Eski bir arkadaşım taradından davet edildim.I was invited by an old friend.
Cumartesi günleri kız arkadaşı ile buluşur.He meets his girlfriend on Saturdays.
Twitter, gerçek bir arkadaş değildir.Twitter is not a real friend.
Benim en ilginç arkadaşım Jessie.My most interesting friend is Jessie.
Birçok Doğu dinleri olayların çeşitliliği arkasında bir birlik olduğunu öğretir.Many Eastern religions teach that there is a unity behind the diversity of phenomena.
O, annesini ve kız arkadaşını Fransa'da bıraktı.He left his mother and his girlfriend in France.
O benim en iyi arkadaşım. Sanki benim kardeşim gibidir.He's my best friend. It's as if he were my brother.
Arkadaşım 18'indeymiş gibi göstermek için kimliğinde oynama yaptı.My friend doctored his ID to make it look like he was 18.
Onun en iyi arkadaşı onu yetkili makamlara ihbar etti.His best friend ratted him out to the authorities.
Kulaklarının arkasını kaşıdığımda kedim bundan hoşlanıyor.My cat likes it when I scratch her behind the ears.
Beni arkadaşlarınızın arasında sayabilirsiniz.You can count me among your friends.
O, onun arkadaşıdır.He is her friend.
En ilginç arkadaşın kim?Who's your most interesting friend?
E-mail çağında, bir arkadaş bana gerçek bir mektup gönderdiğinde çok mutlu olurum.In the era of email, I'm so happy when a friend sends me a real letter.
İyi bir arkadaş iyi ve kötü günde yanında olacaktır.A good friend will stand by you through thick and thin.
Kate arkadaşlarını görmek için partiye gitti.Kate went to the party to see her friends.
En iyi arkadaşım Afganistan'da bir Sivil Toplum Örgütü için çalışıyor.My best friend works for an NGO in Afghanistan.
Erkek arkadaşın var mı?Do you have a boyfriend?
Kız arkadaşımla çıkmasan daha iyi olurdu.You'd better not have gone out with my girlfriend.
Ya sen ya da arkadaşların hatalı.Either you or your friends are wrong.
Mike'ın iki kız arkadaşı var.Mike has two girlfriends.
Ben arkadaşımı tren istasyonunda bıraktım.I parted with my friend at the train station.
Bazı arkadaşlar beni akşam yemeğine davet etti.Some friends invited me to dinner.
Bir arkadaş istiyorum.I want a friend.
Kaç tane arkadaşın var?How many friends do you have?
Onun çok arkadaşı yok.She doesn't have many friends.
Fotoğraf makinesini arkadaşına verdi.He gave his camera to his friend.
Kamerasını arkadaşına verdi.He gave his camera to his friend.
Sen hiç iyi bir arkadaş tarafından ihanete uğradın mı?Have you ever been betrayed by a good friend?
Kızımın hayali bir arkadaşı var.My daughter has a make-believe friend.
O kız arkadaşından ayrıldıktan sonra evin etrafında amaçsızca dolaştı.After breaking up with his girlfriend he moped around the house for a whole month.
O, kız arkadaşıyla ilişkiyi bitirdikten sonra evin etrafında amaçsızca dolaştı.After breaking up with his girlfriend he moped around the house for a whole month.
Erkek arkadaşım senin kız arkadaşına benziyor.My boyfriend looks like your girlfriend.
Arkadaşlarım beni akşam yemeğine davet etti.My friends invited me to supper.
Arabadan çık ve ellerini arkana koy.Step out of the car and place your hands behind your back.
Noel Baba, Noel için bir kız arkadaş ağırlamak istiyorum.Santa Claus, I want to receive a girlfriend for Christmas.
O, benim erkek arkadaşım değil, sadece yararı olan platonik aşk.He's not my boyfriend, it's just platonic love with benefits!
Arkadaşlarım ve ben bugün eğlenmeye gidiyoruz.My friends and I are going out today.
Arkadaşlarımla geldim.I came with my friends.
Benim bir bayan arkadaşım benimle birlikte eşcinsel barlarına gitmeyi seviyor.A female friend of mine loves to go to gay bars with me.
İş arkadaşlarım ben hastayken benim yerimi doldurdular.My colleague filled in for me while I was sick.
Bir yabancı, sadece sizin henüz tanışmadığınız bir arkadaştır.A stranger is a friend you just haven't met yet.
Seni en yakın arkadaşlarımdan biri olarak düşünüyorum.I consider you one of my closest friends.
Yüksek yerlerde arkadaşlara sahip olmak güzel olmalı.It must be nice to have friends in high places.
Başarımı arkadaşlarıma borçluyum.I owe my success to my friends.
Ben bazen arkadaşlarımın evlerini ziyaret ederim.I sometimes visit my friends' homes.
Glenn'in iki kız arkadaşı var.Glenn has two girlfriends.
Arkadaşım tamamen delidir. Ona dikkat etme.My friend is completely crazy. Don't pay attention to him.
En iyi arkadaşım bir kitaptır.My best friend is a book.
Kitap en iyi arkadaşımdır.The book is my best friend.
Hiçbir şey arkadaşlıktan daha değerli değildir.Nothing is more valuable than friendship.
Bu kitaplar benim en iyi arkadaşlarım.These books are my best friends.
Kuşkunuz varsa doğruyu söyleyin. Bu düşmanlarınızı yıkacak ve arkadaşlarınızı şaşırtacak.When in doubt tell the truth. It will confound your enemies and astound your friends.
Arkadaş olmak kolaydır ama onlardan kurtulmak zordurIt's easy to make friends, but hard to get rid of them.
Bu, elinin biri arkanda bağlıyken biriyle dövüşmek gibidir.This is like fighting someone with one arm tied behind your back.
Bu benim arkadaşım.This is my friend.
Siz arkadaşlar aynı görünüyorsunuz.You guys look the same.
Bir dahaki sefer tüm arkadaşlarını getir.Bring all your friends next time.
Beni oradaki arkadaşınla tanıştır.Introduce me to your friend over there.
O şarkıcı arkadaşlarınız arasında popüler midir?Is that singer popular among your friends?