Ana içeriğe geç
Sözlük

arayı ile cümle

arayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Nöbetçiliği daha önceden arayın.Звоните дежурному врачу заранее.
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Azt mondta, hogy ő hívja meg később, uram. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Dia mengatakan bahwa dia akan menelepon lagi nanti, Sir. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""El a spus că va suna din nou mai târziu, domnule. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Er sagte, er würde es später noch einmal anrufen, Sir. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Ha detto che avrebbe chiamato più tardi, signore. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Han sa att han skulle ringa igen senare, sir. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Han sagde, at han ville ringe igen senere, sir. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Hän sanoi että hän soittaa myöhemmin uudelleen, sir. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Hij zei dat hij opnieuw zou later noemen, meneer. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Il a dit qu'il appellerait plus tard, monsieur. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. "입술 당신은 단순히 옛 불독 뽑은 조금을 가지고 있고을 무시했습니다 해를주는. "그는 그가 나중에 다시 전화 것이라고 말했다 알겠습니다. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Ông nói rằng ông sẽ gọi lại sau, thưa ông. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""On hovoril, že on by volal neskôr, pane. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""On je rekel, da bo razpis še enkrat kasneje, gospod. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""On powiedział, że rozmowy ponownie później, sir. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""On říkal, že on by volal později, pane. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Είπε ότι θα συγκαλέσει και πάλι αργότερα, κύριε. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Він сказав, що він назве пізніше, сер. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Он сказал, что он назовет позже, сэр. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. ""Той каза, че ще се обадите отново по-късно, сър. "
"O, daha sonra tekrar arayın olacağını söyledi. efendim. "嫌な人。 "彼は、彼が後で再度呼び出すと述べた 先生。" "何かが、Jeevesの上でなければならない。"はい、先生。"
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››A on im povedal: Čo to, že ste ma hľadali? Či ste nevedeli, že musím byť vo veciach svojho Otca?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››"Dat hoefde toch niet?" antwoordde Hij. "Wist u niet dat Ik bezig moet zijn met de dingen van mijn Vader?"
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Ed egli rispose: «Perché mi cercavate? Non sapevate che io devo occuparmi delle cose del Padre mio?»
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››El le -a zis: ,,Dece M'aţi căutat? Oare nu ştiaţi că trebuie să fiu în casa Tatălui Meu?``
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››예수께서 가라사대 어찌하여 나를 찾으셨나이까 내가 내 아버지 집에 있어야 될 줄을 알지 못하셨나이까 하시니
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Ngài thưa rằng : Cha_mẹ kiếm tôi làm_chi ? Há chẳng biết tôi phải lo việc Cha tôi sao ?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Ngài thưa rằng: Cha mẹ kiếm tôi làm chi? Há chẳng biết tôi phải lo việc Cha tôi sao?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Og han sagde til dem: "Hvorfor ledte I efter mig? Vidste I ikke, at jeg bør være i min Faders Gerning?"
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Og han sa til dem: Hvorfor lette I efter mig? Visste I ikke at jeg må være i min Faders hus?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››On jima pa reče: Kaj, da sta me iskala? Nista li vedela, da moram biti v tem, kar je Očeta mojega?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Respondeu-lhes ele: Por que me procuráveis? Não sabíeis que eu devia estar na casa de meu Pai?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Και ειπε προς αυτους Δια τι με εζητειτε; δεν ηξευρετε οτι πρεπει να ημαι εις τα του Πατρος μου;
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››А Той им рече: Защо да Ме търсите? Не знаете ли, че трябва да се намеря около дома на Отца Ми?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››І рече Він до них: Чого ж шукали мене? хиба ж не знали, що в тому, що єсть Отця мого, треба бути мені?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››ויאמר אליהם למה זה בקשתם אתי הלא ידעתם כי עלי להיות באשר לאבי׃
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››فقال لهما لماذا كنتما تطلبانني ألم تعلما انه ينبغي ان اكون فيما لأبي.
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››耶 穌 說 、 為 甚 麼 找 我 呢 . 豈 不 知 我 應 當 以 我 父 的 事 為 念 麼 。 〔 或 作 豈 不 知 我 應 當 在 我 父 的 家 裡 麼
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››耶穌說 、 為甚 麼 找 我 呢 . 豈不知 我 應當 以 我 父 的 事為 念麼 。 〔 或 作豈 不 知 我 應當 在 我 父 的 家 裡麼
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Come Einstein, Kaluza era in cerca di una "teoria unificata".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Comme Einstein, il était en quête de ce qu'on appelle une "théorie unifiée"
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.El, ca şi Einstein, era în căutarea a ceea ce numim o "teorie unificată".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Él, como Einstein, estuvo buscando lo que llamamos una "teoría unificada"
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Er war, wie Einstein, auf der Suche nach dem, was wir eine "Vereinheitlichte Theorie" nennen.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Han, som Einstein, ledte efter det, vi kalder en forenet teori.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Hij was, zoals Einstein, op zoek naar wat we een "geünificeerde theorie" noemen.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Kaluza, Einstenhez hasonlóan, egy elméleten dolgozott amit mi "egyesített elmélet" - nek hívunk.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.그는 아인슈타인이 그랬듯 하나의 "통합이론"을 찾고자 했습니다.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Ông, cũng như Einstein, đã tìm kiếm thứ chúng ta gọi là "Thuyết đồng nhất"
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Podobne ako Einstein, aj on hľadal "teóriu všetkého".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Stejně jako Einstein se Kaluza snažil objevit "teorii všeho".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Tal como Einstein, ele procurava aquilo a que chamamos de "teoria unificada".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Και αυτός, όπως και ο Αινστάιν, έψαχναν αυτό που λέγεται "Ενοποιημένη Θεωρία".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Он, как и Эйнштейн, находился в поисках так называемой Единой теории поля.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Той, както и Айнщайн, бил в търсене на така наречената Единна теория на полето.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.הוא, כמו איינשטיין, היה בחיפוש אחר מה שאנחנו מכנים "תאורית האחידות".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.فقد كان كلوتزة كما كان أينشتاين، منهمكا في البحث بما نسميها "نظرية الحقل الموحد."
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.ひとつの考え方、ひとつの原理、
Öğrenme ve kavrama arayışı asla sıkıcı değildir.A procura de conhecimento e compreensão nunca se torna enfadonha.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod