Arazinin büyük kısmı alçak ve engebelidir.La maggior parte della terra era davvero umida e acquitrinosa.
Arazinin uygunluğundaki ana etken arazinin yeraltı sularının bol olmasıydı.Nonostante fosse agile in acqua, sulla terra era piuttosto goffa.
Arazisi daha geniş olanlar ise bir kısmını satarak gelir elde ederler.E chi più produce, più guadagna dalla vendita delle derrate.
Böylece, askerlere verilen tarım arazisi dolayısıyla askerlere verilen maaşlar düşük tutulabiliyordu.Fu solo grazie alla loro generosità che i Guardiani furono risparmiati.
V40 Cross Country, V40'ın arazi aracı versiyonudur.La Volvo V40 Cross Country è la versione della gamma V40 con impostazione da SUV.
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.Arrivarono anche coloni in cerca di terreno sul quale stabilire piantagioni di cotone.
Açık arazilerde bulunurlar.Vive in aree aperte.
İnisiyatifi 30 Ağustos'ta yeniden ele geçirmişlerdi ama bu arada çok az arazi ele geçirdiler.Il 30 agosto i romeni ripresero l'iniziativa, ma guadagnarono scarso terreno.
Köylüler için geçici evler inşa ettiler ve çiftlik arazisini temizlediler.Essi costruirono abitazioni temporanee per gli abitanti del villaggio e liquidati per i terreni agricoli.
Groningen ilinde en önemli arazi kullanımı tarım üretimi içindir.Dego basa la sua principale attività economica nella produzione agricola.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.Potevano comprare e vendere appezzamenti di terra oppure cederli in affitto.
Lamborghini Cheetah Lamborghini firmasının tasarladığı ilk arazi taşıtıdır.La Lamborghini Cheetah è stato il primo tentativo di veicolo fuoristrada della Lamborghini.
Arazi yapısında neredeyse hiç düz alan yoktur.Non credo che esista sulla terra un angolo più deprimente.
3. Yuvarlak uçlu : dağlık ve tepelik arazide kullanılır.Livello 3: il livello è ambientato in buona parte tra boschi e montagne.
Günümüzde "Galler" ülkesi olarak kabul edilen araziler Domesday kitabinda Cheshire ıcinde görülmektedir.La zona su cui sorge Torpoint è menzionata già nel Domesday Book.
Geri kalan kısmı tarım arazisidir.Il resto del territorio ha destinazione agricola.
Arazinin 1/3’ü yayladır.Difficoltà: 1/3 La Terra dello Spazio.
Arazi engebelidir.La terra inquieta.
Arazisinin bir kısmı Gölbaşı Özel Çevre Koruma Alanı içinde ve III. derecede koruma alanıdır.Tutto il litorale seminarese rientra Zona di protezione speciale.
Arazi toprağı verimsizdir.La terra senza male.
Arap babunu yarı-çöl arazilerde yaşar.In Egitto vive in zone semi-desertiche.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Un contadino molto povero, possedeva un po' di terra e due buoi.
Ardenler'in engebeli arazisi tarım olanağını oldukça kısıtlar.Le Ardenne per il resto sono poco densamente popolate.
Fakat Moğolistan arazisi ulaşıma imkan vermemektedir.La Crown Estate non può prestare denaro.
Arazideki Ağaçlar.Alberi nel parco.
Bu araziler büyüyen şehirleşmiş alanlar haline girdiler.Gli insediamenti incominciano a costituirsi come vere e proprie città organizzate.
Köyün oldukça verimli bir arazisi vardır.Un ritratto di provincia abbastanza efficace.
Yaylanın ve arazinin bomboş olması, başkalarının da buraya gelip yerleşmelerini sağlamıştır.Scomparite e non farete altro che un bene al mondo e a chi rimane.
Kale düz toprak ve tepelik arazinin ikisini de içeriyordu, Doğu Asya’da ender görülen bir şey.La fortezza si estende sia su terreno piano che collinare, un fatto piuttosto raro in Asia orientale.
III. Philipp eyrıca hükümdarlığı boyunca birçok küçük araziyi topraklarına ekledi.Ma il re Olaf aveva acquisito numerosi nemici durante la sua ascesa al potere.
Üçüncü çağdan itibaren Ferah Çayırlar Hobbit'lerin bulunduğu bir arazi olmuştur.Durante le nuove Guerre segrete è comparso un terzo Hobgoblin.
Cross-Country Cycling, kısaca XC, kabaca "Arazi bisikleti" diyebileceğimiz olan dağ bisikleti sınıfıdır.Il cross country (XC) è la disciplina della mountain bike più vicina al classico ciclismo.
Zelanda ilinin arazisinin büyük bir kısımın rakımı deniz seviyesinin altında bulunmaktadır.Ampie parti della Zelanda si trovano sotto il livello del mare.
Ekili-dikili arazi oranı %30'dur.Lo stato della Stiria contribuì invece per il 30%.
Köy arazileri engebelidir.I nomi di campo sono stringhe.
Yığma sayısına arazi koşullarında karar verilir.L'ordine di grandezza dell'importo viene desunto dal contesto.
Bu nedenle arazi yapısı engebelidir.L'impegno di superficie è quindi significativo.
Torino ilinde en son 2008de yapılan reformlerla 6 adet "Dağlık Arazi Komünitesi" bulunmaktadır.Nel 2008 si è aggiunto alla manifestazione il "Torneo delle Canoe", abbinato alle sei circoscrizioni.
Şehir çevresindeki arazilerde tarım yapılmaktadır.L'agricoltura è sviluppata nelle zone rurali che circondano la città.
Yani kıvrımlı bir arazi şekli yaygındır.È ora, comunemente, una forma di terrore.
Arazisi kısmen dağlık ve geniş düzlükler halinde olup çok verimlidir.Il suo territorio è in parte pianeggiante e in parte collinare e montuoso.
Bu sırada Arazzamin köyünde çatışmalara katıldı.Ora si ritrova in mezzo alla lotta per quella carica.
Daha sonra yine Körfez Bölgesi'nde arazilerle ödüllendirilmiştir.Successivamente fu elevata nuovamente a contea sotto gli Alagona.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Il terreno è vario, con dolci colline.
Arazideki operasyonların yanı sıra şehir merkezlerinde de PKK'ya yönelik çalışmalar devam etti.Oltre all'attivismo nell'UTC, ottenne funzioni anche in seno al PCR.
Düz ve sulak araziye sahip olup oldukça verimli toprakları bulunmaktadır.Il resto della mappa ha proporzioni ragionevoli e territori probabili.
Kontluk arazisinden kuzey-doğu yönünde geçen "Nene Nehri" kontluk merkezi şehri Northampton'dan geçer.Verso nord-est scorre il fiume Nene che bagna il capoluogo di contea di Northampton.
Eyaletin yalnızca %15'i verimli, düz araziden oluşur.Tuttavia, solo il 15% delle coppie rimangono fedeli da un anno all'altro.
Mahallenin arazi yapısı tamamen ovadır.Ne fanno parte tutti i capimandamento della provincia.
Topografik engebeli bir arazi yapısı ile demiryolu ve karayolu ağı ile çevrilidir.Monrovia è collegata con il resto del paese attraverso una rete stradale e ferroviaria.
Güneydoğuda, Zhel'tau dağlık arazisi ile Jambıl Dağı'nda 974 m bir yüksekliğe ulaşır.Nel sud-est, l’altopiano di Zhel’tau raggiunge i 974 m di quota con il monte Dzhambul.
Arazi yapısı itibarıyla dağlık ve çok engebeli bir karaktere sahiptir.A dispetto del nome la montagna si presente invece imponente e con roccia particolarmente solida.
Azerbaycan'da tunç dönemi Kür-araz kültürü arkeolojik kültürüne ait bulgular temelinde derinden öğrenilmiştir.Il problema dell'origine della cultura peruviana è stato molto dibattuto dagli archeologi.
Köy Güven Dağı üzerinde orman köyü olarak kurulmuş olup, arazisi dardır.Castello di Mistretta edificato su un monte come fortezza a guardia della città.
İlçede ekilebilir arazi sınırlı olup, dağlık alanların yüksek kesimlerinde orman alanları mevcuttur.Nelle regioni montuose si spinge eventualmente oltre il limite superiore delle foreste.
Akan su ile ilçenin tüm arazileri sulanmaktadır.Infine si lava il restante materiale con acqua.
Engebeli arazi çok azdır.Le monete conosciute sono poche.
Blindern antik bir tarım arazidir.Colturano è una località agricola di antica origine.
2013 Yılında Kurtlar Vadisi Pusu Dizisinde Araz Karakteri ile dizi oyunculuğu yapmıştır.Nel 2011 lascia il ruolo da protagonista nella serie Lobo per problemi personali.
Genel olarak araziyi Alpin çayırları oluşturur.È comune soprattutto sull'arco alpino.