ardın ardın ile cümle

ardın ardın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Biz de ona İshak'ı müjdeledik. İshak'ın ardından da Ya'kub'u.Then We gave her the glad tidings of Is'haq, and after Is'haq, Ya'qub.
Sonra birbiri ardınca peygamberlerimizi gönderdik.Thereafter We sent Our apostles, successively.
Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.Then they slaughtered her, and they were wellnigh not doing it.
Boşama iki kezdir. Bunun ardından ya iyilikle tutmak ya da güzelce serbest bırakmak gerekir.Divorcement is twice: thereafter either retaining her reputably, or letting her off kindly.
Bunun ardından tövbe eder, namazı/duayı yerine getirir, zekâtı verirlerse, yollarını açın onların.Then, should they repent and establish prayer and give the poor-rate, leave their way free.
Bunun ardından, Allah dilediğini saptırır, dilediğini de iyiye ve güzele kılavuzlar.Then Allah sendeth astray whomsoever He will, and guideth whomsoever He will.
Fakat ardından onu inkâr ettiler.Yet they disbelieve therein.
Ona da İshak'ı, İshak'ın ardından da Ya'kub'u müjdeledik.Then We gave her the glad tidings of Is'haq, and after Is'haq, Ya'qub.
Yarattığı mahlûkların önünde ardında ne var, hepsini bilir.Who is he that shall intercede With Him except with His leave!
(Onların herbiri için) önünden ve ardından nöbetleşerek izleyenler vardır.For him are angels in succession, before him and behind him; they guard him with Allah's command.
Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız, ve ardından olgunlaşıp erginleşirsiniz.Then We bring you forth as babes, then We let you reach your maturity.
Bu onun söylediği bir laftan ibarettir. Diriliş gününe kadar onların ardında bir engel vardır.It is but a word he uttereth; and before them is a barrier until the Day when they shall be raised.
Sonra bunun ardından yine kalbleriniz katılaştı; şimdi onlar, taş gibi, hatta daha da katıdır.Then, after that, your hearts were hardened and became as stones or even worse in hardness.
Sonra Allah, bunun ardından yine dilediğinin tevbesini kabul eder.Then after that Allah will accept the repentance of whom He will.
İshak'ın ardından da Ya'kub'u.But We gave her glad tidings of Ishaque (Isaac), and after him, of Ya'qub (Jacob).
Andolsun, Biz Musa'ya kitabı verdik ve ardından peş peşe elçiler gönderdik.And indeed, We gave Musa (Moses) the Book and followed him up with a succession of Messengers.
Bunun ardından Allah, dilediği kimseden tevbesini kabul eder.Then after that Allah will accept the repentance of whom He will.
Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesnadır.Except for those who repent after that and do righteous deeds.
Şüphe yok ki Musa'ya Tevrat'ı verdik, ardından birtakım peygamberler gönderdik.And indeed, We gave Musa (Moses) the Book and followed him up with a succession of Messengers.
Bunun ardından da yüz çevirip döndünüz.Then after that you turned away.
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine kaskatı kesildi. Taş gibidir o.Then, after that, your hearts were hardened and became as stones or even worse in hardness.
Sonra Allah, bunun ardından da dilediğinin tövbesini kabul eder.Then after that Allah will accept the repentance of whom He will.
Onların çoğu sanıdan başka bir şeyin ardınca gitmiyor.And most of them follow nothing but conjecture.
Bunun ardından sen Medyen halkı arasında yıllarca kaldın.Then you stayed a number of years with the people of Madyan (Midian).
Ölümünün ardından toprağa hayat verir.And He revives the earth after its death.
Bilmeyenlerin keyifleri ardınca gitme![Tafsir At-Tabari Vol. 25, Page 146].
Size hayal gibi gösterdiğimiz şeyleri ardınızda bıraktınız.You have left behind you all that which We had bestowed on you.
Fakat onlar, verdikleri sözü sırtlarının ardına attılar ve karşılığında birkaç para aldılar.But they disregarded it behind their backs, and exchanged it for a small price.
O'nun hükmünün ardına düşüp onu iptal edecek yoktur.God judges; and nothing can hold back His judgment.
Bu dünya hayatında biz onların ardına bir la'net taktık (daima la'netle anılacaklardır).And We pursued them in this world with a curse.
Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez.Falsehood cannot approach it, from before it or behind it.
Onların ardından da Firavun ve erkanına ayetlerimizle Musa ve Harun'u gönderdik.Then, after them, We sent Moses and Aaron with Our proofs to Pharaoh and his dignitaries.
Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi.But they were succeeded by generations who lost the prayers and followed their appetites.
Kim şeytanın ardına takılırsa, bilsin ki, o, hayasızlığı ve fenalığı emreder.Whoever follows Satan’s footsteps—he advocates obscenity and immorality.
O'nun önlediğini de ardından salıverecek yoktur.And if He withholds it, none can release it thereafter.
Sonunda Yusuf ölünce, Allah onun ardından hiçbir peygamber göndermeyecek demiştiniz.Until, when he perished, you said, “God will never send a messenger after him.”
Bunun ardından ya iyilikle tutmak ya da güzelce serbest bırakmak gerekir.Then, either honorable retention, or setting free kindly.
İslam'a girmeleri ardından küfre saptılar. Başaramadıkları bir şeyi tasarladılar.And they plotted what they could not attain.
Nûh'un ardından birçok resulleri daha toplumlarına gönderdik.Then, after him, We sent messengers to their people.
Onların ardından da Mûsa ile Hârun'u ayetlerimiz eşliğinde Firavun ve kurmaylarına gönderdik.Then, after them, We sent Moses and Aaron with Our proofs to Pharaoh and his dignitaries.
Ona önünden de ardından da batıl gelemez.Falsehood cannot approach it, from before it or behind it.
Ona ne önünden, ne de ardından batıl gelemez.Falsehood cannot approach it, from before it or behind it.
Ancak siz onun ardından kendinize zulmederek buzağıya taptınız.Then you took to worshiping the calf after him, and you turned wicked.
Ölen kişi ardında çocuk bırakmışsa, ana ve babasının her birisine altıda bir düşer.As for the parents, each gets one-sixth of what he leaves, if he had children.
Kendilerine iletilen mesajı unuttuklarında kendilerine her şeyin kapısını ardına kadar açtık.Then, when they disregarded what they were reminded of, We opened for them the gates of all things.
Sonra onların ardından Musa ve Harun'u Firavun'a ve konseyine mucizelerimizle gönderdik.Then, after them, We sent Moses and Aaron with Our proofs to Pharaoh and his dignitaries.
Batıl, onun ne önündenne de ardından yaklaşamaz.Falsehood cannot approach it, from before it or behind it.
Geceleyin de, gecenin sonunda yıldızların batışının ardından da O'na ibadet edip tenzih et.And celebrate the praise of your Lord when you rise,
Onun hanımlarından bir şey istediğinizde onu bir perde ardından isteyiniz.That is more apt for the cleanness of your hearts and theirs.
Ta ki, o (güneş) bir örtünün ardından kayboldu."And when the horses disappeared,
Seni iyice bir imtihana çekmiştik. Bunun ardından sen Medyen halkı arasında yıllarca kaldın.And thou didst tarry years among the folk of Midian.
(O halde) Allah'tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar!Those who follow aught instead of Allah follow not (His) partners.
Sizden hiç kimse, sakın dönüp de ardına bakmasın, istenen yere gidin."Let none of you turn round, but go whither ye are commanded.
Allah'tır ki sizi zayıflıktan yarattı. Sonra zayıflığın ardından (size) bir kuvvet verdi.It is Allah who created you from [a state of] weakness, then He gave you power after weakness.
Hepsi birbiri ardından orada (cehennemde) toplanınca, sonrakiler öncekiler için, "Ey Rabbimiz!Every time that a nation enters [hell], it will curse its sister [nation].
Hepsi birbiri ardından cehennemde toplanınca, sonrakiler öncekiler için, "Rabbimiz!Give them a double punishment of the Fire.
Yemin olsun ki, o küfür sözünü söylediler. İslam'a girmeleri ardından küfre saptılar.Yet they did utter the word of disbelief and disbelieved after they had submitted.
Ancak seçtiği elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler salar.except only to a Messenger that He has chosen, and He sends guardians before him and behind him,
Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır.Then indeed many of them, [even] after that, throughout the land, were transgressors.
Ama onlardan birçoğu bunun ardından da yeryüzünde zulüm ve azgınlığa sapmaktadır.Then indeed many of them, [even] after that, throughout the land, were transgressors.

İlgili Sayfalar