Bir nehir havzasının genellikle verimli tarım arazileri vardır.The basin of a river usually has rich farmland.
Uzakta arazi gördüm.I saw land in the distance.
En pahalı şey arazidir.The most expensive thing is land.
Bay Ford bu araziye sahiptir.Mr Ford owns this land.
İki çocuk araziyi baştan başa dolaştı.The two boys traveled throughout the land.
Arazi bir park haline dönüştürüldü.The land was converted into a park.
Av kuşları arazide boldur.Game birds abound in the area.
Dük bir sürü arazi tutuyor.The duke holds a lot of land.
Bu arazi iyi ürün verir.This land gives good crops.
Bu arazi benim mülkiyetimdir.This land is my property.
Bu arazi kraliyet ailesi'ne aittir.This land belongs to the Royal Family.
Bu arazinin bir kısmı benim.A part of this land is mine.
Arazinin bu kısmı üvey anneme aittir.This part of the land belongs to my stepmother.
Bu arazi okula ait.This ground belongs to the school.
Arazinin yaklaşık %80'i dağlıktır.Nearly 80 percent of the land is mountains.
Ben arazimi satmak istiyorum.I want to dispose of the land.
Benim geniş bir arazim var.I hold a lot of land.
Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.I gave him some good advice about buying land.
Japonya'da arazi fiyatları çok yüksek.Land prices are sky-high in Japan.
Arazinin mülkiyetinden vazgeçti.He renounced the ownership of the land.
O bütün arazisini sattı.He sold all his land.
O çok fazla arazi tutuyor.He holds a lot of land.
O, arazisini elden çıkarmak istiyor.He wants to dispose of his land.
O, arazisini oğulları arasında dağıttı.He distributed his land among his sons.
Arazinin sahibi olduğunu iddia etti.She claimed to be the owner of the land.
O, boş bir arazide arabasını park etti.She parked her car in a vacant lot.
Düz arazi hiçbir dağ veya tepeye sahip değildir.Flat land has no mountains or hills.
Bataklık arazi üzerinde binalar yapamazsın.You can't build buildings on swampy land.
Benim büyük bir arazim var.I have a lot of land.
Onun bir sürü arazisi var.He has a lot of land.
O birçok araziye sahip.He owns a lot of land.
Bu ev ve bu arazi benimdir!This house and this land is mine!
Hiçbir hükümet arazisi kağıt para ile satın alınamıyordu.No government land could be bought with paper money.
Arazi çok fazlaya mal olmadı.The land did not cost much.
Yabancı bir arazi yok; yalnızca yabancı olan seyyah budur.There is no foreign land; it is the traveller only that is foreign.
Engebeli arazi yürüyüşçülerin ilerlemesini frenledi.The rough terrain checked the progress of the hikers.
Tom bu arazinin yasal sahibidir.Tom is the legal owner of this piece of land.
Tom arazinin sahibi olduğunu iddia etti.Tom claimed to be the owner of the land.
Bu arazi Tom'a aittir.This land belongs to Tom.
Tom Mary'nin yaşadığı yerden uzakta olmayan bir parça arazi aldı.Tom bought a piece of land not far from where Mary lives.
İnsanlar arazi sahibi olmak istiyor.People want to own land.
Onun üzerinde bir ev inşa etme planıyla bir arazi satın aldı.He bought the land with the plan to build a house on it.
O, bu arazinin sahibidir.He is the owner of this land.
Arazi bir gecekondu oldu.The land became a slum.
Arazi bir köy oldu.The land became a village.
Bu arazi Bay Ikeda'ya aittir.This land belongs to Mr. Ikeda.
Bir zamanlar onun bir sürü arazisi vardı.He once had a lot of land.
Tom arazisini satmak istemiyor?Tom doesn't want to sell his land.
Bizim arazi devralınıyor.Our land is being taken over.
Biraz arazi almam gerekiyor.I need to buy some land.
O arazide petrol mü arıyorsunuz?Are you looking for oil in the area?
Kimse ülkemden arazi satın almak istemedi.Nobody wanted to buy land in my country.
Bir arazi aracına ihtiyacım yok.I don't need an SUV.
Arazimden uzak dur.Keep off my property.
Ben ölmeden önce arazime sahip olmanı istiyorum.I want you to have my land after I die.
Bu arazinin sahibinin kim olduğunu kimse bilmiyor.No one knew who owned the land.
Bu yazar, birliklerle birlikte arazide birkaç yıl geçirdiThis writer spent several years in the field with the troops.
Ekilebilir arazi mahsul yetiştirilebilen arazi demektir.Arable land is land that can be used to grow crops.
Şehrin yaklaşık 3 mil dışında 30 İngiliz dönümü arazim var.I own 30 acres of land about 3 miles out of town.
Dünyada dağlar, ormanlar, tarım arazileri, hayvanlar ve insanlar vardır.Earth has mountains, forests, fields, animals and people.