Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Na koniec podzielę się przesłaniem: nie trzeba szukać pomocy z zewnątrz.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Päätän sanomalla, että minusta ei tarvitse etsiä ratkaisuja ulkopuolelta.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Saya akan simpulkan dengan mengatakan bahwa saya pikir anda tidak harus mencari solusi di luar
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Tôi sẽ kết thúc bằng câu châm ngôn mà tôi nghĩ bạn không phải tìm những lời giải ở bên ngoài,
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Voi termina prin a spune că eu cred că nu trebuie să cautăm soluţii în afară.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Vou terminar dizendo apenas que penso que não é necessário procurar soluções no exterior.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Voy a terminar diciendo que pienso que no tienen que buscar soluciones fuera.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Θα ολοκληρώσω λέγοντας πως δεν χρειάζεται να ψάχνετε εξωτερικές λύσεις.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.И в завершении я скажу, что вам незачем далеко ходить за решениями.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Наостанок скажу лише, не думаю, що вам слід шукати рішень зовні.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Ще завърша като кажа само, че не мисля, че решения трябва да се търсят отвън.
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim.Fiskét és közöltem vele: "Kiszállok."
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim."Ich breche ab."
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim."Ik stop." Ze zei: "Je stopt niet.
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim."Jag slutar." Hon sa: "Du ska inte sluta.
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim.전화해서 "저는 포기할래요"라고 말했어요.
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim."Аз прекъсвам."
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim."Я бросаю университет".
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim.שהתקשרתי אליה ואמרתי, "אני עוזבת."
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim.فقمت بالاتصال بها وإخبارها، "أنا أستقيل".
Susan'i arayıp "Vazgeçiyorum" dedim.すると彼女は言いました
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Azóta is kutatunk, de nem lehet túlhangsúlyozni a hátralévő kutatás nagyságrendjét.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.De atunci suntem mereu în căutare, dar e imposibil să exagerăm amploarea căutării care rămâne.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Hemos estado buscando desde entonces, pero es imposible exagerar la magnitud de la búsqueda que falta.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.우리는 그 시절부터 쭉 찾아 왔지만 아직 남아있는 탐색 대상의 방대함을 부풀려 말할 수 없습니다.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Nós andamos a pesquisar desde então, mas é impossível sobrestimar a extensão da pesquisa que falta.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Odvtedy stále hľadáme, ale je nemožné prehnať rozmer hľadania, kktoré nás len čaká.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Poszukiwania trwają, jednak należy podkreślić, jak ogromnie wiele mamy do zrobienia.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.We zijn nog steeds zoekende, maar het is onmogelijk te overschatten wat er nog te doen blijft.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Мы ищем с тех пор, но невозможно переоценить масштаб еще неизведанного
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Оттогава насам търсим непрестанно, но е невъзможно да се пресили величината на оставащото търсене.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.מאז אנו מחפשים, אבל לא ניתן להפריז בתאור מימדי החיפוש שעדיין צריך לבצע.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.نحن في بحث مستمر عنها ، ومهما ضخّمنا فمن المستحيل أن نكون نبالغ في حجم البحث المتبقي.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.まだ残されている探索がいかに広大かは 過大に言うことが出来ません 40年に渡るSETIの努力も
Takdir edersiniz ki bu inanilmaz bir yenilik. Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.Mimořádnou inovací bylo hledání řešení v sektorech mimo autoprůmysl.
Takdir edersiniz ki bu inanilmaz bir yenilik. Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.Искам да кажа, че бе невероятна иновация, търсейки решения за не-автомобилния сектор.
Tekrar arayın diye ben mi söyliyeyim?¿Debería decirles que vuelvan a llamar más tarde?
Tekrar arayın diye ben mi söyliyeyim?Devo dir loro di richiamare?
Tekrar arayın diye ben mi söyliyeyim?Mám mu vyřídit, aby zavolal později?
Tekrar arayın diye ben mi söyliyeyim?Powiedzieć im, żeby zadzwonili później?
Tekrar arayın diye ben mi söyliyeyim?Să le spun să revină mai târziu?
Tekrar arayın diye ben mi söyliyeyim?Να τους πω να ξαναπάρουν;
Tekrar arayın diye ben mi söyliyeyim?Сказать им, чтобы перезвонили?
Tekrar arayın diye ben mi söyliyeyim?>彼らは、彼らの通信衛星がどこにあるか把握しているし、 そのひとつも見失っていない、と言っている。
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.Ale będąc w Rzymie, bardzo mię pilno szukał i znalazł.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.Ale keď prišiel do Ríma, usilovne ma hľadal i našiel.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.antes quando veio a Roma, diligentemente me procurou e me achou.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.anzi, venuto a Roma, mi ha cercato con premura, finché mi ha trovato
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.au contraire, lorsqu`il est venu à Rome, il m`a cherché avec beaucoup d`empressement, et il m`a trouvé.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.Begitu tiba di Roma, ia terus berusaha mencari saya sampai ia bertemu dengan saya
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.fastmer, när han kom till Rom, sökte han efter mig med all iver, till dess han fann mig.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.Integendeel. Toen hij in Rome aankwam, heeft hij overal naar mij gezocht en mij tenslotte gevonden.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.로마에 있을 때에 나를 부지런히 찾아 만났느니라
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.Lại còn , khi người vừa đến thành Rô-ma , đã vội vả kiếm ta , và kiếm được .
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.Lại còn, khi người vừa đến thành Rô-ma, đã vội vả kiếm ta, và kiếm được.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.Más bien, cuando estuvo en Roma, me buscó solícitamente y me halló
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.men da han kom til Rom, søgte han ivrigt efter mig og fandt mig.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.men da han var kommet til Rom, søkte han med stor iver efter mig og fant mig.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.Nu numai atît, dar, cînd a fost în Roma, m'a căutat cu multă grijă şi m'a găsit.
Tersine, Romaya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.Nýbrž přišed do Říma, pilně mne hledal, a nalezl.