Ana içeriğe geç
Sözlük

arayı ile cümle

arayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıpLassen Sie mich Ihnen etwas sagen:
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıpNiečo vám poviem.
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıp "Sanırım birisini görmem lazım.Để tôi nói với bạn điều này: bạn biết mình là ai khi bạn gọi cho bạn của mình và nói.
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıp "Sanırım birisini görmem lazım.Dovolte mi něco říct; zjistíte, kdo jste když zavoláte přátelům a řeknete, "Myslím, že potřebuju pomoc.
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıp "Sanırım birisini görmem lazım.Hadd mondjak el valamit: az önismeret ott kezdődik, amikor az ember felhívja a barátait, és megvallja:
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıp "Sanırım birisini görmem lazım.Ik kan je vertellen: je weet pas echt wie je bent als je je vrienden belt en zegt:
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıp "Sanırım birisini görmem lazım.Jag ska berätta något för er: jag vet vilka ni är när ni ringer någon av era vänner och säger:
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıp "Sanırım birisini görmem lazım.Vou dizer uma coisa: ficamos a saber quem somos quando ligam para os vossos amigos e dizem:
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıp "Sanırım birisini görmem lazım.Дозвольте мені сказати вам дещо: ви багато дізнаєтесь про себе, коли дзвоните друзям і говорите:
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıp "Sanırım birisini görmem lazım.Позвольте сказать вам кое-что: можно много узнать о себе, когда звонишь друзьям и говоришь:
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıpΔεν θα 'θελα να ήμουν ο ψυχαναλυτής σου. " (Γέλια)
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıpНека ви кажа нещо:
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıpתנו לי לומר לכם משהו: אתה יודע מי אתה
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıpدعونى أخبركم بشيئ : أتعرفون من أنتم
Size bir şey söyleyeyim: arkadaşlarınızı arayıp友達に電話して「相談相手が必要なんだけど
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap. Bayan Jones'un dosyalarına bak.스위스에서 전화를 걸어 " 자, 우리 시스템에 접속 하세요,
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap. Bayan Jones'un dosyalarına bak.On peut vous appeler en Suisse et dire, "Écoutez, accédez à notre système.
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap. Bayan Jones'un dosyalarına bak.Puedo llamarte a Suiza y decirte, "Escucha, entra a nuestro sistema.
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap. Bayan Jones'un dosyalarına bak.אני יכול להתקשר אליך בשוויץ ולומר "שמע, הכנס למערכת שלנו.
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap. Bayan Jones'un dosyalarına bak.يمكنني أن أتصل بك في سويسرا و أقول، "اسمع، ادخل على نظامنا
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap. Bayan Jones'un dosyalarına bak.とここからスイスへ電話を入れることもできます
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap.Ich kann Sie in der Schweiz anrufen und sagen:
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap.Io posso chiamarvi in Svizzera e dire:
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap.Mogę zadzwonić do kogoś w Szwajcarii i powiedzieć:
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap.Pot sa va sun in Elvetia si sa va spun:
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap.Мога да ви се обадя в Швейцария и да кажа:
Siz İsviçre'deyken arayıp, "Dinle, sisteme giriş yap.Я могу позвонить вам в Швейцарию и сказать:
Sığınma evinde kalabilmek için 045 639 6274 nöbetçi telefon numarasını arayın.Mona收容所为外籍女性和儿童提供服务。如需前往收容所,请拨打值班电话045 639 6274。
Sığınma evinde kalabilmek için 045 639 6274 nöbetçi telefon numarasını arayın.Puede llamar al número de guardia 045 639 6274 si necesita una plaza en el hogar de acogida.
Sığınma evinde kalabilmek için 045 639 6274 nöbetçi telefon numarasını arayın.Ring journumret 045 639 6274 om du behöver en plats på skyddshemmet.
Sığınma evinde kalabilmek için 045 639 6274 nöbetçi telefon numarasını arayın.Soita päivystävään numeroon 045 639 6274, jos tarvitset paikan turvakodista.
Sığınma evinde kalabilmek için 045 639 6274 nöbetçi telefon numarasını arayın.Vous pouvez appeler le numéro de permanence 045 639 6274, si vous avez besoin d’une place au refuge.
Sığınma evinde kalabilmek için 045 639 6274 nöbetçi telefon numarasını arayın.Позвоните по дежурному телефону 045 639 6274, если вам необходимо место в приюте.
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Así que ese es uno; el cruzar esta frontera, este intermediario el cual...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Così che questo è uno - questo trapassare i confini questo farsi tramite che --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Deci, această depășire a limitelor, un fel de strecurare...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Dus dat is het -- die grensoverschrijding, deze tussenstap die --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--En voilà un -- ce dépassement de limites ce médiateur qui --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--그 하나로, -- 이런 경계를 넘나드는 것, 이런 중개자의 예로 말이죠. --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Nên vậy đấy..., sự vượt ranh giới này, người trung gian này...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Portanto, esta é uma — este ultrapassar os limites, este mediador...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Så der er en ... denne grænseoverskridelse, denne mægling mellem -
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Så det är en -- detta överskridande av gränser, detta gå-emellan som --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Soviel zu Grenzenüberschreitung, dieser Vermittler,
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--To pierwsze - przekraczanie granic, pośrednictwo -
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Това е едно... това преминаване на граници, това посредничество, което...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--אז זה הדבר הראשון -- חציית הגבולות הזו. התיווך הזה אשר --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--لذا هذه واحده -- هذا المعبر الحدودي، هذا الانتقال بين الذي --
Sorumlu hissettim. Ordaki muhabirlerimizi ve haber merkezimizi arayıp onlara şunu söyledim:Cítil jsem tu zodpovědnost zavolat našim korespondentům a zavolat do naší kanceláře a říct jim:
Sorumlu hissettim. Ordaki muhabirlerimizi ve haber merkezimizi arayıp onlara şunu söyledim:Cítil som zodpovednosť zavolať našim korešpondentom a zavolať do našej kancelárie a povedať im:
Sorumlu hissettim. Ordaki muhabirlerimizi ve haber merkezimizi arayıp onlara şunu söyledim:Ik voelde de verantwoordelijkheid om onze correspondenten en onze redactie op te bellen om hen te vertellen:
Sorumlu hissettim. Ordaki muhabirlerimizi ve haber merkezimizi arayıp onlara şunu söyledim:Чувствах се длъжен да се обадя на кореспондентите ни там и в новинарската ни централа, и да им кажа:
Söyleyemeyeceğim... - Oraya varınca bizi arayın.- אוקיי, תלכו פנימה, תודה. - אוקיי, ללכת.
Söyleyemeyeceğim... - Oraya varınca bizi arayın.- حسناً، نحن سندخل، شكر - حسناً، إذهب
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Csak arra akartam kilyukadni, hogy szerintem nem kell kívül keresni a megoldást.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Ich schliesse damit zu sagen, dass ich glaube, dass man Lösungen nicht draussen suchen muss.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Ik zal even samenvatten door te zeggen dat ik denk dat je niet ver moet zoeken naar oplossingen.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.In conclusione vorrei dire che non penso sia necessario cercare soluzioni all'esterno.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Jeg vil lige runde af med at sige, at jeg tror, man ikke er nødt til at lede efter løsninger udenfor.
Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Çözümleri dışınızda aramayın, içinizde arayın.Je vais simplement conclure en disant que je ne pense pas qu'on doive chercher les solutions à l'extérieur.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod