Günümüzde ise yapay adalar genellikle arazi ıslahı sonucu oluşturulmaktadır.Heutige künstliche Inseln werden für gewöhnlich durch Landgewinnung angelegt.
Güneyde doğu arazi yapısı dalgalı bir görüntü almaktadır.Der Garten im Süden der Villa bietet ein völlig anderes Bild.
Ayrıca tarım arazileri geniş ve fakat parçalıdır.Ihr Verbreitungsgebiet ist groß, aber zerstückelt.
Ayrıca ilçe arazisi mantar türleri bakımından da oldukça zengindir.Auch der Mittelmeerraum ist vergleichsweise reich an Arten dieser Gattung.
Vefatından sonra, Validebağ arazisi Altunizade ailesinin mülkiyetine geçer.Durch Erbschaft kam die Familie de Walden schließlich in den Besitz des Landes.
Bu kurutulan bataklık arazide kurulan dördüncü yerleşkedir.Es ist die vierte Wallfahrtskapelle auf diesem Boden.
Kızıl enseli doğanlar, kuark ve açık arazilerin kuşlarıdır.Rotflügelsittiche sind Vögel der offenen bewaldeten Landschaft.
Uydu haritaları ve arazi haritaları.Karten Rad- und Wanderkarte.
Arazisi çoğunlukla dağlıktır, kıyıda dar ovalar vardır.Sie ist größtenteils mit Wüste bedeckt, doch gibt es an den Ufern auch Ackerland.
Araz Yakupoğlu bir çоk kitapların editörü de olmuştur.Er ist auch ein trickreicher Sachbuchautor.
Bu arazi kısa süre içinde parsellenerek köylülere dağıtıldı.Stattdessen wurde das Land direkt an die Bauern verteilt.
Daha önce terk etmiş oldukları arazileri tekrar ellerine geçirmek için geri geleceklerdir.Sollen Frauen wieder dahin zurückkehren wo sie einst waren.
Genellikle açık arazide taşlar altında bulunurlar.Oftmals sind sie jedoch unter Steinen versteckt.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Dazu gehörte ein Langhaus, eine kleine Kirche und zwei kleinere Gebäude.
Oldukça dağlık bir arazisi vardır.Dies zeigt einen Berg da genug innen.
Bu süspansiyon tanka arazide daha fazla sürat ve daha iyi hareket kabiliyeti sağlıyordu.Die bergige Strecke konnte so schneller und mit höherer Kapazität befahren werden.
3,5 dönüm arazisi vardır.Es verfügt über 3 ½ Geschosse.
55 dönümlük bir araziyi kaplamaktadır.Er erstreckt sich über eine Fläche von 55 dönüm.
Hane reislerinin tamamı ziraatla uğraşmakta ve 14 kilelik arazide çiftçilik faaliyetlerini sürdürmekteydi.Trotzdem vererbt er seinen zehn Mägden und Knechten den gesamten Bauernhof.
Napoli başkenti olarak idare ettiği araziler üzerindeki hükümdarlığı devam etmiştir.Seine Herrschaft blieb auf das Königreich Neapel genannte Gebiet beschränkt.
Ancak hakkındaki bilgiler boş, kendisi arazi ve kayıptır.Seine Themen sind nun die Leere, das Nichts, der Untergang.
Şehir arazisinin en yüksek noktası, deniz seviyesinden 130.0 m, en alçak noktası 110.5 m yüksekliğindedir.Der höchste Punkt im Stadtgebiet liegt bei 130,0 m, der tiefste Punkt 110,5 m ü. NN.
Bu mevsimde araziler gelecek ekim dönemine hazırlanır.Ab diesem Zeitpunkt wird das Saatgut verteilt, um für das kommende Jahr vorzusorgen.
671.000 hektar arazi tarımda kullanılmaktadır.1377 Hektar Land werden landwirtschaftlich genutzt.
Araziler ucuza kapatılır (Baradan bu yaptığına üzülmüştür).Die leichten Seltenen Erden (LREE) sind hier jedoch abgereichert.
Ancak ülkede tarıma elverişli arazi hemen hemen yoktur.Arbeitsmöglichkeiten im Ort gibt es praktisch keine.
Çevresi ormanlarla çevrili tarım arazileri az ve kıraçtır.Im restlichen Stadtgebiet sind die Waldflächen nur klein und sehr verstreut.
Genelde düz bir arazi üzerinde kurulmuştur.Meist wurden sie auf ebener Erde errichtet.
Mahallenin toplam arazisi 16,950 dekardır ve bunun % 45'i tarım arazisidir.Die Fläche der Gemeinde umfasst 9164 ha, davon sind 44,5 % Wälder.
Bunun yanında sulanabilir araziler de büyük ölçüde sebze meyve yetiştirilmesine müsaittir.Unabhängig davon ist es möglich sortenreine Pflanzen über vegetative Vermehrung zu erhalten.
Arazi yapısı düz ve ovadır, dağ ve tepeler bulunmamaktadır.Der Landkreis ist komplett eben und besitzt keine Hügel oder Berge.
Kasabanın etrafı oldukça düzgün tarım arazileri ile çevrilmiştir.Die Stadt ist von viel fruchtbarem Landwirtschaftsland umgeben.
Fakat yağış eksikliği ve ters arazi koşullarına rağmen tarım gelişmiştir.Trotz Rationierung der Lebensmittel und Mangelwirtschaft blieb die Lage aber ruhig.
Arazi toprağı verimsizdir.Der Boden ist unverziert.
Tarım arazisi az, ormanlık arazisi büyüktür.Die Böden sind wenig ergiebig, vorrangig gibt es Weideland.
İlçe içinde tarım için kullanılabilir arazi alanı 174.5 bin dekardır.Ein Frühstück am Platz konnte in der ersten Klasse für 14,90 DM erworben werden.
"John de Courcy" 1177'de doğu Ulster'e hücum edip buraları kendi arazisine kattı.1177 fiel John de Courcy in Irland ein und eroberte einen Großteil des östlichen Ulster.
Köy arazisi 8 çiftlik yeridir.Der Viehbestand ist 8 Kühe.
Arazinin toprak örtüsü çeşitlidir.Die Landschaftsformen des Gebietes sind vielfältig.
Arazi çoğunlukla yüksektir.Das Terrain ist größtenteils eben.
Böylece köy arazilerinin büyük bir kısmı sulanabilir olacaktır.Daher dürfte ein großer Teil der Siedlung zerstört sein.
Arazideki Ağaçlar.Bäume in den Himmel.
Petit Trianon, Fransa'da, Versay Sarayı arazileri üzerindeki küçük bir şatodur.Er befindet sich im Französischen Garten des Petit Trianon, im Schlosspark zu Versailles.
Tür, açık arazilerde ve savanlarda bulunur.Die Art kommt im offenen Gelände und in Siedlungsgebieten vor.
Sahile yakın 20 dönüm arazi üzerine tesisleri de vardır.Vor der Küste gibt es über 20 Tauchstellen.
Çok ağır olan tank taretini düz olmayan arazide döndürmek imkânsızdı.Ein großflächiger Panzereinsatz war in der Trümmerlandschaft nicht möglich.
Storskog Norveç'ten Rusya'ya sadece yasal arazi sınır kapısıdır.Hier in Storskog befindet sich der einzige offizielle Grenzübergang zwischen Russland und Norwegen.
Ama aynı arazilerde yaşayan iki değişik statülü halk bulunmaktaydı.In beiden Städten wohnte dasselbe Volk.
Genel olarak düz sayılabilecek bir arazi üzerinde kurulmuştur.Es wird ganz allgemein als gültiges Taxon betrachtet.
Geometri, arazi ölçümü sözcüklerinden türetilmiştir.Die dargestellte Geometrie wird durch die Bemaßung quantifiziert.
Mecklenburg ve merkezî Pomeranya kırsal arazileri talan edildi.In Mecklenburg wurden nur die Städte als Landschaft bezeichnet.
Bu engebeli arazi, yolların virajlı ve bozuk olmasına neden olup mahalledeki ulaşımı zorlaştırmaktadır.Anwohner und Passanten fühlen sich durch den Lärm und die Störung des Verkehrsflusses belästigt.
Bu arazi daha çok orman alanıdır.Es gibt mehr Wald als Nutzfläche.
Sahilden itibaren hızlı bir yükselme başlar bu yüzden arazi çok engebeliktir.Das Land steigt von der Küste her schnell an, so dass der Großteil der Landschaft bergig ist.
Geri kalan kısmı tarım arazisidir.Der Rest ist ländliches Gebiet.
Arazi yapısı, özellikle yerleşim yerinde dağlıktır.Gebirgsname wie überwiegend in diesem Stadtteil.
Burası askerî bakımdan müdafaası kolay, Moğolların saldırısına imkân vermeyen bir araziydi.In dieser innenpolitischen Lage war an eine wirkungsvolle Verteidigung gegen die Mongolen nicht zu denken.
Arazinin çoğu dağlık olup cüzi bir kısmını yaylalar meydana getirmektedir.In den Bergen gibt es häufige Niederschläge, die eine Vielzahl von Bächen entspringen lassen.
Tarım arazilerini sulamak için 2001 yılında baraj göleti yapılmıştır.SWR 2003 Der Kampf der Bauern um den Schwarzwald.
Yusan (遊山) "dağlara veya açık araziye çıkış/gidiş" yani "gezinti", neşeli ve cesur bir yaşamı vurgular.Bruno hingegen habe während der Inflation Aktien und Devisen verkauft, „um gut und teuer leben zu können“.