Ben arkadaşlarımı kaybettim.I have lost my friends.
Arkadaşım yeni işletim sistemi için bir kullanıcı arayüzü tasarlıyor.My friend is designing a user interface for the new operating system.
Onun çok arkadaşları ya da kız arkadaşları yok.She doesn't have many friends or girlfriends.
Arkadaşım George bu yaz Japonya'ya gidecek.My friend George is going to Japan this summer.
Arkadaşlarımdan birinin sayesinde onu tanımak zorundayım.I got to know her through one of my friends.
Arkadaşları onu kapıda bekledi.Her friends waited for her by the gate.
Arkadaşı onu kapıda bekledi.Her friend waited for her by the gate.
Bu bizim arkadaşımız Tom'dur.This is our friend Tom.
Kız arkadaşıma bunu kesinlikle söylememelisin.You absolutely must not tell my girlfriend about this!
Ölmek için çok gençsin, arkadaşım.You're too young to die, my friend.
John ve Peter ayrılmaz arkadaşlar.John and Peter are inseparable friends.
Amerikalılar bizim arkadaşlarımızdır.The Yanks are our friends.
Ben eşcinsel değilim, ama benim erkek arkadaşım eşcinsel.I am not gay, but my boyfriend is.
O benim arkadaşlarımdan biridir.She is one of my friends.
Bütün arkadaşlarım benim hoşlandığım aynı müzik türünden hoşlanırlar.All my friends like the same kind of music that I do.
Dün bana senin ve erkek arkadaşının ayrıldığını söylemedin mi?Didn't you tell me yesterday that you and your boyfriend had broken up?
Bir saat önce bir arkadaşla birlikte büyük bir pizza yedim.I ate a large pizza with a friend an hour ago.
Ben ve arkadaşlarımla kart oynamaktan hoşlanmadığına inanamıyorum.I can't believe that you wouldn't enjoy playing cards with me and my friends.
Ana dilini konuşan bir sürü arkadaşım var.I have many friends who are native speakers.
Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.I have many friends who speak fluently, but still don't sound like native speakers.
Siz arkadaşlara eve gitmenizi söyledim. Niçin hâlâ buradasınız?I told you guys to go home. Why are you still here?
Havaiili konuşmayı öğrenmek istiyorum, böylece kız arkadaşımı etkileyebilirim.I want to learn to speak Hawaiian, so I can impress my girlfriend.
Ben oda arkadaşım ile sorun yaşıyorum. O bütün yiyeceğimi yiyor.I'm having trouble with my roommate. He eats all my food.
Sadece bisikletini kamyonun arkasına at ve ben seni arabayla eve götüreceğim.Just throw your bicycle in the back of the truck and I'll drive you home.
Bizim sınıf arkadaşlarınıza nasıl davrandığınız hakkında bir sürü şikayetlerimiz vardı.We've had a lot of complaints about how you treat your classmates.
Hiç en iyi arkadaşının eski erkek arkadaşı ile çıkmayı düşünür müsünüz?Would you ever consider dating your best friend's ex-boyfriend?
Sadece en iyi arkadaşını kaybetmiş gibi görünüyorsun.You look like you've just lost your best friend.
Gelecek Cuma akşamı uğramak ve benimle ve arkadaşlarımla poker oynamak isteyebilirsiniz.You might want to come over and play poker with me and my friends next Friday evening.
Kız arkadaşının İphonunu ödünç almasına izin vermemelisin.You shouldn't let your girlfriend borrow your iPhone.
Arkadaşım bana karşı ciddi görünüyor.My friend seems serious to me.
Arkadaşlar ders çalışmak için kütüphaneye geri geliyorlar.Friends come back to the library to study.
Onlar harika arkadaşlar.They are great friends.
Arkadaşımı uğurlamak için istasyona gittim.I went to the station to say good-bye to my friend.
Senin babanın arkadaşları onun tek destekçileri değil.Your father's friends aren't his only supporters.
En iyi arkadaşım gerçekten iyi dans ediyor.My best friend dances really well.
Sen ağaçların arkasındaki ormanı göremiyorsun.You can't see the forest behind the trees.
O, Amerika'dayken onunla arkadaş oldu.He became friends with her while in the U.S.
Biz her zaman arkadaştık.We have always been friends.
Arkadaşlarıma ihanet etmektense ölmeyi tercih ederim!I'd rather die than betray my friends!
Kız arkadaşımı özlemeye başlıyorum.I'm beginning to miss my girlfriend.
Siz arkadaşların ne söylediğini anlamıyorum.I don't understand what you guys are saying.
Arkadaşımla vedalaşmak için istasyona gittim.I went to the station to say good-bye to my friend.
Ben anahtarı almış olsaydım, kapının arkasında duruyor olmazdım.If I had taken the key, I wouldn't be standing behind the door.
Erkek arkadaşına ne aldın?What did you buy your boyfriend?
O kekelemeye başladığında sınıf arkadaşları gülmekten kendilerini alamadılar.When she began to stutter, her classmates couldn't help laughing.
Onlar sanat arkadaşları.They're art buddies.
En iyi arkadaşım şu an Roma'da.My best friend is in Rome now.
Tom'un kız arkadaşı hakkında ne biliyorsun?What do you know about Tom's girlfriend?
Tom kapının arkasında saklanıyordu.Tom was hiding behind the door.
Tom bir çalının arkasında saklanıyordu.Tom was hiding behind a bush.
Tom otelin arkasında park etmeyi başardı.Tom was able to park behind the hotel.
Tom genellikle sınıfın arkasında oturur.Tom usually sits in the back of the classroom.
Tom arkadaşlarına asla et yemediğini söyledi.Tom told his friends that he never ate meat.
Tom arkadaşlarıyla öğle yemeği yediğini söyledi.Tom said that he had eaten lunch with his friends.
Tom kanepenin arkasına düşmüş olan bozuk paraları topladı.Tom picked up the coins that had fallen behind the sofa.
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar arkadaş canlısı.Tom is still just as friendly as he used to be.
Tom artık benim arkadaşım değil.Tom is no longer my friend.
Tom çok iyi bir arkadaş.Tom is a very good friend.
Tom benim iyi bir arkadaşımdır.Tom is a good friend of mine.
Tom benim iyi bir arkadaşım.Tom is a good friend of mine.