Ana içeriğe geç
Sözlük

arayı ile cümle

arayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.Tìm lời giải cho các mặt hàng không phải ô tô.
Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.Ze zochten oplossingen voor andere sectoren.
Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.Искать решения в сферах, далёких от автомобилестроения.
Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.לחפש פתרונות למקטעים מחוץ למקטע של מכוניות.
Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.كان يتم البحث عن الأفكار في القطاعات غير المتعلقة بالسيارات
Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.あらゆるアイデアが歓迎される
Öyleyse bana izin verin, sadece bu noktaları diyelim Bu bir f1 arayın.Quindi diamo un nome a questi punti, fammi chiamare questo f1.
Öyleyse bana izin verin, sadece bu noktaları diyelim Bu bir f1 arayın.Нека наречем тези точки, ще обознача тази като f1.
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Alors, comment procéder dans notre recherche du bonheur?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz? Çoğu kez dışarıya bakarız.그렇다면 사람들은 어떤 식으로 행복을 추구할까요? 대부분의 경우 우리는 외부를 바라봅니다.
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz? Çoğu kez dışarıya bakarız.Οπότε πώς προχωράμε στην αναζήτηση για ευτυχία; Πολύ συχνά κοιτάζουμε προς τα έξω.
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz? Çoğu kez dışarıya bakarız.אז איך אנחנו ממשיכים במסע החיפוש שלנו אחר האושר? לעיתים תכופות מאוד אנחנו מתבוננים החוצה.
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz? Çoğu kez dışarıya bakarız.كيف نسير فى رحلتنا للسعى تجاه السعادة ؟ نحن فى الغالب ننظر للخارج .
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz? Çoğu kez dışarıya bakarız.'幸せ'になるために すべての状況
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Cum pornim în căutarea fericirii?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Dus hoe gaan we nu verder in onze zoektocht naar vreugde?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?E allora come dobbiamo procedere nella nostra ricerca della felicità?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Então como prosseguimos na nossa busca pela felicidade?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?¿Entonces cómo proceder en la búsqueda de la felicidad?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Hogyan folytassuk akkor hát a boldogság utáni kutatásunkat?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Jadi bagaimana kita melanjutkan pencarian kebahagiaan?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Jak poszukujemy szczęścia?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Jak vlastně postupujeme při hledání štěstí? Velmi často se rozhlížíme kolem sebe.
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Miten edetä onnen etsinnässä?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Så hur går vi vidare i vårt sökande efter lycka?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Takže, ako máme postupovať v našom hľadaní šťastia?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Vậy làm thế nào để chúng ta bước vào hành trình truy tìm hạnh phúc?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Wie sollen wir bei unserem Streben nach Glück also vorgehen?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Как да продължим нашето търсене на щастието?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Как же продвигаться в поисках счастья?
Öyleyse mutluluk arayışımıza nasıl devam ederiz?Тож як ми відправляємось на пошуки нашого щастя?
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.A SETI viszont nagyon egyszerű.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.Dagegen ist SETI wirklich einfach.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.Inštitúcia SETI je na druhej strane veľmi prostá.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.반면에, 세티는 정말 간단합니다.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.Le SETI, d'un autre côté, est très simple.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.Mas a procura de ETs é muito simples.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI, d'altra parte, è veramente semplice.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI, di sisi lain, sangatlah sederhana.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI er dog meget simpel.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI, in tegenstelling, is eigenlijk heel simpel.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI, mặt khác, rất đơn giản
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI, pe de altă parte, e simplu de priceput.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI, por otro lado, es realmente simple.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI z kolei działa bardzo prosto.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI, от друга страна, е много просто.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETI, من نايحة أخرى بسيط جداً.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.Το SETI, από την άλλη πλευρά, είναι πραγματικά απλό.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.С другой стороны, с проектом SETI всё просто.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.סט"י, לעומת זאת, הוא עניין באמת פשוט.
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.私たちは大きなアンテナを使い
O zamanlar ABD'deydim. arayıp, babamın çok hasta olduğunu söylediler ki, ilk kez hastalanıyordu.Byłam wtedy w Stanach, gdy zadzwonili do mnie - był bardzo chory.
O zamanlar ABD'deydim. arayıp, babamın çok hasta olduğunu söylediler ki, ilk kez hastalanıyordu.Ero negli USA, all'epoca, mi chiamarono e mi dissero che era molto malato, la prima volta che si ammalò.
O zamanlar ABD'deydim. arayıp, babamın çok hasta olduğunu söylediler ki, ilk kez hastalanıyordu.Ik was toen in de VS en werd gebeld. De eerste keer was hij ernstig ziek.
O zamanlar ABD'deydim. arayıp, babamın çok hasta olduğunu söylediler ki, ilk kez hastalanıyordu.그리고 제가 미국에 있을당시 아버지가 위독하시다는 전화를 받았습니다. 처음으로 병세를 보인 시기였죠.
O zamanlar ABD'deydim. arayıp, babamın çok hasta olduğunu söylediler ki, ilk kez hastalanıyordu.La vremea respectivă eram în SUA, şi m-au chemat, el era foarte bolnav, prima oară când s-a îmbolnăvit.
O zamanlar ABD'deydim. arayıp, babamın çok hasta olduğunu söylediler ki, ilk kez hastalanıyordu.Và tôi đang ở Mỹ vào lúc đó và họ gọi cho tôi. Ông ốm rất nặng, lần đầu tiên ông bị ốm.
O zamanlar ABD'deydim. arayıp, babamın çok hasta olduğunu söylediler ki, ilk kez hastalanıyordu.Бях в Щатите по това време, и ми се обадиха, той беше много болен, първият път като се разболя.
O zamanlar ABD'deydim. arayıp, babamın çok hasta olduğunu söylediler ki, ilk kez hastalanıyordu.В тот момент я была в Штатах, и мне позвонили. Ему было очень плохо, когда он заболел в первый раз.
O zamanlar ABD'deydim. arayıp, babamın çok hasta olduğunu söylediler ki, ilk kez hastalanıyordu.הייתי בארה"ב בזמנו, והתקשרו אלי. הוא חלה מאד, הפעם הראשונה שהוא חלה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod