Onlar gömülü hazine arayışında çölü araştırdı.They explored the desert in quest of buried treasure.
Bir ilişki arayışında değilim.I'm not interested in a relationship.
Yenilik arayışındayım.I'm hungry for something new.
Yeni bir şeyler arayışındayım.I'm hungry for something new.
Bu deney enerji arayışında önemli bir noktaydı ve Fermi'nin tipik yaklaşımını gösterdi.This experiment was a landmark in the quest for energy, and it was typical of Fermi's approach.
Buffy daima kötüleri yenip dünyayı kurtarma çabasında, ama Angel her zaman affedilme arayışındadır.Buffy is always the underdog trying to save the world, but Angel is looking for redemption.
Bu yenilikçi kullanımı gezegenlerin yaşam arayışında kullanılabilir.His telescope is still being used in the search for these planetary systems.
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.She wheedles from him the veil of invisibility.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.I would say that it's not just reality he's after. I think he's after a kind of condensed reality.
Gerçeğin arayışında olmak gerekiyor.It has to be a search for truth.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.He, like Einstein, was in search of what we call a unified theory.
Mutluluk arayışında olmak bile, oldukça mutsuz bir şey.Even searching for happiness is quite an unhappy thing.
Ama sosyal bilimciler olarak, olası alternatifler arayışındayız.But as social scientists, we continue to ask about possible alternatives.
Halkımın yarım milyonunun demokrasi arayışında öldüğünü anlıyor musunuz?Do you understand the meaning of half a million of my own people dying in search of a democracy?
Wolfowitz: ABD, ICC'yi Onaylamamakla Dokunulmazlık Arayışında DeğilWolfowitz: US Not Seeking Immunity by Disapproval of ICC
Belgrad ve Priştine BM'den destek arayışındaBelgrade, Pristina each to seek UN backing
Nimetz, Makedonya'nın ismi konusundaki anlaşmazlıkta ilerleme arayışındaNimetz seeks progress in dispute over Macedonia's name
Arnavut Sektörleri Bölgesel ve Avrupa ile Bütünleşme ArayışındaAlbanian Sectors Seek Regional, European Integration
Yunanistan ve Türkiye Savunma Harcamalarını Azaltma ArayışındaGreece, Turkey Seek Lower Defence Expenditures
BH’ye dönenler dengeli bir hayat arayışındaBiH returnees: in search of a balanced life
Erdoğan Ortadoğu Barış Sürecinde Arabuluculuk Rolü ArayışındaErdogan Seeks Mediating Role in Middle East Peace Process
Ahtisaari Kosova'da uzlaşma arayışındaAhtisaari seeks compromise in Kosovo
Bulgar Sağ Liderler Birleşme ArayışındaBulgarian Right-Wing Leaders Seek Union
Türk Başbakan Erdoğan, Fransa'dan AB Hedefine Destek ArayışındaTurkey's Erdogan Seeks French Support for EU Bid
Ham petrol fiyatları artmaya devam ederken, Hırvat sürücüler benzine alternatif arayışındalar.As crude oil prices soar, Croatian motorists are seeking alternatives to gasoline.
Ülke ayrıca, daha yüksek maaşlı iş arayışındaki Romen işçilerin en yoğun olarak bulunduğu pazar.It also has the biggest pool of Romanian workers seeking better-paid jobs.
Berişa, Makedonlar kimlik arayışındayken Arnavutlar değildir."They [Macedonians] are in search of an identity, while Albanians are not.
Eğitimde bilgisayara geçişi sağlamak için bağış arayışındayız." dedi.We are searching for donors to develop the digitalised educational process," Bytyci says.
Üst Düzey Uluslararası Yetkililer, BH'de Savaş Suçları Mahkemesi Kurmak İçin Kaynak ArayışındaTop International Officials Seeking Funds for Establishment of War Crimes Chamber in BiH
Sırbistan'ın Muhafazakârları Miloseviç'in Partisinden Destek ArayışındaSerbia's Conservatives Seek Milosevic Party Backing
Daha iyi bir hayat arayışında, güney Huila eyaletinde bulunan San Agustín'e gitmeye karar verdi.In search of a better life, he decided to go to San Agustín, located in the southern state of Huila.
Telephassa, Europa'yı bulma arayışında oğlu Kadmos'a eşlik eder.Telephassa accompanied her son Cadmus on a quest to find Europa.
Ancak hikaye aynı zamanda bir baba-oğul ilişkisi arayışında bir yolculuktur.However, the story is at the same time a journey in pursuit of a father-son relationship.
Gece yiyecek arayışında fazla yükseklere çıkmaz, daima yerden 2 metre yüksekliğin altında hareket ederler.In der Nacht begeben sie sich auf Nahrungssuche, wobei sie sich oft nur in 1 bis 2 Metern Höhe aufhalten.
Bu grup yem arayışında bazen daha küçük gruplara bölünür.Bei diesen kurzen Wanderungen teilt sich die Gruppe oft in kleinere Einheiten.
Mart 2015'te Spears yeni yayımlanacak olan stüdyo albümü için müzik arayışında olduğunu bildirdi.En mars 2015, Spears a indiqué qu'elle enregistrait de nouvelles chansons pour son prochain album.
Bu sırada Kar Çocukları yeni oyuncu arayışındadır.Il rencontre de jeunes artistes en quête de nouveauté.
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.Il compte s'en servir comme cobaye pour des recherches sur l'immortalité.
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.Fortune siguió enfrentando a Immortal.
Mart 2015'te Spears yeni yayımlanacak olan stüdyo albümü için müzik arayışında olduğunu bildirdi.A marzo del 2015, la Spears ha dichiarato che stava registrando del materiale per il suo nuovo album.
Bu grup yem arayışında bazen daha küçük gruplara bölünür.В поисках пищи группы часто делятся на более мелкие подгруппы.
İlkbahar ve yaz aylarında kuşlar gün içinde dönem dönem aktif olur ve besin arayışında şakımaları duyulur.Весной и летом птицы в течение дня активны на рассвете и во время охоты поют песни.
Krala karşı müttefik arayışındaki isyancı baronlar Fransız Prensi Louis’den yardım isterler.Король Испании, против которого взбунтовались бароны, просит помощи французского короля.
Mart 2015'te Spears yeni yayımlanacak olan stüdyo albümü için müzik arayışında olduğunu bildirdi.Em março de 2015, Spears disse estar gravando novo material para seu próximo álbum.
Buffy daima kötüleri yenip dünyayı kurtarma çabasında, ama Angel her zaman affedilme arayışındadır.Com pena, Jody solta-o na floresta, mas ele teima sempre em voltar.
Kayı Obası, bir yandan da göç edecek bir yurt arayışındadır.Maar diep in de aarde roert zich een wezen dat ruzie zoekt.
Bu grup yem arayışında bazen daha küçük gruplara bölünür.Vid födosöket delar sig flocken ibland i mindre grupper.
Gerçekten de Korint, bir misilleme arayışındaydı.Корделія не бажала займатись підлабузництвом.
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.Aceștia insistă încercând să demonstreze nemurirea Sufletului.
Bir arkadaş, sevgili ve eş arayışındadırlar.Este un bun și căutat companion.
Bu deney enerji arayışında önemli bir noktaydı ve Fermi'nin tipik yaklaşımını gösterdi.Ez a kísérlet mérföldkő volt az energiakutatások terén, és jellemző volt Fermi éleselméjűségére.
Bir tür sentez arayışında oldu.Siihen oli kiinnitetty sylinterimäinen näytesäiliö.
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.Dan mereka mencoba untuk membebaskan diri dari Oblivion dengan konvergensi.
Bir tür sentez arayışında oldu.一部のスマートフォンに搭載されていた。
Bu grup yem arayışında bazen daha küçük gruplara bölünür.그러나 이 큰 집단은 가끔 더 작은 무리로 쪼개질 수도 있다.
Gerçeklik arayışında doğru olarak anlamadığımız terimler tarafından yanlışa düşürülmemeye dikkat etmeliyiz...실제로 요구 명세 내용이 필요없는 세세한 내용으로 어수선하다면 오류라고 인식할 수 있다.
En azından zevk veren bir bahçe değildir ki aydınlanma arayışından şaşırtmasın".Ne štedite se ni u pokorničkim činima, ni u molitvenim bdjenjima.
Bu deney enerji arayışında önemli bir noktaydı ve Fermi'nin tipik yaklaşımını gösterdi.Tento experiment bol míľnikom v honbe za energiou a reprezentoval Fermiho génia.
Bu grup yem arayışında bazen daha küçük gruplara bölünür.Niekedy sa združujú do menších skupín.
Ama sosyal bilimciler olarak, olası alternatifler arayışındayız.Als Sozialwissenschaftler fragen wir außerdem nach möglichen Alternativen.