Ana içeriğe geç
Sözlük

arazi ile cümle

arazi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kısa sürede tüm eyaletler hükümdarlık arazisine dönüştüler.All the camps soon returned to state control.
13. yüzyılda Casoria arazisi Napoli Başpiskoposluğu'na aittti.In the 13th century it was a fief of the archbishop of Naples.
Buna rağmen buralarda arazi çetin değildir.Despite this, it is not heavily urbanised.
Göl sularının çekildiği arazi, vatandaşlarca ekilir.The land immediately surrounding the lake is public land.
Bu arazi şu anda Lahey'in banliyösü konumundadır.That building is now the Lakeview Funeral Home.
Bu arazinin tapuları 1901 yılında çıkarılmıştır.These lands were purchased in 1901.
Şehir, bir katedralin doğusunda ve halen Slotsgrunden olarak bilinen bir arazide bulunuyordu.It was situated east of the cathedral, in an area still called Slotsgrunden.
Pinnacle Ulusal Parkı arazisi büyük tektonik faaliyetlere sahne olmuştur.Pinnacle Mountain State Park features a number of hiking trails.
Olanak oldukça, yükseltilmiş arazide inşa edilmiştir.Can be grown on very heavy clay soil.
Köyün yerleşim alanı engebeli arazi yapısına sahiptir.The tax on buildings is based on the area of land occupied.
5.000 dönüm arazi üzerinde küçük ve orta ölçekli mobilya üretimi ve ihracatı yapılmaktadır.Full and half size trollies are made.
Ama bu malikane arazilerinden bir malikane konağı kurulmamıştır.Yet no clearly defined cultural layer is formed by these deposits.
Geri kalan kısmı tarım arazisidir.The rest of the commune is farmland.
Metanın nerede olduğuna bakın, metan çok pürüzlü bir arazide.Look where the methane is, the methane is in a very rough terrain area.
Çoğunlukla tarım arazisi.It's mostly farmland.
Ayrıca uzun vadeli arazi kira sözleşmeleri güvence altına alındı.And they have increased the security with long-term land leases.
Ve bunlar da kuru arazi türleri.And those are the dry land species.
Şu üç kirişli penceresi olan çift yönlü kapı, arazi dolgusu olarak kullanılacaktı.This double front door here with the three-light transom, that was headed to the landfill.
Aman şöyle oldu, aman böyle oldu, arazi dolgusu olmaya."Dumpster." "Oops" this, "oops" that. Landfill, landfill, landfill.
Arazinize tecavüz edenlerle savaşmanız gerekir. Halkınızla bütünleşirsiniz.You must fight anyone who encroaches upon it.
Prokhorovka artık daha engebeli bir araziye sahip.Prokhorovka now has more rugged terrain.
Arazi tanıdık gelse de biraz daha yeni görünüyor.The terrain is familiar, but it looks to be a little newer.
Günümüzde müze 14 hektar arazi üzerinde yer almaktadır.These days the museum occupies 14 hectares of land.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.We pushed them around on the site to make very literal contextual relationships.
Dediğim gibi bu kapital bir fabrika ya da bir arazi olabilir.That capital could be a factory or it could be land.
Çocuklar orada arazide, binaları inşa ediyorlar.The kids are out there on-site, building the buildings.
Bunu tasarlayıp araziye sürmeleri 20 sene almış.It took 20 years to design this and get it implemented in the field.
Arazide burada öğrendiklerimin hepsinden daha fazlasını öğreniyorum.I learn more on the ground than I've ever learned here.
Ayrıca o atlar Amerika'nın tarım arazisinin çeğreğini yerdi.Those horses also ate up fully one quarter of American agricultural land.
İşte o kadar Amerikan tarım arazisi tutuyordu o atları beslemek.That's the percentage of American agricultural land it took to feed the horses.
Sonuç olarak, Texas"ın iki katı büyüklüğünde çöp arazilerimiz var.As a result, we have garbage patches the size of twice-Texas.
Bu bölgedeki nüfus ve bu bölgedeki arazi talebi.The population in the area, and this right over here this is demand for land.
Nüfus artarsa, birçok insan arazi almak isteyecek.And if the population goes up a bunch then a lot of people are going to want to buy land.
Ve bir parça arazinin içinde işte o inşaat alanı.And it's in a piece of land that's this site.
Ancak kilit kısım yutarak yok etmek yerine sıradışı bir arazi parçasını geri vermek.But the key part is trying to give back an extraordinary piece of landscape, rather than engulf it.
Bunun çorak tarım arazisinde olması sorun değil.It's okay on frapped-out agricultural land.
Bu da arazide 1 ila 3 km2 kadar toplam bir ayak izi bırakacaktır.That would take between one and three square kilometers of footprint on the ground, entirely.
Aslında bölge, arazi araçları için mesire alanı için ayrılmış.In fact, this land is designated for recreational all-terrain vehicle use.
Geniş, göz alıcı arazilerin içi boşaltılıyor ve monokromatik griye çevriliyor.Vast, vivid landscapes are being gutted, left monochromatic gray.
Dünyanın her yerinde, her arazide çalışmış.He's worked on every terrain this planet can offer.
Geçen dört yılda, devlet arazileri ve suları üzerinde üretim ruhsatlarını yarıya kestiniz.In the last four years, you cut permits and licenses on federal land and federal waters in half.\
Devlet arazi ve sularındaki üretim ruhsatlarının ne kadarını kestiniz?How much did you cut licenses and permits on federal land and federal waters?\
Bir çok şirket devlet arazisi üzerinde ruhsata sahipti ancak bu ruhsatı kullanmıyordu.You had a whole bunch of oil companies who had leases on public lands that they weren\'92t using.
Peki, özel-- devlet arazilerindeki üretim--And production on private -- on government land --\
Hayır, yok. Devlet arazilerindeki üretim % 14 azalma göstedi.No, it isn\'92t.\ ROMNEY:
Bütün arazi birkaç eline düştü.All land was in the hands of a few.
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu.So we would take the landscape and we would build up the topography.
Bize o bölgeden arazi al, ve herkese orada büyük bir fabrika kuracağımızı duyur."Buy us some land in Kings Mountain and announce we are going to build a major plant there."
Geldik ve arazilerini işgal ettik. Yuvalarını yok ettik. Buna sabır gösterdiler.We came in invaded their territory and we're destroying their home
İnsanlar bunun bir arazinin resmi olduğunu ve oynanmış kısmın alt taraf olduğunu düşünebilirler.One might think that this is just an image of a landscape and the lower part is what's manipulated.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.What we see during the day is our landscapes.
Da çok arazide tarım yapmayı deniyebilirizWell, we could try to farm more land.
Peki birisi neden bu kadar büyük bir araziyi birden satar ki?Why would someone sell, all of a sudden, this huge amount of territory?
Galiba bu küçük paralelkenar bir arazi parçası.I guess it's a little plot of land, a little parallelogram plot of land.
Bu bahsettiğimiz türden araziler, binalar ve makinalar. -This is kind of that land and buildings and machinery that I talked about.
O sıralarda, babamdan miras kalan bazı arazileri sattım.Around then, I sold some land I'd inherited from my father.
Ben yat alsam, o gider o limanın bulunduğu araziyi satın alır.If I buy a yacht, he has to buy all the land around the dock to feel satisfied.
Kirli bezlerle kaplanmış bir arazi ister miyiz?And do we want landfills overwhelmed by dirty diapers?
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.This is a rugged and barren landscape, yet there are quite a few spiders here.
"Arazi alanları ile ilgili sorun var mı?"Is there an issue about areas?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod