arasına ile cümle

arasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.Välj om du vill att texten du skriver ska infogas eller skriva över befintlig text.
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.Vyberte si či text ktorý zadávate má byť vkladaný alebo ma prepisovať už existujúci text.
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.Vyberte si zda chcete aby text, který vkládáte, má být vkládán do nebo má přepisovat stávající text.
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.Επιλέξτε το αν θέλετε το κείμενο που πληκτρολογείτε να εισάγεται ή να αντικαθιστά το υπάρχον κείμενο.
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.Вибрати чи текст, що вводиться, буде вставлятись, чи він буде замінювати вже існуючий текст.
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.Переключает режимы вставки текста или его перезаписи при набивании текста.
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.Превключване между вмъкване на текста и препокриване на съществуващия текст при писане.
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.בחר אם ברצונך שהטקסט המוקלד יתווסף לטקסט הקיים או ייכתב עליו.
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.اختر ما إذا كُنت تريد إدراج النص الذي تكتبه بدون مسح النص الموجود أو طمس النص السابق.
Yazdığınız metnin, mevcut metnin arasına eklenerek mi yoksa üzerine yazarak mı yazılacağını seçin.テキスト入力モードの上書き、挿入を切り替えます。
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.A Jozafat sa postavil v shromaždení Júdu a Jeruzalema v dome Hospodinovom, pred novým dvorom,
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.És megálla Jósafát Júda és Jeruzsálem gyülekezetiben, az Úr házában az új pitvar elõtt;
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.In Josafat se postavi v zboru Judovem in Jeruzalemcev, v hiši GOSPODOVI pred novim dvoriščem,
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.Iosafat a venit în mijlocul adunării lui Iuda şi a Ierusalimului, în Casa Domnului, înaintea curţii celei noi.
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.Ja Joosafat astui esiin Juudan ja Jerusalemin seurakunnassa, Herran temppelissä, uuden esipihan edessä
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.Jeosafá pôs-se em pé na congregação de Judá e de Jerusalém, na casa do Senhor, diante do átrio novo,
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.여호사밧이 여호와의 전 새 뜰 앞에서 유다와 예루살렘의 회중 가운데 서서
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.Men Josafat trådte frem i Judas og Jerusalems Forsamling i HERRENs Hus foran den nye Forgård
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.Och Josafat trädde upp i Juda mäns och Jerusalems församling i HERRENS hus, framför den nya förgården,
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.Tedy stál Jozafat v shromáždění Judském a Jeruzalémském, v domě Hospodinově před síní novou,
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.Trzydzieści i dwa lata miał Joram, gdy począł królować, a ośm lat królował w Jeruzalemie.
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.Und Josaphat trat unter die Gemeinde Juda's und Jerusalems im Hause des HERRN vor dem neuen Hofe
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.И Иосафат застана всред събраните юдейци и ерусалимляни в Господния дом, пред новия двор, и рече:
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.И стал Иосафат в собрании Иудеев и Иерусалимлян в доме Господнем, пред новым двором,
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.ויעמד יהושפט בקהל יהודה וירושלם בבית יהוה לפני החצר החדשה׃
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.فوقف يهوشافاط في جماعة يهوذا واورشليم في بيت الرب امام الدار الجديدة
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.約 沙 法 在 猶 大 和 耶 路 撒 冷 的 會 中 、 站 在 耶 和 華 殿 的 新 院 前
Yehoşafat RABbin Tapınağında, yeni avlunun önünde, Yahuda ve Yeruşalim topluluğunun arasına gidip durdu.約沙法 在 猶大 和 耶路撒冷 的 會中 、 站在 耶和華 殿 的 新院 前
Yeni Wargaming ekibinin çalışmaları, yurtlarının 11. katındaki iki oda arasına ağ kabloları çekerek başladı...새로운 워게이밍 직원의 업무는 아파트 11층의 두 건물 사이에 네트워크 케이블을 연결하는 것에서 시작되었죠
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.As florestas e as planícies parecem como ilhas dispersas num mar de cidades.
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.Hutan dan padang rumput sering tampak seperti tersebar pulau-pulau di lautan kota.
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.숲과 초원은 도시의 바다속에 흩어져 있는 섬같아 보입니다.
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.Le foreste e le praterie sembrano isole sparse in un mare di cittā.
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.Les forêts et les prés semblent isolés dans une mer urbaine.
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.Wälder und Grasland scheinen verstreute Inseln im Meer der Städte zu sein.
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.Горите и тревните площи често са като разпръснати островчета сред море от градове.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Ahogy beérnek azok alá a hínártutajok alá, jönnek a bőrradírozó tisztítóhalak.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Appena si ritrovano sotto le alghe, arrivano i pesci esfolianti.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Dès qu'ils s'installent sous les algues, le poisson qui fait l'exfoliation arrive.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Imediat ce intră sub bancurile de alge, apar peştii exfolianţi (Labridae).
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Jak tylko wpłyną pod kępy wodorostów, pojawia się złuszczająca ryba-oczyszczacz.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.개복치가 갈조류 밑으로 들어가면 클리너 피쉬가 나타납니다.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Sobald sie unter den Tang schwimmen, kommen die kleinen Putzerfische heraus.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir. Ve onlar gelip Molalara,Chegam e dão aos Molas — estes põe-se naquela posição cómica que diz:
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Zodra ze onder die vlotten van zeewier verschijnen, komen de scrubbende schoonmaakvissen.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Μόλις μπούνε κάτω από αυτές τις σχεδίες από φύκια, τα απολεπιστικά ψάρια καθαριστές έρχονται.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Веднага щом влязат под тези салове или водорасли, идват ексфолиращите риби-чистачи.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.Как только они попадают под "плоты" ламинарий, приходят рыбы-чистильщики.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.ברגע שהן נכנסות אל מתחת לרפסודת האצות, דגי הנקאי מגיעים.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.في أقرب وقت لأنها تحصل في ظل هذه القوارب من عشب البحر، والأسماك نظافة يكفولياتينغ القادمة.
Yosunların arasına girdikleri anda temizleyici balıklar gelir.彼らがやってくると
Yukarı, büyük merdivenlere, oradan da küçük merdivenlere, tavan arasına ulaşana kadar gidiyor.Ajunge, în final, de la casa scării principale, la o casă a scării mai mică, până când ajunge în pod.
Yukarı, büyük merdivenlere, oradan da küçük merdivenlere, tavan arasına ulaşana kadar gidiyor.Hij belandt boven, het grote trappenhuis, en een kleiner trappenhuis, tot hij de zolder bereikt.
Yukarı, büyük merdivenlere, oradan da küçük merdivenlere, tavan arasına ulaşana kadar gidiyor.Il fait son chemin vers le haut, passe du grand escalier, à un plus petit, jusqu'à atteindre le grenier.
Yukarı, büyük merdivenlere, oradan da küçük merdivenlere, tavan arasına ulaşana kadar gidiyor.자신만의 방식대로 건물의 위로 이동하여, 넓은 계단를 지나 보다 좁은 계단을 지나 드디어 고미다락방에 이릅니다.
Yukarı, büyük merdivenlere, oradan da küçük merdivenlere, tavan arasına ulaşana kadar gidiyor.Trabajando, sube finalmente la gran escalinata, hasta una pequeña escalera, llegando a la buhardilla
Yukarı, büyük merdivenlere, oradan da küçük merdivenlere, tavan arasına ulaşana kadar gidiyor.Va su per la sua strada, lungo il grande scalone, fino alla scala più piccola, che lo porta all'attico.
Yukarı, büyük merdivenlere, oradan da küçük merdivenlere, tavan arasına ulaşana kadar gidiyor.Изкачва се нагоре, най-сетне по парадното стълбище до по-малко стълбище, докато стига до тавана.
Yukarı, büyük merdivenlere, oradan da küçük merdivenlere, tavan arasına ulaşana kadar gidiyor.הוא עובד בכיוון למעלה, ולבסוף, גרם המדרגות הגדול ולאחר מכן המדרגות הקטנות יותר עד שהוא מגיע לעליית הגג.
Yukarı, büyük merdivenlere, oradan da küçük merdivenlere, tavan arasına ulaşana kadar gidiyor.ويواصل حتي يصل الى السلم الكبير ومن ثم السلم الصغير وصولاً الى الصندره
İlgili Sayfalar