Ana içeriğe geç
Sözlük

araziyi ile cümle

araziyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İki çocuk araziyi baştan başa dolaştı.The two boys traveled throughout the land.
Araziyi kestirmeden gidersek zaman kazandırır.It'll save time if we cut across the field.
Alışık olunmayan araziyi geçmek zor olabiliyor.Unfamiliar terrain can be difficult to traverse.
Tom araziyi bilir.Tom knows the territory.
Güneş araziyi kavurup ekinleri soldurmuş.The sun scorched the land and withered the crops.
Tom bu araziyi 2013'te aldı.Tom bought this piece of land in 2013.
Su araziyi sular.Water irrigates the land.
Banka araziyi ele geçirdi.The bank took possession of the land.
Ziri araziyi bankadan satın aldı.Ziri purchased the land from the bank.
Bu sırada Alman hükümeti yapıyı ve araziyi satın aldı.Meanwhile, the German government acquired the building and the site.
Teğmen Kolobanov bir gün önce de araziyi gezerek saldırı planını gözden geçirerek üzerinde çalıştı.Lieutenant Kolobanov had carefully studied the situation and readied his detachment the day before.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.They did not view the land as something to own.
Köy yerleşimcileri bu araziyi onlardan satın almışlar.The village therefore had to purchase it from his estate.
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu.So we would take the landscape and we would build up the topography.
Peki birisi neden bu kadar büyük bir araziyi birden satar ki?Why would someone sell, all of a sudden, this huge amount of territory?
Ben yat alsam, o gider o limanın bulunduğu araziyi satın alır.If I buy a yacht, he has to buy all the land around the dock to feel satisfied.
Böylece o araziyi satın aldık ve işte burada projemize başladık, hiçliğin ortasında.So we bought that land, and here is where we started our project -- in the middle of nowhere.
Bu araziyi aldığımızda, arazi en az bizim kadar ölüydü.When we received this land, this land was as dead as I was.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.When we received the land, it was less than half a percent rainforest, as in all my region.
Bu araziyi doğaya yeniden kazandırdık.We transformed. We gave this land back to nature.
Bunu araziyi kurutarak yapıyorlardı.They did it by draining the land.
Ve böylece 1982'de çevre bilincine sahip bir İspanyol şirketi araziyi satın aldı.And so in 1982, a Spanish company with an environmental conscience purchased the land.
Oysa onlar, bizim gelip (kafirlere ait) araziyi çevresinden eksilteceğimizi görmezler mi?Do they not see Us advancing into the land, reducing its frontiers?
Ayrıca bu görüntüyü yakaladığımda çiftçiler araziyi temizlerken tarla ateş içindeydi.Also when I took the shot the fields were on fire as the farmers where clearing the land.
Varislerinin bu araziyi miras alma hakkını kaybetmesinden korkuyor.He fears his successors will lose the right to inherit the land.
Morgan Stanley binayı ve çevresindeki araziyi yaklaşık oalrak 42 milyon dolara satın aldı. [1]Morgan Stanley bought the building and the surrounding 107 acres (0.43 km2) for $42 million.[36]
Morgan Stanley binayı ve çevresindeki araziyi yaklaşık oalrak 42 milyon dolara satın aldı.Morgan Stanley bought the building and the surrounding 107 acres (0.43 km2) for $42 million.[36]
Clarkson daha sonra araziyi kendisi ekmeye karar verdi. [3]Clarkson then decided to try farming the land himself.[3]
17.000 hektardan fazla araziyi kaplayan 3.000'den fazla üretim birimi mevcuttur.There are over 3,000 units of production that occupy over 17,000 hectares of land.
Dükalık, yarısından fazlası Devon'da bulunan 570 kilometrekarelik bir araziyi içerir.The duchy includes over 570 square kilometres of land, more than half of which lies in Devon.
Otoyol araziyi takip ederken birkaç saç iğnesi dönüşü vardır.There are several hair pin turns as the highway follows the terrain.
İtalyan bir bayan vatandaş ise kendisine ait bir araziyi kilise yapılmak üzere rahiplere bağışlamıştır.Eine italienische Staatsbürgerin spendete ihr eigenes Grundstück für den Kirchenbau.
55 dönümlük bir araziyi kaplamaktadır.Er erstreckt sich über eine Fläche von 55 dönüm.
İtalyanlar bu geniş araziyi kontrol etmekte zorlanıyorlardı.Cette période fut mise à profit par les Italiens pour agrandir leur territoire.
Daha önceleri yerleşim olarak bir araziyi kaplıyordu.Elle avait d'avance prévu un refuge.
Genel olarak araziyi Alpin çayırları oluşturur.On lui doit essentiellement des paysages alpestres.
Bu sırada Alman hükümeti yapıyı ve araziyi satın aldı.Mientras tanto el gobierno alemán adquirió el edificio y la parcela.
Köy yerleşimcileri bu araziyi onlardan satın almışlar.Esta casa la compraron los Etxegarai.
Tuz mağaraları 35 dönümlük bir araziyi kaplamaktadır.Su superficie urbanizada abarca unas 35 ha de superficie.
III. Philipp eyrıca hükümdarlığı boyunca birçok küçük araziyi topraklarına ekledi.Ma il re Olaf aveva acquisito numerosi nemici durante la sua ascesa al potere.
Genel olarak araziyi Alpin çayırları oluşturur.È comune soprattutto sull'arco alpino.
Daha önceleri yerleşim olarak bir araziyi kaplıyordu.أنها بنيت على أنقاض مستوطنة في وقت سابق.
Birçok araziyi ve vakıfları devlet kontrolü altına aldı.وكانت معظم مؤسساته ونشاطاته مملوكة للدولة.
Şiddetli bir güneş araziyi bir fırın gibi yakıp kavurur.Lançam grandes esguichos de fogo, como se fosse uma mangueira.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.Esse povo não adotava a propriedade individual do solo.
İtalyan bir bayan vatandaş ise kendisine ait bir araziyi kilise yapılmak üzere rahiplere bağışlamıştır.Segundo Escilitzes, o agradecidos italianos dedicaram uma igreja em sua honra.
Daha önceleri yerleşim olarak bir araziyi kaplıyordu.Ze begonnen ergens een nederzetting.
İtalyanlar bu geniş araziyi kontrol etmekte zorlanıyorlardı.Amerykanie usilnie dążyli do objęcia tych terenów kontrolą.
Şiddetli bir güneş araziyi bir fırın gibi yakıp kavurur.Używa Słońca jako ognia do wielkiego grilla.
III. Philipp eyrıca hükümdarlığı boyunca birçok küçük araziyi topraklarına ekledi.W czasie podbojów Filip przyłączył do królestwa wiele żyznych ziem.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.Teren nie jest własnością prywatną.
Nelson'a ve Yeni Zelanda'nın diğer ilçelerine oğulları gönderdikten sonra araziyi araştırdılar.Rozeslal své syny do Nelsonu a dalších okresů Nového Zélandu, aby prozkoumali zem.
Şiddetli bir güneş araziyi bir fırın gibi yakıp kavurur.Vysušená kůra plodů se pálí jako kadidlo.
1830'da General Pavel Kiseleff, bataklığı boşaltarak, araziyi halka açık bir bahçe haline getirdi.În 1830, generalul Pavel Kiseleff a dispus secarea bălții și transformarea terenului într-o grădină publică.
55 dönümlük bir araziyi kaplamaktadır.55 bygårder brenner ned.
Köy yerleşimcileri bu araziyi onlardan satın almışlar.農村の住民はこれらを街で購入しなければならなかった。
(1. tekil şahıs eki) Bu çorak araziyi yeşertenler çalışkan köylülerdi.(※1)実際に今村久仁人の汗が付けられた。
İtalyanlar bu geniş araziyi kontrol etmekte zorlanıyorlardı.לפיכך, חשקו הבריטים בהשתלטות על שטח אסטרטגי זה.
Ailemdeki tek erkeğim. Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Jsem jedním z mála mužů v naší rodině a oni se společně dohodli, že celý pozemek předají Léile a mně.
Ailemdeki tek erkeğim. Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Sono l'unico maschio della famiglia e insieme presero la decisione di trasferire quel terreno a Léila e me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod