Makalede ağacın Albay Wiliam Henry Jackson'ın arazisinde yer aldığı belirtilmektedir.Artikkelen forklarte at treet var innenfor eiendommen til William Henry Jackson.
Hithlum soğuk ve yağmurlu, buna karşın çok verimli bir araziydi.Hithlum var svært kaldt og regnfylt, men ganske fruktbart.
Ormanlık alanlarda yaşarlar ama genellikle açık arazide beslenirler.De finner mat andre steder, som regel ute i skogen.
Şehir büyük dağlık arazilere sahiptir.Kommunen omfatter store fjellarealer.
1992 yılında adadaki ormanlık arazi miktarı %20'den azdı.I 2004 dekket skogen mindre enn halvparten av arealet i 1990.
Araziler düzlüklerden dağlara kadar çeşitlilik gösteriyordu.Terrenget varierer fra sletter til fjell.
55 dönümlük bir araziyi kaplamaktadır.55 bygårder brenner ned.
Arazisi yaklaşık dört hektardır.Den har et areal på rundt 60 hektar.
1732, Arazbar - ö.1732: Bybrann.
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.Nybyggere kom også, på jakt etter land der det var mulig å etablere bomullsplantasjer.
Bu dağ Alaska hariç birbirlerine birleşik ABD eyaletleri arazileri içinde bulunan en yüksek noktadır.Det er den høyeste fjelltoppen i USA utenfor Alaska.
Bu bölge Paris'in en gözde arazilerindendi.Et av hans favoritt-tema var Paris.
Akan su ile ilçenin tüm arazileri sulanmaktadır.Resten av vekten utgjøres av vann.
Tarım arazisi engebelidir.Ellers er landbruket viktig.
Yaklaşık 1.000 km² tarım arazisi tahrip edildi.Antagelig ble over 1 000 km² ødelagt.
Açık arazilerde bulunurlar.Den finnes i åpne områder.
Arazi Venedik asıllı Baltacı ailesine aitti.Condulmaro tilhørte en venetiansk kjøpmannsfamilie.
Tropik birki örtüsü ve nemli toprak karakterize ettiği arazi, deniz seviyesine yakın ve düzdür.Tropisk vegetasjon og fuktig jord preger landet, som er flatt og omtrent på havnivå.
Lothlórien engebesiz bir arazide bulunuyordu ve üzerinde hiçbir taştan yapı bulunmazdı.Lodomeria eksisterte bare på papiret, og hadde ikke noe eget territorium.
Zaten Bursa uzaktan üç yanından Osmanlı beylik arazileri ile çevrili hale gelmişti.Han har forsterket hjertet sitt med tre jernbånd i sorg over sin herres fornedrelse.
Köy arazisinin % 50 si Uzunlu barajının kanalet sistemi ile sulama imkânına sahiptir.Ca 35% av alle husstander kunne ta inn kanalen.
Arazisinin verimsiz olması nedeniyle hayvancılık gelişmiştir.Husdyrhold ble dårlig utviklet på grunn av mangel på tilgjengelig land.
Tarım arazilerinde çoğunlukla sulu tarım yapılmaktadır.Her drives det for det meste selvbergingsjordbruk.
Köy, yaklaşık 40-50 bin dekar araziye sahiptir.I dag har øya ca. 40-50 innbyggere.
Bu araziler büyüyen şehirleşmiş alanlar haline girdiler.Noen av disse vokste slik at de ble byer.
Cemal Gülas'ın Çamlıhemşin'deki dağ evinin bulunduğu arazide doğada yaşamaya başladı.Så du etter Lierberget i Vang ved Hamar?
Arazilerinin bir kısmı bu proje için kamulaştırılmıştır.Mange av disse ble fraktet særskilt for disse prosjektene.
Bu durum arazi fiyatlarına da yansımıştır.Dette gjenspeiles også i boligprisene.
Kalan %13 ise gayet verimli arazilerden oluşmaktadır.De resterende 30 % er i IT Fornebus eie.
Suğla arazisi bölgenin en büyük tarım arazisidir.Eiendommen er fremdeles blant fylkets største gårder.
1083–1084 yıllarında Normanlar kendi arazilerini savunmak zorunda kalmışlardır.Dette tvang normannerne til å konsentrere seg om sitt forsvar hjemme i 1083–1084.
Ekilebilen arazi sınırlıdır.Adgangen til øya er begrenset.
Provance arazileri 863'den beri hukuken İtalya Krallığı sınırları içinde bulunmaktaydı.Provence ble lovmessig en del av det italienske kongedømmet fra 863.
Engebeli araziye sahip olup, çayır bitki örtüsü vardır.Den mangler kantsone med gressvegetasjon.
Sondaj çalışmaları yapılmıştır ancak arazi için yeterli değildir.Sanseerfaring er nødvendig, men ikke tilstrekkelig for vår kunnskap.
Dagorlad Emyn Muil ve Cirith Gorgor arasında uzanan geniş, ağaçsız ve düz arazi.Slaget fant sted på den store, treløse og åpne sletta foran De dødes myr og Cirith Gorgor.
Uzun bir süre orada kalıp o arazinin sahibi olan paşaya işçilik yapmışlardır.Etter ett år der ble han ansatt i forstvesenet, som forvaltet skoger eier av staten.
İl arazisi genellikle ovalıktır.Løkkene er som regel ovale.
Bu arazının m²'si 50 kuruştan satılarak 60.000 kuruş elde edileceği hesaplanmıştı.Håpet var at salget ville dekke gjelden på 502 millioner pund.
1953 yılındaki arazi taksimi bölgesi aynı zamanda mahalleyi de belirlemiştir.I 1935 ble Tehmbani etablert, også det i Langaområdet.
50 ayıyla 5 dönüm bir arazide yaşatacaklar.50 år for tryggere hjem.
Tarımın önemli kısmı kurutulan Simav gölü arazisinden faydalanılarak yapılmaktadır.Hovedvekten av denne osten produseres utenfor Gudbrandsdalen.
Bu kuş, daha çok açık arazilerde, savanalarda bulunur.Burung ini umum ditemui di savana pesisir yang lebih terbuka.
Arazinin çoğu dağlık olup cüzi bir kısmını yaylalar meydana getirmektedir.Kebanyakan tanahnya rendah dengan perbukitan yang condong landai.
Bu kumullar arazisinin yüzölçümü 7,700 hektardır.Wilayah ini mencangkup areal ± 7.400 hektar.
Azerbaycan'ın dağlık arazisi, kayak ve dağcılk gibi spor dallarında büyük fırsatlar sunmaktadır.Daratan pegunungan di Azerbaijan menunjang olahraga-olahraga seperti ski dan panjat tebing.
Bu arazilerin bir kısmını sonradan vakıflaştırmışlardır.Pesanan dari beberapa negara segera menyusul.
Kolorado Platosu'nun arazisini çoğu bazı ormanlar da bulunmakla beraber, yüksek rakımlı çöl arazisidir.Dataran Tinggi Colorado sebagian besar terdiri dari gurun tinggi, dengan area hutan yang tersebar.
Bunlar genelde arazi pistlerinde kullanılır.Hal ini digunakan umumnya di medan datar.
Arazisi yalnızca volkanik kayalıklardan oluşur.Namun, ini hanya berlaku untuk batuan vulkanik.
Çakıllı düzlük araziler ve kayalıklardan oluşmaktadır.Sedangkan bagian timurnya merupakan persawahan, perkebunan dan perbukitan.
Arazi genellikle engebelidir.Wilayah ini biasanya sangat terurbanisasi.
Arazisi yaklaşık dört hektardır.Dengan luas sekitar 4 hektare.
Gezi motosikleti Arazi motosikletiJalan Jalur lalu lintas Jalur sepeda motor
Kıraç arazi yapıya sahiptir.Ia harus membayar sewa tanah.
Kızıl Ordu giderek arazi kazandı.Tentara Merah dapat memenangkan pertempuran ini.
Bir ana muharebe tankı birçok arazide kullanılabilecek şekilde çok hareketli olmak için tasarlanır.Sebuah tank tempur utama dirancang untuk memiliki mobilitas tinggi dan dapat melewati segala macam medan.
Arazi sağlam bir topografyaya sahiptir.Seluruhnya wilayahnya memiliki topografi berupa dataran rendah.
Açık arazilerde görülürler.Mereka bisa dilihat di daerah pelabuhan.
Geniş bir arazisi vardır.Dia memiliki banyak tanah.