arasını ile cümle
arasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Dağların arasını araştırıp yol bulalım.山岳部に入部し登山と出会う。
Hızlı tren günümüzde Konya ile Ankara arasını 1 saat 45 dakikaya indirmiştir.이 열차의 도입으로 상하이에서 항저우를 오가는 시간이 1시간 18분에서 1시간 45분으로 시간이 단축되었다.
Dağların arasını araştırıp yol bulalım.התושבים יגורו בהר ויעבדו בסביבה.
Filmin başarısızlığı grup ve menejerleri Aucoin'in arasını açtı.Артистичният неуспех на филма води до разрив между групата и Аукоин.
İlk sekiz haftanın bitimiyle, 9.-40. haftalar arasını kapsayan fetal dönem başlar.Следващият етап от състезанието формира останалите 8-9 седмици от началото на сезона.
Hiçbir zaman evlenmemiş ve kadınlarla arasını hep soğuk tutmuştur.Никога не се жени и няма успех сред жените.
Hagrid onun her zaman hayvanlar ile arasının kardeşi Percy gibi iyi olduğunu söylemiştir.Hagrid tvrdi da je Charlie uvijek znao sa životinjama.
Dağların arasını araştırıp yol bulalım.Pretražiti će čitave planine kako bi ga pronašao.
Bu gelişme ABD ile Küba'nın arasını daha da açtı.Akcia ešte viac zhoršila vzájomné vzťahy medzi USA a Kubou.
Aşağıdaki veriler İngiltere ülkesi için 1981-2010 yılları arasını kapsayan ortalamalardır.Vse povprečne vrednosti se nanašajo na obdobje 1971–2000.
İniş iletkeni ile paratoner ve topraklama arasını en kısa yoldan birbirine irtibatlandırmak gerekmektedir.Minimalaus signalizacijos trafiko ir maksimalaus atnaujinimo greičio reikalavimai prieštarauja vienas kitam.
Aşağıdaki veriler İngiltere ülkesi için 1981-2010 yılları arasını kapsayan ortalamalardır.Järgnev kokkuvõte kliima kohta on valminud aastate 1981–2010 andmete põhjal.
0 ile 1 arasını 4 eşit parçaya böldüm.0과 1 사이를 4개의 동일한 부분으로 나눕니다
0 ile 1 arasını 4 eşit parçaya böldüm.4つの等しいスペースに分けました. さて,4分の3の意味は,1 へ向かって 4 つのスペースのうち 3 つを進んだということです.
0 ile 1 arasını 4 eşit parçaya böldüm.Nu har vi delt stykket mellem 0 og 1 op i 4 lige store dele.
0 ile 1 arasını 4 eşit parçaya böldüm.Сега разделям мястото между 0 и 1 на 4 равни части
0 ile 1 arasını 4 eşit parçaya böldüm.Я поділив проміжок між 0 і 1 на 4 однакових частини.
0 ile 1 arasının 6 eşit parçaya bölünmüş olduğunu görüyoruz.수직선에서 0과 1사이가 6개로 동일하게 나눠져 있는 것이 보이죠
0 ile 1 arasının 6 eşit parçaya bölünmüş olduğunu görüyoruz. 1,2,3,4,5 ve 6.Значи, вече виждаме, че мястото между 0 и 1 е разделено на 6 равни части 1, 2, 3, 4, 5, 6.
0 ile 1 arasının 6 eşit parçaya bölünmüş olduğunu görüyoruz.6 つの等しい部分に分割されています. 1, 2, 3, 4, 5, 6.
0 ile 1 arasının 6 eşit parçaya bölünmüş olduğunu görüyoruz.Det ser ud til, at stykket mellem 0 og 1 allerede er opdelt i 6 lige store dele.
0 ile 1 arasının 6 eşit parçaya bölünmüş olduğunu görüyoruz.Ми бачимо, що проміжок між 0 і 1 вже поділений на 6 рівних частин.
Açıklama ile tuhaf eylemin arasını hikayelerle kapatmak -- işte çağdaş sanat tam da bunu yapıyordu.De leegte tussen een rare daad en zijn uitleg met verhalen vullen, daar draait hedendaagse kunst om.
Açıklama ile tuhaf eylemin arasını hikayelerle kapatmak -- işte çağdaş sanat tam da bunu yapıyordu.뒤샹같은 예를 봐도, 이 설명과 이상한 짓의 간극을 메우는 것. 스토리로 메운다는 것. 이런 것이 사실은 현대 미술이 했던 일인데
Açıklama ile tuhaf eylemin arasını hikayelerle kapatmak -- işte çağdaş sanat tam da bunu yapıyordu.Wypełnienie luki pomiędzy wyjaśnieniem a osobliwością, o to właśnie chodzi we współczesnej sztuce.
Açıklama ile tuhaf eylemin arasını hikayelerle kapatmak -- işte çağdaş sanat tam da bunu yapıyordu.Заповнення проміжку між поясненням і дивним актом історіями - ось що таке сучасне мистецтво.
Açıklama ile tuhaf eylemin arasını hikayelerle kapatmak -- işte çağdaş sanat tam da bunu yapıyordu.אז מילוי החללים בין הסברים ומעשה מוזר עם סיפורים - זוהי למעשה המהות של אמנות מודרנית.
Açıklama ile tuhaf eylemin arasını hikayelerle kapatmak -- işte çağdaş sanat tam da bunu yapıyordu.إذا ملئ الفارغ بين الشرح و التصرف الغريب بالقصص -- هذا فعلاً ما يدور حوله الفن المعاصر
Açıklama ile tuhaf eylemin arasını hikayelerle kapatmak -- işte çağdaş sanat tam da bunu yapıyordu.現代美術がやっていることなんだ ピカソはこうも言っている
Asansördeyim bu mutlu adamın apış arasının altında asansörde şuna bakın, asansörde sikini sallandırıyorJestem w windzie Pod kroczem tego szczęsliwego kolesia W windzie
Asansördeyim bu mutlu adamın apış arasının altında asansörde şuna bakın, asansörde sikini sallandırıyorJe suis dans l'ascenseur Sous l'entrejambe de cet imbécile heureux Dans un ascenseur
Asansördeyim bu mutlu adamın apış arasının altında asansörde şuna bakın, asansörde sikini sallandırıyorSunt intr-un lift Intre picioarele tipului asta fericit Intr-un lift
Asansördeyim bu mutlu adamın apış arasının altında asansörde şuna bakın, asansörde sikini sallandırıyorЯ в ліфті. Під промежиною цього веселого хлопця. В ліфті.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.다양한 장소를 방문하고, 다양한 시대를 넘나들 수 있도록 우리는 1950년 부터 2050년 까지의 데이터를 보유하고 있습니다.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.E a possibilidade de visitar locais diferentes e passar por tempos diferentes -- temos dados de 1950 a 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Je kan verschillende plaatsen bezoeken door verschillende tijdsperioden. We hebben gegevens van 1950 tot 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Można odwiedzić różne miejsca w różnych momentach w czasie. Mamy dane od 1950 do 2050 roku.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Och bara att kunna besöka olika platser och gå genom olika tider, vi har data från 1950 till 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Podemos visitar distintos lugares pasando por distintos momentos. Tenemos datos desde 1950 a 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Potete visitare posti diversi e viaggiare negli anni. I dati che abbiamo vanno dal 1950 al 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Putând vizita diferite planete și traversând diferiți ani, avem date din 1950 până în 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.И само можейки да посетим различни места и да преминем през различно време, имаме данни от 1950 до 2050 г.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Можна відвідувати різні місця, мандрувати у різному часі, у нас є дані з 1950 по 2050 роки.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Можно посещать разные места и передвигаться через разные времена, у нас есть данные с 1950 по 2050 год.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.ורק האפשרות לבקר במקומות שונים ולעבור דרך זמנים שונים, יש לנו נתונים מ1950 עד 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.ومجرد التمكن من زيارة أماكن مختلفة والتنقل خلال أوقات مختلفة، لدينا بيانات من سنة 1950 إلى 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.色々な場所へ 色々な時間の設定で行くことができます もちろん入手困難なものもありますので
Bu yüzden yıldızlararası maddeyi öğrenirken yıldızların arasının genelikle boş olduğunu söyledik. .Když jsme mluvili o mezihvězdném měřítku, zjistili jsme, že je mezi hvězdami mnoho volného prostoru.
Bu yüzden yıldızlararası maddeyi öğrenirken yıldızların arasının genelikle boş olduğunu söyledik. .Як ми вже бачили у відео про міжзірковий масштаб, більша частина міжзіркового простору пуста.
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.거리를 알아야 하는데, 그는 두 도시 사이의 거리가 500마일이라는 것을 정확히 알고 있었습니다.
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.500マイルです それを50倍した25,000マイルが 地球の周囲の長さということになり
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.Cần biết khoảng cách chính xác nên ông biết rằng khoảng cách giữa 2 thành phố là 500 dặm.
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.Era nevoie de distanţa exactă, iar el ştia cu precizie că distanţa dintre cele două oraşe era de 500 de mile.
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.Eratostene doveva conoscere la distanza esatta fra le due città e sapeva che era di 800 chilometri.
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.Perlu diketahui jarak yang tepat, jadi dia tahu persis bahwa jarak antar kedua kota tersebut adalah 500 mil.
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.Potreboval presné vzdialenosti, takže veľmi presne vedel, že vzdialenosť medzi mestami bola 500 míľ (805 km).
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.Zatem Eratostenes dokładnie wiedział, że odległość między miastami wynosiła 800 km.
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.Ze wilden de exacte afstand weten. Hij wist precies dat de afstand tussen de twee steden 800 kilometer was.
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.Им нужно было точное расстояние, поэтому он очень хорошо знал, что между двумя городами 800 км.
Kesin mesafeyi bilmesi gerekiyordu ve aşağı yukarı iki yer arasının 500 mil olduğunu biliyordu.הוא היה צריך לדעת את המרחק המדויק, אז הוא ידע בדיוק גבוה שהמרחק בין שתי הערים היה בדיוק 500 מייל.