ardın ardın ile cümle
ardın ardın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ona önünden de ardından da batıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah'tan indirilmiştir.Falsehood cannot enter it from any side: It's a revelation from the all-wise and praiseworthy (God).
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.Neither did the heavens weep for them, nor the earth, nor were they granted respite.
Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da O'nu tesbih et.And glorify Him for some portion of the night, and additional adorations.
Ardından, kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar.Then they started blaming one another,
Fakat ardından, Rabbi onu seçti (vahiy verdi) ve onu salihlerden kıldı.Then his Lord chose him and placed him among the upright.
Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız.So shall We make the later ones to follow them.
Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzün ardından yeniden diriltmiştik.Even then We revived you after you had become senseless that you might give thanks;
Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz.Then We appointed you leaders in the land after them to see how you behaved.
Ardından da Cehennem vardır, orada kendisine irinli su içirilecektir.Before him is Hell, and he will get putrid liquid to drink.
Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardına düşme!Do not follow that of which you have no knowledge.
Sonra siz bunun ardından, muhakkak ki öleceksiniz.And then you will certainly die,
Sonra onların ardından bir başka nesil getirdik.After them We raised a new generation.
Ardından Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuyor!Then Moses threw down his staff, and lo, it swallowed up their conjurations.
Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.But they pursued them at sunrise.
"Â, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?"They said: "Should we place our trust in you when only the condemned follow you?"
Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü (vahyi) birbiri ardınca ulamışızdır.We have been sending word to them that they may take a warning.
Rabbinden sana ne vahyediliyorsa onun ardınca git.Follow what is revealed to you by your Lord.
Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.Then they started blaming one another,
Andolsun birbiri ardınca gönderilenlere,I CALL TO WITNESS those who are sent consecutively,
Hayır hayır, yer birbiri ardınca sarsılıp dümdüz olduğu zaman,Surely when We pound the earth to powder grounded, pounded to dust,
Güneş'in ardından gelen Ay'a,And the moon as she follows in his wake,
O insanın önünde ve ardında devamlı sûretle nöbetleşerek görevlendirilen melekler vardır.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.
Düşünüp ibret almaları için Biz, sözümüzü birbiri ardından getirdik.We have been sending word to them that they may take a warning.
Allah, sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder.God will bring ease after hardship.
Sonra gidenleri de onların ardına takarız.So shall We make the later ones to follow them.
Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün ardından sizi diriltmiştik.Even then We revived you after you had become senseless that you might give thanks;
Oysa ALLAH kelimeleriyle gerçeği gerçekleştirmek ve kafirlerin ardını kesmek diliyor.But God wished to confirm the truth by His words, and wipe the unbelievers out to the last,
Fakat bu, sonradan kendileri için bir üzüntü kaynağı olacak ve ardından yenilecekler.They will go on spending and rue it in the end, and will be subdued.
Sonra onun ardından, elçiler gönderdik, halklarına apaçık deliller getirdiler.Afterwards We sent many messengers who brought clear proofs to their peoples.
Ardından da cehennem... Tadı bozuk sudan içirilirlerBefore him is Hell, and he will get putrid liquid to drink.
Ardından da çetin bir azap gelecektir.A terrible torment trails him.
Bu söze inanmazlarsa onların ardından kendini sorumlu tutarak suçlayacaksın, üzüleceksin (öyle mi)?Will you kill yourself for grief of them if they do not believe in this presentation?
"ALLAH'a and içerim ki, siz gider gitmez, ardınızdan heykellerinize karşı bir plan uygulayacağım."I swear by God I will do something to your idols when you have turned your backs and gone."
Sonra, onların ardından, başka bir soy yetiştirdik.After them We raised a new generation.
Sonra, onların da ardından başka soylar yetiştirdik.Then after them We raised other generations.
Size ayetlerim okunuyordu da ardınıza dönüyordunuz.For when My revelations were read out to you, you turned back on your heels and fled
Diriliş gününe kadar onların ardında bir engel vardır.Behind them lies the intervening barrier (stretching) to the day of their resurrection.
Bunun ardından onları yakıp yok ettik.Then We annihilated them completely.
Onu bir yılan gibi titreşir görünce, ardına bile bakmadan dönüp kaçtı.When he saw it wriggling like a serpent, he turned about and fled without turning.
Sıkıntısının ardından, kendisine bizden bir rahmet tattırsak, "Bu bana aittir.If We give him a taste of Our favour after some distress he has known, he says: "It was my due.
Belki doğru yola dönerler diye onun ardından gelecekler için bunu ebedi bir ders kıldı.This is the legacy he left to his descendants so that they may turn (to God).
İşte bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.They are those whose hearts have been sealed by God, and they follow their own lusts.
Odaların/duvarların ardından sana seslenenlerin çoğu düşüncesiz kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Geceleyin O'nu yücelt ve secdelerin ardından da...And glorify Him for some portion of the night, and additional adorations.
Ardından bir diğeri izler.Followed by the second blast,
Fakat günahlarından ötürü onları helak ettik ve onların ardından başka bir nesil yarattık.So we destroyed them because of their sins, and created another civilisation after them.
Biz, zulmeden ülkelerden nicesini kırıp geçirdik ve bunun ardından bir başka kavmi meydana getirdik.And many a township did We destroy, for they were unjust, and We created other nations after them.
Yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde. Ama onlar yengilerinin ardından galip duruma geçecekler,In the nearby land, and after their defeat they will soon be victorious.
Nihayet Güneş perde ardına çekildi.(To be used in holy war.)
Biz onları, günahları sebebiyle helak ettik ve onların ardından başka nesiller yarattık.So we destroyed them because of their sins, and created another civilisation after them.
Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.They do not follow anything except assumption, and they only make guesses.
Bunların ardından melekler de (ona) yardımcıdır.(Allah has created several supporters for the believers.)
Çünkü O, bunun önünden ve ardından gözcüler salar,(Allah gave the knowledge of the hidden to the Holy Prophet – peace and blessings be upon him.)
Bunun ardından melekler de ona arkadır.(Allah has created several supporters for the believers.)
Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler salar.(Allah gave the knowledge of the hidden to the Holy Prophet – peace and blessings be upon him.)
O'nun hükmünün ardına düşüp onu iptal edecek yoktur. O, hesabı çabuk görendir.God judges; none repels His judgment; He is swift at the reckoning.
Sonra onladan bir grup, bunun ardından dönüyor. Bunlar inanmış değillerdir.Then after that a party of them turn away; those -- they are not believers.
Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler.and they follow what the Satans recited over Solomon's kingdom.
Rabbinden sana ne vahyediliyorsa onun ardınca git. Muhakkak ki Allah ne yaparsanız haberdardır.And follow what is revealed to thee from thy Lord; surely God is aware of the things you do.
Fakat sonra, bunun ardından, onlardan bir grup yüz çevirir; bunlar inanmış değildir.Then after that a party of them turn away; those -- they are not believers.