Bu kuşun özel ismi Fransız aristokrat Gilbert du Motier, marquis de La Fayette ile anılır.La communauté est vraisemblablement nommée d'après Gilbert du Motier, marquis de La Fayette.
Bunun için, Efrosini, kocasına aristokrat destekçilerinin oluşturduğu grubu organize ederek yardım etmiştir.En esto le ayudó Eufrósine, quien había organizado un partido de defensores aristocráticos.
Morano da aristokrat bir Güney Amerika ailesinden olup film endüstrisinin içindeydi.Él también era de una familia aristocrática de América del Sur y trabajó en la industria cinematográfica.
Henry, liberal aristokratik bir çevrede yetişti.Astrid se educó en un ambiente muy liberal.
Iotapianus, Ortadoğu'nun yerli aristokratlarına mensuptur.Jotapiano era miembro de la aristocracia indígena de Oriente Próximo.
Waldersee asker ve aristokrat bir ailenin içinde Potsdam'da doğdu.Alfred von Waldersee nació en Potsdam en una familia militar y aristocrática.
Uzerindeki betimlemelerden aristokrat bir aileye ait oldugu anlaşılmaktadır.De todo lo que se haya apuntado, se hará una media aritmética.
Dogen, aristokrat bir ailede büyüdü ve yedi yaşında öksüz kaldı.Gould nació en el seno de una familia modesta y se quedó huérfano a la edad de trece años.
Köktürk Devleti toplumunun üyelerine, özellikle de aristokrat kesime hitap eder.Es muy común dedicar las "calaveritas" a personajes públicos, en especial a políticos en el poder.
Aristokrat ailelere mensup diğer birçok Prusyalılar gibi o da askere katıldı.Pensamiento que era compartido por otros militares prusianos.
Daha sonraları, asıl olarak aristokratların ve kraliyet ailesinin hayvan koleksiyonları için kullanılmıştır.In seguito è stato usato principalmente per riferirsi a collezioni di animali tenute da reali o aristocratici.
Bu aristokrat ailelerin en önemlilerinden biri ise Tempesta ailesiydi.Una delle più forti istituzioni Taos era la famiglia.
Genellikle geleneksel ve aristokratik ritüellerde kullanılır.Viene spesso usato per incontri a carattere sociale ed ecologico.
Abhaz aristokratlarından Marşan ailesindendir.Nacque a Rossano da famiglia aristocratica.
Dogen, aristokrat bir ailede büyüdü ve yedi yaşında öksüz kaldı.Gould nacque in una famiglia del popolo e rimase orfano all'età di tredici anni.
Paris ve Londra'daki aristokratların evindeki resitallerde, konser salonlarında olduğu kadar başarılı değildi.Tuttavia, non ha trascorso tanto tempo nei salotti e nei club di Parigi come molti dei suoi personaggi.
Bu topluluklar yüzyıllarca bölge toplumları üzerinde aristokratik bir sınıf olarak hüküm sürmüşlerdir.Per secoli vi furono continue dispute territoriali fra le comunità.
Zâten o zamanlar Kadercilik aristokrat kesim tarafından kabul görüyordu.Свевы на тот момент исповедовали арианство.
Aristokratik değerleri yaratanlar, Nietzsche’nin ‘şövalye aristokrasisi’ olarak da adlandırdığı kasttır.Этот мир отличается эротикой: даже Чёрные Рыцари называют себя Эро-рыцарями.
Kızın adı Esmé'dir ve kendisi bir aristokrattır.Её зовут Алеся и она также экономист.
Aristokrat Dergi.Аракел Даврижеци.
Aristokratik bir rütbedir.Носил аристократический характер.
Yeni patronu varlıklı, genç ve yakışıklı aristokrat Tony (James Fox) ile olan randevusuna tam zamanında gelir.Неудивительно, что в него по уши влюблена юная и очаровательная Манетта (Клод Жад).
MÖ 7. yüzyılın ortalarında topraklar az sayıda aristokratın elinde toplandı.С VII века его площадь состояла из множества мелких графств.
Elizabeth, Rus aristokrat bir ailenin kızıydı.В Америке у Петра была невеста - русская девушка.
Eski aristokrat kökenli bir ailede dünyaya geldi.فارسي الأصل، نشأ في أسرة فقيرة.
Below Alman aristokrat bir üyesiydi.كان أرستقراطيًا ألمانيًا.
İtalyan bir aristokrat olan Maria Felice Cittadini-Cesi ile evli olup bir oğlu vardır.وهو متزوج من إيطالية أرستقراطي ماريا فيليس ولديه ابن واحد.
Annesi Baden-Württemberg'ten güney Alman aristokratı Ilona Degenfeld-Schomburg'tur.أمها مينوناتية سويسرية ألمانية من داكوتا الشمالية.
Çehov, üst sınıfı da ziyaret etmiş ve bunu not defterine geçirmiştir: "Aristokratlar?Tchecov também visitou os membros das classes superiores, e registrou em seu caderno: "Aristocratas?
Hitler genellikle aristokrat kökenli askerleri sevmezdi.Hitler geralmente não gostava e desconfiava de soldados de descendência aristocrática.
Aristokrat bir baba ile işçi sınıfından dindar bir annenin yedi çocuğundan üçüncüsü idi.Seu pai, chamado Orfito, foi um dos sete filhos (de seis maridos diferentes) da famigerada Vistília.
Bu arada bölge, aristokrat bir ailenin üyesi olan Hac-Fadel Abboud tarafından yerel olarak yönetiliyordu.A região era então governada por Haj-Fadel Abboud, membro de uma família da aristocracia local.
İtalyan bir aristokrat olan Maria Felice Cittadini-Cesi ile evli olup bir oğlu vardır.É casado com a aristocrata italiana Maria Felice Cittadini-Cesi e tem um filho.
Paleologos döneminde önde gelen aristokrat ailelerin üyeleri tarafından taşınmıştır.No período dos paleólogos, foi ocupado por membros de famílias nobres proeminentes.
1506 yılında Leonardo, bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi'yle tanıştı.Em 1506 Leonardo acolheu outro pupilo, o conde Francesco Melzi, filho de um aristocrata da Lombardia.
İspanyol aristokrat kadınları da maya kılığına girmekten hoşlanıyorlardı.Na, Florália, mulheres dançavam nuas.
Below Alman aristokrat bir üyesiydi.Ele era membro da aristocracia alemã local.
Adındaki "von" sözcüğü onun aristokrat olduğunu gösterir.Pronuncia-se a palavra "hoje" com muita força para sugerir que ele é um alcoólatra.
Aristokratlardan hoşlanmıyordu ve bunu da Senato'nun karar alma gücünü geri alarak göstermekten korkmuyordu.Hij had een hekel aan aristocraten en was ook niet bang dit te laten blijken.
Below Alman aristokrat bir üyesiydi.Hij was vicepresident onder Arnoldo Alemán.
Hitler genellikle aristokrat kökenli askerleri sevmezdi.Veel van zijn soldaten haatten Antigonos zeker.
1907 yılı Hamburg’ta zengin bir aristokrat ailede doğdu.Urodził się w 1903 roku w ortodoksyjnej żydowskiej rodzinie w Hamburgu, w Cesarstwie Niemieckim.
Çehov, üst sınıfı da ziyaret etmiş ve bunu not defterine geçirmiştir: "Aristokratlar?Tjechov besökte även överklassen, och han gjorde bland annat följande anteckning: "Aristokrater?
Kardeşleri gibi değildir; daha üst seviye bir anlayış veren aristokratik bir aile tarafından büyütülmüştür.Till skillnad från sina bröder togs hon upp av en aristokratisk familj, som gav henne en överklassmentalitet.
Aristokratik bir rütbedir.Ett aristokratiskt liv.
Zâten o zamanlar Kadercilik aristokrat kesim tarafından kabul görüyordu.De i sin tur blev sedan uppköpta av Aristospel.
Aristokratın yaşamıyla Chateaubriand'ınki arasında benzerlikler vardı.Detta stämmer verkligen på Chateaubriand själv.
Bu kuşun özel ismi Fransız aristokrat Gilbert du Motier, marquis de La Fayette ile anılır.Orten fick sitt namn efter Gilbert du Motier, markis av Lafayette.
1965 yılında Alman aristokrat Claus von Amsberg ile nişanlandı.1965 offentliggjordes förlovningen mellan prinsessan Beatrix och den västtyske diplomaten Claus von Amsberg.
Aristokratik bir rütbedir.Носив аристократичний характер.
Paris ve Londra'daki aristokratların evindeki resitallerde, konser salonlarında olduğu kadar başarılı değildi.Проте її концерти в Лондоні були не такими успішними як у Парижі.
28 Mart 1793'te eski bir Fransız aristokrat ailesinde doğdu.Народився 28 березня 1793 року в старовинній французькій аристократичній родині.
1965 yılında Alman aristokrat Claus von Amsberg ile nişanlandı.V červnu 1965 bylo oznámeno její zasnoubení s německým diplomatem Clausem von Amsberg.
El Cid’in annesi de aristokrat olmasına rağmen köylüler hep El Cid’i kendilerinden birisi olarak görmüştür.Ačkoliv matka byla aristokratického původu, v pozdějších letech sedláci považovali El Cida za jednoho z nich.
Hitler genellikle aristokrat kökenli askerleri sevmezdi.Hitler obvykle nevěřil a neměl rád důstojníky se šlechtickým původem.
Bir rivayete göre fakir fakat saygın bir aristokrat aileden gelmekteydi.Pocházel z chudé, ale vážené aristokratické rodiny.
Dogen, aristokrat bir ailede büyüdü ve yedi yaşında öksüz kaldı.Mohammed Abdu vyrůstal v chudé rodině a v šesti letech jako sirotek.
Kiev'de aristokratik bir asker ailesinde doğdu.S-a născut la Kiev într-o familie din aristocrația militară.
1965 yılında Alman aristokrat Claus von Amsberg ile nişanlandı.Vuonna 1965 hän kihlautui saksalaisen aatelismiehen, Claus von Amsbergin kanssa.