Zeminde veya suda yavaş adımlarla besin ararlar ya da pusuda av yakalama fırsatı beklerler.Hranu traže polako hodajući po tlu ili vodi i vrebajući čekaju priliku da ulove plijen.
Esasen, belli bir uzunlukta tepen Yukawa etkileşiminin olduğu isaretleri ararlar.Dejansko iščejo znake povečanj Jukavove interakcije pri določeni dolžini.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Hrano išče predvsem na tleh.
Kobaylar doğada bütün gün gizlenerek yiyecek ararlar.Kmetje so vsak dan seno grabili na kupe.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Maisto ieško ant žemės.
Kobaylar doğada bütün gün gizlenerek yiyecek ararlar.Paprastosios voverės visą dieną ieško maisto.
Kışın besin bulmak zorlaştığı için tüm gün besin ararlar.Žiemą saigoms tenka ieškoti maisto visą dieną.
Erkekler ise dışarıda başka yaşam alanları ararlar.Spiečius ieško naujos gyvenimo vietos.
Geceleri telaş içinde yiyecek ararlar.Lėtai vaikščiodami ir trepsėdami naktį ieško maisto.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Toitu otsib maapinnalt.
Flo ve köpeği Magic'de onu ararlar Büyük Şehir'de.Musetta ja Marcello on linnaäärses kõrtsis tööd leidnud.
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Allora chiama la nonna e la nonna le dice: "Perché il mio tegame era troppo piccolo!" (Risata)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Also rufen sie die Großmutter an und die sagt: "Meine Pfanne war zu klein!" (Gelächter)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Aşa că ele o sună pe Bunica şi Bunica zice "Tigaia mea era prea mică!" (Hohote de râs)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Donc, elles appellent grand-mère, et grand-mère leur dit : "Mon plat était trop petit !" (rires)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Dus bellen ze Oma, en Oma zegt: "Mijn pan was te klein!" (Gelach)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Dzwoni do babci, a babcia mówi: "Mój garnek był za mały!" (Śmiech)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Então ligam à avó, e a avó diz: "A minha panela era pequena demais!". (Risos)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Entonces llaman a la abuela, y la abuela les dice, "¡El jamón no cabía en la cacerola!" (Risas)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "그래서 할머니께 전화를 드렸죠. 이렇게 대답하십니다. "프라이팬이 너무 작아서 그랬어!" (웃음)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Nato pokličeta še babico, ki pove: "Moj lonec je bil premajhen!" (Smeh)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Rồi họ gọi bà ngoại, và bà ngoại nói, "Cái chảo của mẹ nhỏ quá!" (Cười)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Så de ringede til bedstemoren og bedstemoren siger, "Min gryde var for lille"
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Tak volají babičce, a babička řekne, "Měla jsem jen moc malý pekáč!" (Smích)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Úgyhogy felhívják a nagymamát, és a nagymama azt mondja: "Túl kicsi volt a serpenyőm!" (Nevetés)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Έτσι τηλεφωνούν στη γιαγιά κι εκείνη απαντά: "Το ταψί μου ήταν πολύ μικρό!" (Γέλια)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Затова се обаждат на баба, и бабата казва: "Тиганът ми беше прекалено малък!" (Смях)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "И они звонят бабушке, и бабушка говорит: "Моя сковорода была слишком маленькая!" (Смех)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "Тоді вони дзвонять бабусі, а бабуся відповідає, "Бо в мене була замаленька сковорідка!" (Сміх)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "אז הן מתקשרות לסבתא, וסבתא אומרת "התבנית שלי היתה קטנה מדי!" (צחוק)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "لذلك إتصلوا بالجدة , و سألوها , " إن الحلة التي كنت أستعملها كانت صغيرة " (ضحك)
Bu kez büyükanneyi ararlar, ve büyükanne cevaplar: " Tavam çok küçüktü! "「鍋が小さすぎたんだよ!」(笑) そうです 良い単語と悪い単語があるんじゃなくて
Bunlar açık iş ilanlarında gözükmez ve işverenler çalışanları kendi çevrelerinden ararlar.De annonseras inte ut öppet, utan arbetsgivarna söker arbetstagare via sina egna nätverk.
Bunlar açık iş ilanlarında gözükmez ve işverenler çalışanları kendi çevrelerinden ararlar.Nämä työpaikat eivät tule avoimeen hakuun, vaan työnantajat etsivät työntekijöitä omien verkostojensa kautta.
Doğum bittiğinde seni ararlar.Die rufen dich an, wenn es vorbei ist.
Doğum bittiğinde seni ararlar. Evet? Buyrun.Θα τηλεφωνήσουν μόλις γεννήσει.
Doğum bittiğinde seni ararlar. Evet?Telefonen ringer
Doğum bittiğinde seni ararlar.Ti chiameranno quando sarā tutto finito.
Doğum bittiğinde seni ararlar.Ya te llamarán. ¿Sí?
Doktoru ararlar, hemşireyi ararlar, hastaneyi ararlar, her şeyi ararlar.Hívják az orvost, hívják a nővért, hívják a kórházat, hívnak mindent.
Doktoru ararlar, hemşireyi ararlar, hastaneyi ararlar, her şeyi ararlar.Sie rufen den Arzt, die Krankenschwester, das Krankenhaus... rufen nach allem.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur. Doğum bittiğinde seni ararlar. Evet?Čekám, že to budou dvojčata.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur. Doğum bittiğinde seni ararlar. Evet?Oczekują bliźniaków, powiadomią Cię gdy się już skończy.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.W filmach królowie zawsze poszukują sekretu nieśmiertelności.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.Dans les films, les rois sont toujours à la recherche du secret de l'immortalité.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.En las películas, los reyes siempre buscan el secreto para la inmortalidad.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.În filme, împărații caută mereu secretul nemuririi.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.In Filmen suchen Könige immer nach dem Geheimnis der Unsterblichkeit.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.영화의 왕들은 항상 불멸의 비밀을 찾으려고 하지요.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.Králi vo filmoch sa vždy snažili odhaliť tajomstvo nesmrteľnosti.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.Nei film i re sono sempre alla ricerca del segreto dell'immortalità.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.Nos filmes, os reis andam sempre à procura do segredo da imortalidade.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.Trong phim, vua chúa luôn kiếm tìm bí mật của sự bất tử
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.V filmih kralji vedno iščejo skrivnost nesmrtnosti.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.Στις ταινίες, οι βασιλιάδες πάντα αναζητούν το μυστικό της αθανασίας.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.В кино короли всегда ищут секрет бессмертия.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.בסרטים, מלכים תמיד מחפשים את סוד האלמוות.
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.في الأفلام، يبحث الملوك دائماَ عن سر الخلود،
Filmlerde krallar hep ölümsüzlüğün sırrını ararlar.不死の力を得るための秘密を探し求めている でもそんなにいいものなのだろうか?
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Als blinden schuifelen zij door het daglicht; zij zien overdag niet beter dan 's nachts.