time for a girlfriend.
25 yaşındayım ve hiç kız arkadaşım olmadı.I'm 25 years old and I've never had a girlfriend.
Bu gece kız arkadaşımla ayrılıyorum.I'm breaking up with my girlfriend tonight.
Bu gece kız arkadaşımla ilişkiyi bitiriyorum.I'm breaking up with my girlfriend tonight.
Eski kız arkadaşımla birlikte geri dönüyorum.I'm getting back together with my ex-girlfriend.
Bir kız arkadaşa ihtiyacım yok.I don't need a girlfriend.
Sanırım hâlâ Mary'nin erkek arkadaşıyım.I'm still Mary's boyfriend, I think.
Ben hâlâ senin erkek arkadaşın mıyım?Am I still your boyfriend?
Tom'un senin erkek arkadaşın olmadığını biliyorum.I know Tom isn't your boyfriend.
Erkek arkadaşın olmak istiyorum.I want to be your boyfriend.
Aslında, Mary şimdi benim eski kız arkadaşım.Actually, Mary is now my ex-girlfriend.
Kız arkadaşım için çiçek almak zorundayım.I have to buy flowers for my girlfriend.
Seni seviyorum, bir arkadaş olarak.I love you... as a friend.
Facebookdaki arkadaşlık isteğini kabul ettiğin için teşekkür ederim.Thanks for accepting my friend request on Facebook.
Ben bu çocuğun arkadaşıyım.I am this kid's companion.
Arkadaşım iki dillidir.My friend is bilingual.
Onların başı belada olduğunda arkadaşlarına yardım etmen gerekiyor.You're supposed to help your friends when they're in trouble.
Sorunlarının olduğu zamanlarda arkadaşlarına yardım etmelisin.You should help your friends when they're in trouble.
Başı dertte bir arkadaşa yardım etmem gerekiyor.I need to help a friend in trouble.
Soyguncular ağacın arkasından çıktılar ve ona saldırdılar.The robbers came out from behind the trees and attacked him.