Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.Aristoteles havde en anden grund til at sige, de bedste fløjter bør gives til de bedste fløjtespillere.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.Aristoteles měl jiný důvod říct, že nejlepší flétny by měly náležet nejlepším flétnistům.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.Aristoteles memiliki alasan lain mengapa seruling terbaik harus diberikan kepada pemain seruling terbaik.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.Aristóteles tenía una razón diferente para decir que las mejores flautas debían ir a los mejores flautistas.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.Aristotle có một lý do khác để cho rằng sáo tốt nên dành cho người thổi tốt nhất.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.Arisztotelésznek egy másik indoka volt arra, hogy a legjobb furulyákat miért a legjobb furulyások kapják.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.Arystoteles miał inny powód aby najlepsze flety dostali najlepsi.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.아리스토텔레스가 최고의 플룻이 최고의 연주자에게 전해져야 한다고 말한 것은 다른 이유에서 였습니다.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.Аристотел имал различна причина да казва, че най-добрите флейти трябва да отидат при най-добрите флейтисти.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.Аристотель выдвигает иное обоснование тому, что лучшие флейты должны достаться лучшим флейтистам.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.לאריסטו הייתה סיבה שונה בגינה החלילים הטובים צריכים ללכת לנגני החליל הטובים ביותר.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.لدى أرسطو سبب مختلف للقول أن أفضل المزامير ينبغي أن تذهب لأفضل لاعبي المزمار.
Aristo'nun, en iyi flüt, en iyi flüt çalana verilmeli derkenki gerekçesi başkaydı.なぜ 一番上手な演奏者が最良のフルートを持つべきか アリストテレスは言う
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristotele non è d'accordo con te sulla motivazione.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristoteles er ikke enig med dig i, at det er grunden.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristoteles is het niet met je eens dat dat de reden is.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristoteles ist mit Ihnen nicht einverstanden, dass das der Grund ist.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristóteles não concorda consigo que a razão seja essa.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristóteles no está de acuerdo contigo en que esa es la razón.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristoteles si však nemyslel, že by to byl právě ten důvod, Petere.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristoteles tidak setuju dengan alasan anda.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristotel nu e de acord cu tine ca acesta este motivul.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristote n'est pas d'accord avec toi que c'est la bonne raison.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Aristotle không đồng ý với anh đó là lý do.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Arisztotelész nem ért önnel egyet, hogy ez az ok.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Arystoteles nie zgodziłby się z tobą.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.아리스토텔레스는 당신의 그 이유에 동의하지 않아요.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Όμως Πίτερ, ο Αριστοτέλης δε συμφωνεί ότι αυτός είναι ο λόγος.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Аристотел не е съгласен с теб, че това е причината.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.Аристотель не согласен с Вами, что причина кроется именно в этом.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.אריסטו לא מסכים איתך שזוהי הסיבה.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.أرسطو لا يتفق معك بأن ذاك هو السبب.
Aristo'nun gerekçesi sizinkinden farklı.そうだ
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı.Klugheit genannt hat.
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı.아리스토텔레스가 말한 실천적 지혜라는 것입니다.
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı.là giá trị mà Aristotle gọi là sự sáng suốt thực tế.
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı.la sabiduría práctica.
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı.la sagesse pratique.
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı.la saggezza pratica.
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı."praktisk visdom."
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı.ובמיוחד, המידה הטובה שאנו זקוקים לה יותר מכל
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı.نحتاج الاستقامة التي وصفها أرسطو بالحكمة العملية
Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı.実践的知だと言えます 実践的知とは
Aristo'nun uygun telos (amaç) olarak tanımlayacağı gibi.Arystoteles nazwałby to właściwym telos.
Aristo'nun uygun telos (amaç) olarak tanımlayacağı gibi.가능하다는 것을 보여줍니다.
Aristo'nun uygun telos (amaç) olarak tanımlayacağı gibi.lo que Aristóteles llamaría el propio "telos"
Aristo'nun uygun telos (amaç) olarak tanımlayacağı gibi.להתבסס על אופי ולטפחו
Aristo'nun uygun telos (amaç) olarak tanımlayacağı gibi.والذي قد يصفها أرسطو بالشخصية الملائمة
Aristo'nun uygun telos (amaç) olarak tanımlayacağı gibi.これこそが職業人が
Aristo önermesini ele alış şekli.반론하고 있음을 알 수 있습니다.
Aristo önermesini ele alış şekli. Yargıç Scalia'nın görüşü iki nedenle tartışmaya açık.A opinião do juíz Salia é discutível por duas razões.
Aristo önermesini ele alış şekli.של דעת הרוב.
Aristo önermesini ele alış şekli.على رأي الأغلبية.
Aristo önermesini ele alış şekli.スカリア判事の意見には
Aristo, Plato, Sokrates.Aristóteles, Platón, Sócrates.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristotel credea că înțelepciunea practică era cheia fericirii, și avea dreptate.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristotele pensava che la saggezza pratica fosse la chiave per la felicità, ed aveva ragione.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles beranggapan bahwa kebijakan praktis adalah kunci kebahagiaan, dan dia benar.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles dacht dat praktische wijsheid de sleutel was tot geluk. en hij had gelijk.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles glaubte, dass Klugheit der Schlüssel zum Glück sei und er hatte recht.