Bir şeyi bölmen istenir örneğin kardeşinle aranıza bölüşün veya arkadaşınla bölüşün denir.Вероятно си чувал думата "делене" преди. Когато някой ти каже да разделиш нещо.
Bir şeyi bölmen istenir örneğin kardeşinle aranıza bölüşün veya arkadaşınla bölüşün denir.כאשר מישהו אמור לכם לחלק משהו למשל לחלק כסף בינך ובין אחיך או בינך ובין החבר שלך
Bir şeyi bölmen istenir örneğin kardeşinle aranıza bölüşün veya arkadaşınla bölüşün denir.عندما يخبرك شخص ان تقسم شيئاً على شيئ تقسيم المال بينك وبين أخيك أو بينك وبين أصدقائك
Bir şeyi bölmen istenir örneğin kardeşinle aranıza bölüşün veya arkadaşınla bölüşün denir.あなたとあなたのお兄さんとお金を分ける. あるいはあなたと友達で分ける. それは基本的に何かを切り分けるという意味です.
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Albowiem sami wiecie, jako nas potrzeba naśladować, ponieważeśmy nie żyli między wami nieporządnie;
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Chính anh em biết điều mình phải làm để học đòi chúng tôi; vì chúng tôi không có ăn ở sái bậy giữa anh em,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Chính anh_em biết_điều mình phải làm để học_đòi chúng_tôi ; vì chúng_tôi không có ăn_ở sái bậy giữa anh_em ,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Denn ihr wisset, wie ihr uns sollt nachfolgen. Denn wir sind nicht unordentlich unter euch gewesen,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.I veten ju själva huru man bör efterfölja oss. Ty vi förhöllo oss icke oordentligt bland eder,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.I vet jo selv hvorledes I bør efterfølge oss; for vi levde ikke utilbørlig iblandt eder,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.I vide jo selv, hvorledes I bør efterfølge os. Thi vi have ikke levet uskikkeligt iblandt eder,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Kajti sami veste, kako je treba nas posnemati: nismo se namreč vedli neredno med vami,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.어떻게 우리를 본받아야 할 것을 너희가 스스로 아나니 우리가 너희 가운데서 규모 없이 행하지 아니하며
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Lebo sami viete, jako nás treba nasledovať lebo sme sa nesprávali neriadne medzi vami
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Magatok is tudjátok, mimódon kell minket követni; mert nem viseltük magunkat közöttetek rendetlenül.
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Nebo sami víte, kterak jest potřebí následovati nás, poněvadž jsme se nechovali mezi vámi neslušně.
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Porque vós mesmos sabeis como deveis imitar-nos, pois que não nos portamos desordenadamente entre vós,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Sapete infatti come dovete imitarci: poiché noi non abbiamo vissuto oziosamente fra voi
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Voi înşivă ştiţi ce trebuie să faceţi ca să ne urmaţi; căci noi n'am trăit în neorînduială, între voi.
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Vosotros mismos sabéis de qué manera debéis imitarnos, porque no hemos vivido desordenadamente entre vosotros
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Vous savez vous-mêmes comment il faut nous imiter, car nous n`avons pas vécu parmi vous dans le désordre.
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Επειδη σεις εξευρετε πως πρεπει να μιμησθε ημας, διοτι δεν εφερθημεν ατακτως μεταξυ σας,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.А сам Господ на мира да ви дава мир всякога и всякак. Господ да бъде с всички ви.
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.ибо вы сами знаете, как должны вы подражать нам; ибо мы не бесчинствовали у вас,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.Самі бо знаєте, як вам треба подобити ся нам; бо не робили ми безладдя між вами,
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.הלא ידעתם אף אתם איך עליכם להתהלך כמנו כי לא נהגנו דרך מעות בתוככם׃
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.اذ انتم تعرفون كيف يجب ان يتمثل بنا لاننا لم نسلك بلا ترتيب بينكم
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.你 們 自 己 原 知 道 應 當 怎 樣 效 法 我 們 . 因 為 我 們 在 你 們 中 間 、 未 嘗 不 按 規 矩 而 行
Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü biz aranızdayken boş gezenler değildik.你 們 自己 原 知道 應當 怎 樣 效法 我 們 . 因為 我 們在 你 們中間 、 未 嘗 不 按 規矩 而行
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Esperamos que as suas palestras provoquem uma conversa estimulante entre vocês.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Esperamos que sus charlas generen una conversación emocionante entre Uds.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Hy vọng câu chuyện của họ nhóm lên cuộc tranh luận hào hứng quanh bạn.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Kami harap paparan mereka memicu percakapan yang menarik di antara Anda sekalian.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Mamy nadzieję, że ich prelekcje będą zaczątkiem ekscytujących rozmów.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Nous espérons que leurs présentations susciteront une conversation passionnante parmi vous.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Speriamo che i loro talk accendano una stimolante conversazione tra di voi.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Teď je čas na zvědavost i na skepsi, na otevřenost i kritické myšlení, inspiraci i konkrétní činy.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.TEDx의 강연이 여러분의 대화에 활기를 불어넣길 바랍니다
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Upamo, da se bodo ob njihovih govorih vnele zanimive debate med vami.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Veríme, že ich prednáška podnieti medzi vami zaujímavé debaty.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.We hopen dat hun talks interessante discussies aanzwengelen.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Wir hoffen, dass die Vorträge spannende Gespräche unter Ihnen entfachen.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Ελπίζουμε οι ομιλίες τους να πυροδοτήσουν μια συναρπαστική συζήτηση μεταξύ σας.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Маємо надію, що їхні лекції надихнуть вас на захоплюючу бесіду.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Надеемся, их рассказы будут искрой, из которой разгорится дискуссия.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.Надяваме се, че техните беседи ще предизвикат вълнуващи разговори между вас.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.אנו מקווים שדבריהם יעוררו דיון מרתק בקרבכם.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.ويحدونا الأمل أن تشعل محادثاتهم شرارة نقاش مثير فيما بينكم.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.今日という日を 好奇心を満たし 常識を疑い
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.Ia boleh tinggal di salah satu kotamu menurut pilihannya, dan kamu tak boleh memperlakukan dia dengan keras
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.그가 너의 성읍 중에서 기뻐하는 곳을 택하는 대로 너와 함께 네 가운데 거하게 하고 그를 압제하지 말지니라
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.Nie umrą ojcowie za syny, a synowie nie umrą za ojce; każdy za grzech swój umrze.
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.Non consegnerai al suo padrone uno schiavo che, dopo essergli fuggito, si sarà rifugiato presso di te
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.עמך ישב בקרבך במקום אשר יבחר באחד שעריך בטוב לו לא תוננו׃
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.عندك يقيم في وسطك في المكان الذي يختاره في احد ابوابك حيث يطيب له. لا تظلمه
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.他 必 在 你 那 裡 與 你 同 住 、 在 你 的 城 邑 中 、 要 由 他 選 擇 一 個 所 喜 悅 的 地 方 居 住 . 你 不 可 欺 負 他
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.他 必 在 你 那 裡與 你 同住 、 在 你 的 城邑 中 、 要由 他 選擇 一 個 所 喜 悅 的 地方 居住 . 你 不 可欺 負他
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.A počuje to celý Izrael, a budú sa báť a neurobia viacej nijakej takej zlej veci v tvojom strede.
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.auf daß ganz Israel höre und fürchte sich und man nicht mehr solch Übel vornehme unter euch.
Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Dan zal heel Israël van deze gebeurtenis horen en zich hoeden voor zo'n slechtheid.