Arazilerini savunmak şimdi bir günah haline mi geldi?To defend their land has now become a sin?
Araziyi kestirmeden gidersek zaman kazandırır.It'll save time if we cut across the field.
O, arazide çalışır.He works in the fields.
Tom arazinin bir haritasına bakıyordu.Tom was looking at a map of the area.
Dedesinden birkaç hektar arazi miras aldı.He inherited some hectares of land from his grandfather.
Onlar birçok arazi sahibiler.They own a lot of land.
Tom memlekette küçük bir araziye sahiptir.Tom owns a small piece of land in the country.
Onun arazisine girişim reddedildi.I was denied access to his land.
Japonya'da arazi fiyatları çok yüksektir.Land prices are very high in Japan.
Nikaragua'ya "göller ve volkanlar arazisi" denilir.Nicaragua is called "the land of lakes and volcanos."
Tom, senin o araziye sahip olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know you owned that land.
Arazi fiyatları yükselecek gibi görünüyor.Land prices seem to just keep going up.
Tom üç yıl önce satın aldığı arazi üzerinde bir ev inşa etti.Tom built a house on the land he bought three years ago.
Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.We will divide the large area of family land equally between our children.
Arazi 8 parçaya bölündü.The land was divided into 8 lots.
Bu çiftliğin arazisi çok verimlidir.This farm's land is very fertile.
Bu arazi parçası hiçbir şeye değmez.This piece of land is worth nothing.
Tom bu araziye sahip.Tom owns this land.
Bu arazinin sahibiyim.I'm the owner of this land.
Tom bu arazinin sahibidir.Tom is the owner of this land.
Tom'un bir sürü arazisi var.Tom has a lot of land.
Tom bir sürü araziye sahip.Tom owns a lot of land.
Tom bütün arazisini sattı.Tom sold all his land.
Tom otuz yıldan daha fazla süredir o araziye sahip.Tom has had that land for more than thirty years.
Tom, üzerine bir ev inşa etmek için bir arazi satın aldı.Tom bought some land to build a house on.
Bu arazi bize ait.This land belongs to us.
Bu arazi onlara ait.This land belongs to them.
Bu arazi bana ait.This land belongs to me.
Bu arazi ona ait.This land belongs to him.
Arazi çok verimlidir.The land is very fertile.
Dan annesinden miras kalan arazi üzerinde vergilendirilmek istemiyordu.Dan didn't want to be taxed on the land he inherited from his mother.
Dan, Nevada'da bir dönüm arazi satın aldı.Dan bought an acre of land in Nevada.
Neden bu arazi henüz gelişmedi?Why hasn't this land been developed yet?
Lütfen arazimden çık.Please get off my property.
Lütfen arazimi terk edin.Please get off my land.
Tom amcasının arazisini miras olarak aldı.Tom inherited his uncle's estate.
Neden bu arazi geliştirilmedi?Why hasn't this land been developed?
Mars arazisi çok konuksever görünüyor.The terrain on Mars appears very hospitable.
Tom Boston'a yakın biraz arazi aldı.Tom bought some land near Boston.
Alışık olunmayan araziyi geçmek zor olabiliyor.Unfamiliar terrain can be difficult to traverse.
Yabancıların arazisinde yürüme.Don't walk on other people's land.
O, kamu arazisinde.It's in the public domain.
Tom araziyi bilir.Tom knows the territory.
Bu bizim arazimiz.This is our land.
Flevoland 1.400 km²'nin üzerinde araziye ve 400.000'in üzerinde nüfusa sahiptir.Flevoland now has over 1,400 km² of land and over 400,000 inhabitants.
Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.This land was expropriated from its original owner decades ago.
Burası benim arazim.This is my territory.
Çiftliğinize bitişik bir arazi aldım.I just acquired some land that's contiguous to your farm.
Bir arazi aracı genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.An SUV typically uses more gas than a car.
Kıyı bölgeleri nehirlerin kıyısı boyunca yer alan arazinin dar arazi şeritleridir.Riparian zones are narrow strips of land located along the banks of rivers.
Bu artık bizim arazimiz.This is our land now.
Bu kimin arazisi?Whose land is this?
Tepelik arazide yer alan katedral uzun bir mesafeden görülebilir.Situated on hilly terrain, the cathedral can be seen from a long distance.
Benim emekliliğim için sekiz dönüm arazi satın aldım.I have purchased eight acres of land for my retirement.
O, bir ev inşa etmek amacıyla arazi satın aldı.He bought land for the purpose of building a house.
Oldukça çok araziye sahiptim.I used to own quite a lot land.
Güneş araziyi kavurup ekinleri soldurmuş.The sun scorched the land and withered the crops.
Burada satılık bir arazi var mı?Is there some land for sale here?
Arazi neredeyse tamamen yabani böğürtlen çalılarla kaplanmıştı.The property was almost completely overgrown with wild blackberry bushes.
Bu arazi parçası benim malımdır.This plot of land is my property.