Bu deney enerji arayışında önemli bir noktaydı ve Fermi'nin tipik yaklaşımını gösterdi.This experiment was a landmark in the quest for energy, and it was typical of Fermi's approach.
Bu amaçlar kendini-tanıma arayışı ile başlar.These goals begin the quest for self-knowledge.
Müze, günümüzde, "daha genç, daha büyük ve daha iyi bir penis" için arayışlarını sürdürmektedir.The museum continues to search for "a younger and a bigger and better one."
Lucy'nin Mirası: İnsanın Kökenini Arayış.Lucy's Legacy: The Quest for Human Origins.
IFFR, film yapımcılarının fon arayışı için CineMart'ı da ağırlamaktadır.IFFR also hosts CineMart, for film producers to seek funding.
Dünya dışı yaşam arayışı ile ilgilenen astrobiyolojiden farklıdır.It differs from astrobiology which is concerned with the search of extraterrestrial life.
İki yıllık arayışının ardından bir grup ile canlı müzik yapmaya başladı.After a two-year search, she started making live music with a band.
O zât sabah Bişr-i Hâfî'yi arayıp meyhânede buldu.Thereupon he at length yielded his petition, and spared him. (tr.
Buffy daima kötüleri yenip dünyayı kurtarma çabasında, ama Angel her zaman affedilme arayışındadır.Buffy is always the underdog trying to save the world, but Angel is looking for redemption.
Doğu-Batı (1955) Soğuk Savaş'a rağmen SCI bir Doğu bloğu değişimi için arayış içerisindeydi.Despite the Cold War SCI looked for an exchange Eastern bloc.
Rus filosunu arayınız.Russian signalling flags.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.In Search of a Religion.
Onlar bir arayışta olmadılar.There was no searching.
Siyah, beyazın taktik savaşından kaçınma arayışına 4...d5!? ile son verebilir.Black can confound White's attempt to avoid tactical play with 4...d5!?
Duruşmalar esnasında, Rákosi bizzat yargıçları arayıp talimatlar yağdırmıştı.During the public trial, Rákosi personally gave instructions to the judge over the phone.
Özellikle kaybolan, yitirilen zamanın arayışı üzerine.In Search of Lost Time Vol.
Rusya'ya karşı destek arayışı bunda önemli rol oynamıştır.Recent experience with Romania seemed to support such an approach.
Bu yenilikçi kullanımı gezegenlerin yaşam arayışında kullanılabilir.His telescope is still being used in the search for these planetary systems.
Bu arayış sırasında Deniz'i geçip Fok Klanı'nın adalarına ulaşır.His quest takes him across the sea to the mysterious islands of the Seal Clan.
"Yumuşak Güç Japonya'nın Sert Güç Arayışları"."ASIA MILITARY KEY SOUGHT BY GREAT POWERS".
Korkmuş olan Ali, babasını arayıp hemen eve gelmesini söyler.Panicked, she calls her parents, who tell her to return home.
Film, Kral Arthur efsanesi ve Kutsal Kâse arayışını hicivsel olarak işler.The legend of King Arthur and the quest for the Holy Grail is a striking example.
Bu arayışa Şearit İsrael cemiyeti hahamı Henry Pereira Mendes tarafından karşı çıkıldı.This search was opposed by Rabbi Henry Pereira Mendes, of Congregation Shearith Israel.
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.She wheedles from him the veil of invisibility.
Sürekli tatmin veya onay arayışı.He is always wishing for money or a promotion.
20. yüzyıl sanat tarihi bitip tükenmeyen sanatsal arayışların yüzyılı olmuştur.The twentieth century has been cursed with an art that cannot be understood.
Hatta Efsane Arayıcı olarak da bilinmektedir.For readers who are curious as well.
Richard evi arayıp başlarından geçen olayı bildirir.Richard begins to piece together what has happened.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış."A Perfectly Framed Assassination".
Adalet arayışı bir hukuk arayışı değil, sürekli bir etik buyruktur .The commandment of love is not an ethical law, but Life itself.
Şarkının sözleri varoluşsal hüsran ve bilgi arayışı üzerinedir.The lyrics of the song deal with feelings of existential frustration and the quest for knowledge.
Yolculuk ve arayış bitmişti.Voyages and Arrivals.
Lukic'i çağırın. Arayın gelsin.Call him!
İyyi eğer birşeye ihtiyacınız olursa beni arayın.Well then, if you need anything else, just call me.
Eğer hayat bir tane getirmezse, gidip birinin arayışına girmeyin.If life doesn't bring one, don't go looking for one.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.A silver lining: It has kicked off globally, the quest to tackle food waste.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.But Danny, the whole American endeavor is about life, liberty, the pursuit of happiness.
Pekala, ben Dünya Dışı Varlık Arayışı enstitüsünde çalışıyorum.Well, I work at the SETI Institute.
Dünya Dışı Zeki Varlık Arayışı.Search for Extraterrestrial Intelligence.
"Pekala, tamam, bu sorunu Dünya Dışı Varlık Arayışı ile nasıl çözeceğiz?""Well, okay, how are we gonna solve that problem with SETl?"
Oysa ki Dünya Dışı Varlık Arayışı, gerçekten basit.SETl, on the other hand, is really simple.
Ben bunu haz arayışı olarak adlandırıyorum, bu mutluluk arayışı.I call it seeking joy, this pursuit of happiness.
Bu her şeyi bir çözüm arayın.We call this whole thing a solution.
Çok geç olmuş, seni yarın arayıp müzeye uğrarım.I'll drop by the museum. All right?
İnternete gidin ve "Doktoranı Dans Et" i arayın.Go on the Internet and search for "Dance Your Ph.D."
Eski günlerdeki gibi bana yardım ederken başka iş arayın.Look for other work while helping me out like old times.
Ben de, Paul Farmer'ı arayıp kendisinden yardım istedim.So I rang up, asked Paul Farmer if he would help.
Bu iş modeli arayışına... ...bu gerçek arayışına "müşteri geliştirme" denir.This search for the business model.
Hemen 112'yi arayın!What are you doing? Call 119!
Ama önce üstünü arayın..--Aslında, bırakın da ben arayayım.Oh, but frisk him first.
Ve bir numara verip "Preovidencia' da ne olduğunu biliyorsanız lütfen bu numarayı arayın." derlerdi.And they would put a number: "Please call this number if you know what's going on in Providencia."
Apple'ı arayıp, pili değiştirmelerini istedim.Nazvao sam "Apple" mole�i ih da mi zamijene bateriju...
Çinliler, çok hızlı bir şekilde A.B.D. ile olan arayı kapattı.But then in the late '70s something changed.
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,The United States was in the front, Japan was catching up,
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.This session is on natural wonders, and the bigger conference is on the pursuit of happiness.
"Arayışı, hemen hemen bitmiş demektir."Our quest is practically finished.
Ve çok hızlı bir şekilde arayı kapatıyorlar.And they're catching up very dramatically.
Ve insanlar arayıp şöyle mesajlar bıraktılar.And people called in and left messages like this.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.And I had to call up my mother every other day saying, "No, Mum, it's fine, fine.
Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.Seeking solutions for non-auto sectors.