Ana içeriğe geç
Sözlük

aran ile cümle

aran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gençliğinde babasının yanında duvar ve bina yapımı işlerinde çalıştı ve aranılan bir usta oldu.У молодості Фаусто Зонаро працював в будівництві разом із батьком і став майстром своєї справи.
İlk aranjör, ses yapımcısı ve grubun kurucu ortağı Anton Koffin'di.У 1996 році вийшов перший студійний альбом гурту «Розпрягайте, хлопці, коней».
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Vozidla jsou dnes vyhledávaným objektem automobilových sběratelů.
İmkanları olanlar için, müzik ve dans aranan eğlencelerdi.Pro ty, kteří si to mohli dovolit, byla populární zábavou hudba a tanec.
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.Zároveň si má pamatovat optimální řešení.
Karargahta üzerindeki elbiseler çıkartıldı, arandı.Po zajetí byla vysvlečena do spodního prádla a odvlečena na velitelství.
Ancak bu kural her zaman aranmaz.Toto pravidlo ovšem neplatí vždy.
Sorularına cevap aranır.Odpovědi na dotazy .
Arayan veya aranan demektir.Nasazuje se na hledáček, respektive na jeho přírubu.
Bu kapanlar, uygun CO2 depolama sahalarının aranması ve pilot projeler için hedeftir.Tyto a obdobné pasti jsou nyní objektem průzkumu pro úložiště CO2 a pilotních projektů.
Sözcükler kitap boyunca seçilebilir ve aranabilir.Knihy jsou tematicky řazeny a je možno v nich fulltextově vyhledávat.
Babası emlakçı, annesi ise A&R, yani aranjör ve repertuar olarak müzik piyasasında çalışmıştır.Otec pracoval jako realitní makléř a matka působila jako zaměstnankyně v oddělení A&R v hudebním průmyslu.
Otobüs, Gaziantep yakınlarında bir yerde jandarmalar tarafından durdurularak aranır.Autobus byl nakonec zastaven policejním zátarasem poblíž Herzlije.
Aranjör, müzisyenlerin yaptığı sanatın düzenlenmesini yapan kişidir.Typicky informace, co hudebník se svým nástrojem dělá.
2001 yılında, Interpol En çok aranan Kaçaklar listesinde Kırmızı bültenle arandığını yayınladı.Byl v té době u Interpolu evidován na listině desíti nejhledanějších zločinců.
Ancak her idamı için ayrı hesaplanması gereken süre henüz tamamlanmadığından tekrar aranmaya başlandı.Počítá se každý úder který nebyl správně vracen.
Sasani ipekleri her yerde aranır oldu.Své LOMO si berte všude s sebou.
Her türlü telefondan aranabilir.Možná hledáte: Telefonie.
Gunumuzde buharli ve kurmali modeller koleksiyoncular tarafından aranan modellerdir.Velké a nádherně zbarvené druhy jsou předmětem zájmu sběratelů.
Burada aranan en önemli özellik, toprak geçiş (veya yayılma) direncinin mümkün olduğu kadar küçük olmasıdır.Důležitá je zachovaná (případně jenom minimálně narušená) urbanistická struktura takového území.
Ulusal Futbol Liginin en çok aranan oyuncularından biri olacağını kimse tahmin edemezdi.Dnes patří mezi nejlepší hráče Národní Fotbalové Ligy.
Yanıt vermiyorsa önce 112 aranarak Acil servis ekiplerine haber verilir.Při převzetí obdržel evidenční číslo 112.
Aynı zamanda başka bestecilerin eserlerinden aranjmanlar da yapmıştır.Pracoval také na objednávkách mnoha šlechticů.
Yabancı aranjmanlar ve türkü aranjmanları söyledi.Ilustroval průvodce a články turistického charakteru.
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.Krátce před znárodněním byl zastaven bankovnímu ústavu.
Sorularına cevap aranır.Se răspunde la fiecare întrebare.
Üçüncü bir gümbürtü ve şeytani bir kahkaha ile ‘en çok bu aranıyor’ kedisi Macavity görünür.Cu un al treilea zgomot puternic și un râs diabolic, cel mai "căutat" motan, Macavity, apare.
Bu kapanlar, uygun CO2 depolama sahalarının aranması ve pilot projeler için hedeftir.Aceste capcane constituie obiectivele pentru explorarea siturilor de stocare a CO2 și a proiectelor pilot.
2010 yılının sonunda Malezya'da Google arama motoruyla en çok aranan ünlü isim olmuştur.Până la sfârșitul anului 2010, el a fost cea mai celebră persoană căutată pe Google în Malaezia.
ABC News, Basayev'i "Dünyanın en çok aranan teröristlerinden biri" olarak açıklamıştır.ABC News l-a descris drept „unul din cei mai căutați teroriști din lume”.
Temmuz, 2010'da internette en çok aranan ünlü haline gelmiştir.In Iulie 2010, Bieber a fost cea mai cautata celebritate pe internet.
4 milyon lira ödülle aranıyorlar".Costa 4 milioane de euro”.
Aranjör, müzisyenlerin yaptığı sanatın düzenlenmesini yapan kişidir.Sunt icoane pe care artistul le-a creat.
Türkçe aranjmanlar listesiListă de seriale turcești
Böylece yeni yatırım alanları aranmaya başlandı.Farsa lor a fost comisă pentru a găsi noi investitori.
Araneus, Araneidae familyasından, yaklaşık 650 türden oluşan zehirli örümcek cinsidir.Araneus este un gen de păianjeni din familia Araneidae, care cuprinde în jur de 650 de specii.
Baba; Mektup elinize geçmiş olduğu zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum.Împreunați-vă acum cu ele și cereți ceea ce Dumnezeu v-a scris!
İnsan bilimleri ve sosyal bilimlerde katı ideolojik uygunluk arandı.Era cerută o conformare strictă, ideologică în științele umane și sociale.
Meksikalı haydut, aranan bir suçlu.El este în realitate un escroc căutat de poliție.
Felsefe nedir sorusunun cevabının aranması da bir felsefi uğraştır.Întrebarea cum se poate defini filozofia este chiar și ea una filozofică.
Arama kutusu, Denetim Masası öğelerinin aranmasını destekleyecek şekilde genişletilmiştir.Căsuța de căutare a fost extinsă pentru a sprijini căutarea elementelor din Panoul de Control.
Onun yerine yeni bir adam aranmaktaydı.Helyére új személyt neveztek ki.
Temmuz, 2010'da internette en çok aranan ünlü haline gelmiştir.2010 júliusában Bieber lett az internet legkeresettebb híressége.
Aranma düzeyi sistemi önceki GTA oyunlarına göre farklı şekilde yürütülmektedir.A körözési rendszer változott az GTA játékokhoz képest.
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.Így érleljük a jobb megoldást.
Eşyaları arandı, bir bıçak ve ip saptandı.Találtak nála egy kést és egy kötelet.
Balıkçılıkta, balık sürülerinin aranmasında kullanılmaktadır.A halállomány kezelése témakörében foglalkozik annak kihasználásával.
Kendisinin ve eşinin mezarları Aranjuez mezarlığındadır.Feleségével és apósával közös sírja a Farkasréti temetőben található .
Suçta bir kasıt aranırsa benim bu suçta bir kastım yok.Bármely elem hiányzik, nem beszélhetünk bűncselekményről.
Şarkının aranjmanını Michael Kamen üstlendi.A zenéjét Michael Kamen szerezte.
Boz'un 5 yıl aranın ardından yayınladığı albümdür.López-Alt közel öt éven keresztül szerkesztette könyvét.
Şarkı müzik aranjmanını büyük ölçüde John Barry'nin "You Only Live Twice" parçasından ödünç alıyor.A dal zenei alapját John Barry zeneszerző James Bond Csak kétszer élsz című filmhez készült főcímzenéje adta.
Durkheim ‘a göre intiharın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerekiyordu.Durkheim szerint az embereknek van egy bizonyos szintű ragaszkodása a társadalomhoz.
Amatör olarak müzik yaptığı dönemde profesyonel olarak aranjörlük yapıyordu.Nyugdíjazásáig szórakoztató zenészként dolgozott szerte az országban.
Yeni albümdeki aranjmalarla gurur duyuyoruz."Ez egy új album értékű zenei anyag.”
Müslümanların evleri tek tek aranarak Ermenilere ait malları kendilerine verilmek üzere toplattı.A muzulmánoknak a vagyonukhoz mérten kell adományokat adni.
Sonuç olarak, aranjman bir uzlaşma ürünüdür.Következtetésképp a koherencia konvergenciája a konzisztencia feltétele.
Böylece BackStreet Boys Amerika’da da aranan ve sevilen bir grup oldu.A Backstreet Boys egy Grammy-jelölt amerikai fiúegyüttes.
Farklı bir aranje yapılarak albüme konulan bu parçaya klip çekilmemiştir.A törzs hátsó része alatti gyorsítórakétát ebbe a változatba nem építették be.
Ardından 1980'e değin, ağırlıklı olarak aranjmanlardan oluşmak üzere, çok sayıda plak çıkarmıştır.1980-ban Batuz számos nagy, papír alapú művet készített.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod