İlçe, arazi olarak engebeli ve sarptır.Все земне для неї приземлене і потворне.
Arazinin yaklaşık % 60 civarı sulu tarıma elverişlidir.Під його впливом виявилося близько 60 % території країни.
Toplumun genişlemesiyle beraber tarım arazileri yerleşim yeri haline dönüştürülmektedir.Зі зменшенням значущості сільського господарства територія зберігається як рекреаційна.
Suğla arazisi bölgenin en büyük tarım arazisidir.Агропромисловий комплекс є найбільшим сектором економіки району.
O zaman şehrin etrafı tarımsal arazı ile kaplı idi.У цьому періоді зосереджувалися на сільському господарстві.
Arazilerin eğimi %40-60'lara kadar çıkar.Вилучення 40-60%.
Daha çok çorak arazide rastlanır.Гірше зі знахідками на суходолі.
Köşkün arazisi içindeki ikinci at heykeli ise 1204 yılında 4.Друга статуя коня в садибі була з 1204 року.
Bununla beraber Loch Torridon’da başka bir arazileri ve Londra’da bir evleri vardı.Vlastnili také další pozemky u jezera Loch Torridon a dům v Londýně.
Arazide çölleşme tehlikesi bulunmaktadır.Zemi silně ohrožuje dezertifikace.
Nelson'a ve Yeni Zelanda'nın diğer ilçelerine oğulları gönderdikten sonra araziyi araştırdılar.Rozeslal své syny do Nelsonu a dalších okresů Nového Zélandu, aby prozkoumali zem.
Bölgenin kuzeyi, özellikle Cumbria ve kuzey Lancashire, genellikle kırsal arazilerdir.Jeho severní část, severní Lancashire a Cumbrie, jsou převážně venkovské oblasti.
Evleri Ockham Park’taki geniş arazideydi.Jejich sídlem byly rozsáhlé pozemky Ockham Parku v Surrey.
Adriyatik kıyısı ve adalara yakın orta ve güney bölgeler, alçak dağ ve ormanlık arazilerden oluşur.Střední a jižní oblasti poblíž jadranského pobřeží se skládají z nízkých hor a zalesněných vrchovin.
Arazi, bir çatı üstü gibi düz idi.Tehdy byl strop rovný.
Konum itibarı ile geniş tarım arazilerine sahiptir.Svědčí jí půda s dostatkem živin.
Şiddetli bir güneş araziyi bir fırın gibi yakıp kavurur.Vysušená kůra plodů se pálí jako kadidlo.
Arazi az fakat verimlidir.Jsou to území nevelká, ale cenná.
3. Daha sonra gayrimenkuller (evler, arsalar, araziler) devletleştirilir.O třicet let později byl Smilov (statek a ves) odprodán dalším majitelům.
Ulusal çıkarlara uygun bir arazi reformu yapılmalıdır.Na zkonfiskované půdě se měla uskutečnit pozemková reforma.
Arazi yapısında neredeyse hiç düz alan yoktur.V objektu se nevyskytuje téměř žádný pravý úhel.
Buralara kadar bütün arazileri talan ettiler.Obhlížel odtamtud celé své panství.
Tarım arazilerinin bir kısmı özel doğa koruma bölgesi dahiline alınmıştır.Některá její zastavení jsou věnována lokální přírodě.
Petit Trianon, Fransa'da, Versay Sarayı arazileri üzerindeki küçük bir şatodur.Malý Trianon je zámek umístěný na pozemku paláce Versailles v městečku Versailles ve Francii.
Esma Sultan'ın o zamanlar bu arazide kendine ait bir yalısı bulunmaktaydı.Skutečností bylo, že Dahmer měl v té době modrou dodávku.
Bu aile malikane arazisine 1623'e kadar sahiplik yapmışlardır.Kořeny rodu jsou známy až do roku 1623.
Şehir dalgalı arazide alçak kıyı tepeleri ve yoğun ticaret sokakları ile karakterizedir.Vyznačuje se mírně zvlněným terénem, nízkými pobřežními kopci a rušnými komerčními uličkami.
Bayburt'un engebeli arazisinin jeolojik yapısı oldukça karışıktır.Dřevěná sedadla bayreuthského divadla jsou pověstně nepohodlná.
Arazi yapısı tarıma çok elverişli değildir.Tato rostlina není příliš náročná na půdu.
Devlet köy arazisini vatandaşlara satmıştır.Město bylo prodáno jeho obyvatelům.
Milyonlarca mayın günümüzde hala arazide bulunmakta her yıl yüzlerce insanın ölümüne neden olmaktadır.Ve světě zemřou na následky důlních neštěstí v průměru tisíce horníků ročně.
Engebeli araziler daha çok ilçe sınırlarının kenarlarında yer kaplar.Hranice oblastí respektují víceméně hranice okresů.
II. Huzziya dönemine ait çok az belge bulunmuştur, bunların da çoğunluğu arazi bağış belgeleridir.Tyto sumy jsou dle de Sotových výzkumů obrovské, ale většinu z nich tvoří mrtvý kapitál.
Bu araziler büyüyen şehirleşmiş alanlar haline girdiler.Tyto opevněné opěrné body se staly zárodkem měst.
Arazideki kaya tiplerinin geçirgen olmayan ve gözeneksiz olması gerekir.Geologicky nestabilním oblastem by se měla trasa vyhnout nebo je podejít.
Zepheniah bu arazilerden bir kazanç elde edemez.Šápúrovi se nepodařilo udržet ani jeden ze svých územních zisků.
Geniş yapraklı ormanlarda yaşar, açık arazilerden kaçınır.Žijí v lesích a křovinách, otevřené krajině se vyhýbají.
Şubat 1909'da, Old Trafford kulübün yeni stadı olmak üzere seçilmiş ve 60.000£ bedelle arazi satın alınmıştır.V říjnu následujícího roku byla podepsána smlouva o koupi starého Košťálova hostince U mamuta za 43 000 K.
Arazi yapısı ise tarıma elverişli olmayıp çok engebelidir.Druh je společenský a nepříliš teritoriální.
Dağlık bir arazi yapısı görülür.Plánuje se stavba hospodářské zóny.
Araziler genellikle alçak tepelerle düzlük araziler şeklindedir.Krajina je většinou pokryta nízkými kopci s terasovitými políčky.
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.Sošky sloužily jako dary pro blízké.
Yapı itibarıyla dağlık olması sulanabilir arazinin az olmasına neden olmaktadır.Pohoří je díky své vápencové stavbě poměrně chudé na vodu.
Arazi sağlam bir topografyaya sahiptir.Shromáždil obsáhlý topografický materiál.
Ekilebilir arazinin ancak %11'i sulanabilmektedir.Země odráží pouze 11 %.
Arazi bol olmakla beraber gelir seviyeleri düşüktür.Ve směsi s arabikou snižuje cenu.
Hindistan Hükümeti, bir blok zincirinin yardımıyla arazi sahtekarlığıyla savaşıyor.Guvernul din India se luptă cu frauda de terenuri cu ajutorul unui sistem blockchain.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Pe atunci devenise deja un om înstărit, având casă, pământ mult și cel puțin doi cai.
Kredi eksikliği, eski devlet tarım arazilerini satma çabalarını engellemektedir.Lipsa de credit împiedică vânzarea fostelor terenuri agricole de stat.
Alman subaylar, arazi dürbünleriyle Sovyet başkentindeki bazı büyük binaları görebiliyorlardı.Ofițerii germani puteau să vadă unele dintre clădirile mai înalte din capitală prin binoclurile lor.
Sovyet tankları açık arazide bu saldırıya yakalandı.Tancurile sovietice au fost prinse în câmp deschis.
Petit Trianon, Fransa'da, Versay Sarayı arazileri üzerindeki küçük bir şatodur.Micul Trainon (în franceză Petit Trianon) este un castel mic situat în grădina Palatului Versailles, Franța.
1830'da General Pavel Kiseleff, bataklığı boşaltarak, araziyi halka açık bir bahçe haline getirdi.În 1830, generalul Pavel Kiseleff a dispus secarea bălții și transformarea terenului într-o grădină publică.
Bütün arazi Sohma mülküdür ve Tohru kira ücreti karşılığı arazilerinde çadır kurmasına izin vermelerini ister.Întreaga zonă era proprietatea familiei Sohma, iar Tohru le cere permisiunea de a locui în continuare în cort.
Bu araziler MÖ 121'de Gallia Transalpina adı ile bir Roma eyaleti oldu.Zona a devenit provincie romană în 121 î.Hr., inițial sub numele de Gallia Transalpina.
Azerbaycan'ın dağlık arazisi, kayak ve dağcılk gibi spor dallarında büyük fırsatlar sunmaktadır.Terenul muntos al Armeniei acordă mari oportunități pentru practicarea unor sporturi ca skiul sau alpinismul.
Köy arazisinin % 50 si Uzunlu barajının kanalet sistemi ile sulama imkânına sahiptir.Aproximativ 10% din populație are acces la un sistem de canalizare.
120 hektar arazisi vardır.Are o suprafață de 40 hectare.
Normal sayılan arazi tiplerinde bir tankın 30 ila 50 km/saat hızla hareket etmesi beklenir.Pe un teren normal un tanc poate ajunge la 30 sau 50 km/h.
Güzel ve geniş bir arazisi vardır.Să avem o țară mare și unită.