Ulusal Park arazilerinde tüfekle avcılık yapmak genel olarak yasaktır.Dans toutes les villes de bétail, le port des armes à feu est en principe interdit.
Arazinin çoğu dağlık olup cüzi bir kısmını yaylalar meydana getirmektedir.Il rendit en grande partie aux autres montagne ce qui leur avait été pris.
İtalyanlar bu geniş araziyi kontrol etmekte zorlanıyorlardı.Cette période fut mise à profit par les Italiens pour agrandir leur territoire.
Çorak toprak, aşağıdaki anlamlara gelebilir: Kurak ve verimsiz arazi.Esquermes signifierait étymologiquement : terrain bas et marécageux.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.Ils peuvent être achetés, vendus ou donnés.
Bakü arazisinde yer almaktadır.Vous devez être sur le terrain.
Arazisi yaklaşık dört hektardır.Sa superficie est d'environ 4 hectares.
Drakula'ya çevredeki insanların neden bu araziye gelmek istemediklerini sorar.Là, Korra va découvrir pourquoi Lin ne voulait pas venir dans cette cité.
Arazi çok açıktı ve Alman savunması alarma geçmişti.Le jour est maintenant levé et la défense allemande est en état d'alerte.
Halkın %30'u hiçbir arazisi yoktur.Seuls 12,3 % des habitants ne possède pas de véhicule.
Tarım arazileri kıraç olduğundan her yıl ekim yapılamamaktadır.La pauvreté ne permet pas que les récoltes se succèdent tous les ans.
Dağlık bir arazi yapısı görülür.Il se met en place une nouvelle économie des montagnes.
Daha önceleri yerleşim olarak bir araziyi kaplıyordu.Elle avait d'avance prévu un refuge.
UAZ-469 (Kozlik; keçi), UAZ tarafından üretilen bir arazi aracıdır.L'UAZ-469 est un véhicule militaire tout-terrains, tout-usages fabriqué par UAZ.
Arazi dalgalı yer yer derin vadilerle kaplıdır.La vallée elle-même est couverte d'alluvions,,.
Arazi düz de denebilir ve her tarafı rüzgarlara açıktır.La maison est entièrement vidée, et quasiment ouverte à tous vents.
Yarışı 1. bitirirlerse arazi sahibi olacaklardır.À l'issue de la première manche ils mènent la compétition.
Bereketli arazilere sahiptir.Avec Terres Promises.
Arazi toprağı verimsizdir.La vie sur Terre est misérable.
Yığma sayısına arazi koşullarında karar verilir.L'impôt sur la plus-value dans certaines conditions,.
Bu araziler büyüyen şehirleşmiş alanlar haline girdiler.Les villes précitées se fortifient.
1936 yılında arazinin hafriyatına başlandı.En 1936, la peste est de retour.
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.Les poèmes, ce sont des cadeaux.
Engebeli arazisi yoktur.Elle ne possède aucune terre en propre.
Evleri Ockham Park’taki geniş arazideydi.La famille vécut à Ockham Park, à Okham (en).
Daha çok çorak arazide rastlanır.Ils sont toutefois plus présents sur le sol.
Miniparklar genellikle tek arsa üzerine veya düzensiz arazilerde yapılır.Ce type de parc est fréquemment créé sur une parcelle vacante ou sur de petits terrains irréguliers.
Sağ kanat, kumsalda dizilmişti, dolayısıyla daha düz ve alçak arazideydi.La ville s'est étendue sur la rive droite, plus large et plate.
Gezi motosikleti Arazi motosikletiMoto Vélo Portail de la moto Portail de la bicyclette
Geneli tarıma uygundur ama engebeli arazi yapısına sahiptir.Le fort est accessible mais appartient à une propriété privée.
Bu kırsal araziler sanki boşaltıldı.Les terres concernées sont considérées comme vides.
İkizpınar mahallesinin toplam arazisinin büyük bir kısmını mera ve yaylalar teşkil eder.G. Partage plus général des terres.
Arazi yapısı engebelidir.Le terrain doit être constructible.
95 dönüm arazi üzerine kurulmuştur.Il faut 95 euros pour installer une pierre.
Hizmetlerinin karşılığında mevki ve arazi alırlardı.Il retrouve en échange ses terres.
Bu arazilerde küçük yerli Alaskalı Amerikalı yerleşkeleri bulunmaktadır.Cela s'explique par le faible nombre d'Amérindiens vivant actuellement aux États-Unis.
İlçenin arazi yapısı çok engebelidir.La découverte du paysage insulaire le touche profondément.
Chrsyler Binası’nın bulunduğu arazi, özel bir okul olan, Cooper Union’a bağışlanmıştı.Le foncier est détenu par l'université privée Cooper Union.
1992den önce o yıl kurulan ve günümüzde Verbano-Cusio-Ossola ili adlı ilin arazilerini de kapsamaktaydı.Avant 1992, cette province comprenait également le territoire de l'actuelle province du Verbano-Cusio-Ossola.
Arazi yapısı nedeniyle mahallelerin yerleşim durumu dağınıktır.Ceci est dû à la répartition spatiale des habitations.
Arazi çeşitli nehirlerin vadileri ile hayli parçalanmıştır.La région est entaillée par les vallées de nombreuses rivières.
Günümüzde arazi bozkır topluluğu ile kaplıdır.Le canton d'Embrun recouvre de nos jours la communauté de communes de l'Embrunais.
Bu öğeler, Lejyonların eğitimi, lojistik desteği, arazi tahkimatları vb. alanlarda görülür.4) Les tribunaux doivent déterminer la valeur des terres, des loyers et des bénéfices dans de tels cas.
150'den fazla arazi gezisinde 23.000 bitki örneği topladı ve inceledi.Il a étudié et identifié 571 nouvelles espèces de plantes.
Köy ve etrafındaki araziler Devonshire Dükleri sahipliliği altında idi.Les deux ponts et chaussées ont été construits par les ducs du Devonshire.
1953 yılındaki arazi taksimi bölgesi aynı zamanda mahalleyi de belirlemiştir.En 1915, le même système électoral est mis en place au niveau local.
120 hektar arazisi vardır.Il a une superficie de 140 hectares.
Azerbaycan'da arazinin mülkiyet hakkı hana aitti.Par contre, elles possèdent bien la propriété de Markov.
Ormanlık arazi olup, engebeli yapısı vardır.Nous avons de la terre, nous avons des cadres qualifiés.
Ama aynı arazilerde yaşayan iki değişik ozel hukuk statülü halk bulunmaktaydı.Deux seigneuries d'importance inégale ont possédé le village.
Arazi yapısı düz ve ovadır, dağ ve tepeler bulunmamaktadır.Le parc entier est plat, sans colline ni montagnes.
Güneybatı Afrika'daki Alman Sömürgesi Namibya, çok geniş ve kurak bir araziye sahipti.La progression de Napoléon Ier dans le sud de la France se fait aisément et à grande vitesse.
Bu arazilerde avcılık tümüyle yasaktır.La chasse y est formellement interdite.
Devlet köy arazisini vatandaşlara satmıştır.Les terres sont vendues aux citoyens.
Ekilebilir arazi neredeyse yoktur.Les possibilités d'hébergement sont quasiment absentes.
Ovalarının hepsi sulanabilir arazilerdir.Tous les terrains qu'elle possède sont des zones de coulisses.
Yenimahalle, şehir merkezi haricinde engebeli bir arazide kurulmuştur.Un nouveau est bâti en dehors de la cité.
Orman arazisi üzerine kurulu olan köy, hala devlet arazisi kapsamında yer almaktadır.La coupe des arbres, même sur une propriété privée, est réglementée par le Département des forêts.
Uygulanmada köylüler kamuya ait traktörleri kendi arazilerinde de kullandı.Ceux-ci, arrivés avec le HCR, ont même créé leurs propres villages dans divers endroits.
Diğer yarısı engebeli arazi üzerine kurulmuştur.L'autre moitié est peinte directement sur la voûte.