Aristo'ya göre, aitia'yı ya da değişimin sebebini tanımlamak için dört yol vardır.Aristotelese arvates on neli põhjust või seletavat printsiipi.
1965 yılında Alman aristokrat Claus von Amsberg ile nişanlandı.Beatrix abiellus 1966 saksa diplomaadi Claus von Amsbergiga.
Aristo'nun hipotezleri çürütülmek günlük gözlemler için zordu.Achilleuse keskkonnas oli julgus igapäevane nõue.
Aristo bu görüşe karşı çıkmıştır.Aristoteles vaidleb sellele arvamusele vastu.
II. Matatyahu Antigonus, Yahudiye kralı II. Aristobulus'un oğluydu.Antigonus II Mattathias, Juudamaa kuningas, Aristobulus II poeg Aristobulus II, Juudamaa kuningas
Ortaçağ felsefesinin bu bakımdan Aristotales'e kattıkları böylece ayıklanmaya çalışılmıştır.Aristotelesele tuginevad keskaja filosoofid seda argumenti ei kasuta.
Dogen, aristokrat bir ailede büyüdü ve yedi yaşında öksüz kaldı.George Washington pärines Virginia jõuka plantaatori perekonnast, kuid jäi juba 11-aastaselt orvuks.
Aristoteles’te çelişkisizlik ilkesinin değerlendirilmesi problematolojik bir tümdengelimdir mesela.Tundub, nagu Aristoteles ei pöörduks nende poole, kes näiteks õigluse väärtuses kahtlevad.
Bir anlamda kategori kavramının oluşturcusu Aristoteles'tir.Mõiste üksikasjaliku liigenduseni jõudis Aristoteles.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo알렉산더대왕의 어머니, 부모님, 그리고 그의 스승 아리스토텔레스는
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni AristoLa mère d'Alexandre, ses parents, son maître Aristote
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni AristoNagy Sándor anyja, a szülei, a tanára Arisztotelész,
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Alexanders moeder, zijn ouders, zijn leraar Aristoteles vertelden hem het verhaal van Homerus' "Ilias."
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Alexandrova matka, jeho rodiče, jeho učitel Aristoteles mu vyprávěli Homérův příběh "Illias."
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .A mãe de Alexandre, os seus pais, o seu professor Aristóteles, contaram-lhe a história da "Ilíada", de Homero.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .la verdad subjetiva de Alexander: su mito y la mitología que lo construyó.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Mama lui Alexandru, părinții lui și profesorul lui, Aristotel, i-au istorisit povestea Iliadei de Homer.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Matka Aleksandra, rodzice, nauczyciel Arystoteles, opowiadali mu historię o "Iliadzie" Homera.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Мать Александра, его родители, его учитель Аристотель, рассказали ему "Илиаду" Гомера.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristoאמו של אלכסנדר, הוריו, מורו - אריסטו
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristoوالدة الإسكندر، والديه، معلمه أرسطو
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristoホメロスの「イリアス」を彼に語りました
Aristo'nun dediği geçerli.Aristoteles to trefil.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.아리스토텔레스적인 과학이고 그것은 계층적이었지요.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.là khoa học của Aristotle, và nó được phân cấp.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.היה המדע האריסטוטלי, שהיה היררכי.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.كان علماً أرسطي (نسبةً لأرسطو) و كان هرمياً.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.宇宙の中心に地球が位置しており その周りに太陽
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Aristote, en particulier, n'a pas apprécié.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Aristotele, in particolare, non ne era entusiasta.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Aristóteles, em particular, não a apreciou muito.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Aristóteles, en particular, no la compartía.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Aristoteles in het bijzonder, werd er niet vrolijk van.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Aristotel, mai ales, nu a fost amuzat.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Aristotle, thực tế, ông không hài lòng.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Arisztotelész különösképpen, egyáltalán nem volt lenyűgözve.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Besonders Aristoteles war nicht erfreut.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Hlavně Aristoteles z ní nebyl moc nadšený.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.특히, 아리스토텔레스는 그것을 즐겨하지 않았지요.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Terutama Aristoteles. Ia tidak suka pada ide itu.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Zwłaszcza Arystoteles nie był tym zachwycony.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Ειδικά ο Αριστοτέλης, δεν ήταν και τόσο ευχαριστημένος.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Аристотелю, в частности, она не очень нравилась.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.Например Аристотел не е намирал тази идея забавна.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.אריסטו, במיוחד, הוא לא שבע נחת.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.ولا سيما أرسطو لم يكن يستصيغ الفكرة.
Aristo, bundan özellikle memnun kalmadı.実用的ではないと考えたのです
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir."Aristoteles fortalte os, at "praktisk visdom er kombinationen af moralsk vilje og moralsk dygtighed."
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir."Aristoteles sa att praktisk vishet är kombinationen av moralisk vilja och moralisk förmåga.
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir.""Gyakorlati bölcsesség," Arisztotelész tanítása: "a morális akarat és a morális képesség együttese."
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir."Praktische Weisheit, sagte Aristoteles, ist die Kombination von moralischem Willen und moralischer Fähigkeit.
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir.""Практична мудрість, — казав нам Аристотель — це поєднання чеснот моральної волі та моральної майстерності".
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik,""Înţelepciunea practică", spunea Aristotel,
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik,""Kearifan praktis," seperti dikatakan Aristoteles,
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik,"아리스토텔레스가 말했죠.
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik,""La sabiduría práctica", nos dijo Aristóteles,
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik,""La sagesse pratique", enseignait Aristote,
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik,""La saggezza pratica", ci ha detto Aristotele,
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik,""Praktická moudrost," pravil Aristoteles,
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik,""Praktická múdrosť," povedal Aristoteles,