aramis ile cümle
aramis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İlan için aramıştım.- Volám kvôli vášmu inzerátu.
İlan için aramıştım.Обаждам се за вашата обява.
Kadın aramış ve demiş ki "Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Señor Wright, estoy sentada en el sofá, y el agua me está cayendo sobre la cabeza."
Kadın aramış ve demiş kiKetika wanita itu menelpon dan berkata,
Kadın aramış ve demiş ki한 여자 분이 그에게 전화해서 그랬데요.
Kadın aramış ve demiş kiשאישה התקשרה ואמרה
Kadın aramış ve demiş kiعندما اتصلت امرأة وقالت
Kadın aramış ve demiş ki女性が電話してきてね 「ライトさん 私ソファに座っていて 頭に-
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Chiamo' il principale del gestore per cui lavoravo in Svezia.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Dia menghubungi kepala operator di Swedia di tempatnya bekerja.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Er hat den Chef des Betreibers, wo ich in Schweden arbeite, angerufen.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Han ringede til direktøren for det firma i Sverige hvor jeg arbejdede.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Hän soitti operaattorin johdolle Ruotsissa jossa olin työskennellyt.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Hij belde het hoofd van de werkgever in Zweden waar ik werkte.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Il a appelé la direction de l'opérateur Suédois pour lequel je travaille.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.그다음엔 내가 일하는 스웨덴 지부로 전화를 했대
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Llamó al jefe de la operadora en Suecia, donde yo trabajaba.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Nechal si zavolat šéfa pobočky, kde jsem pracoval.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Ông ấy gọi cho người đứng đầu ở Thụy Điển, nơi tôi làm việc.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Ông ấy kêu gọi người đứng đầu của các nhà chức trách Thụy Điển, nơi tôi làm việc
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.On z kolei zadzwonił do operatora w Szwecji, gdzie jak pracowałem.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.-som ringde chefen för operatören där jag jobbade - som sen ringde mig.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.-som ringde chefen för operatören där jag jobbade - som sen ringde mig.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Εκείνος κάλεσε τον διευθυντή τού χειριστή στη Σουηδία, όπου δούλευα.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Он призвал глава оператора В Швеции, где я работал.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.Той пък се обадил на оператор в Швеция, където работех аз.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.הוא זימן את ראש המרכזייה .בשבדיה, שם עבדתי
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.الذي بدوره إتصل برئيس التشغيل في (السويد) أين كنتُ أعمل
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.米国政府から サイトの削除を命じられたよ
Prensesin babasını iyi tanıyan biri... ...defalarca aramış.Azt mondta, hogy nagyon jól ismerte a hercegnő apját, és ezért korábban többször is telefonált.
Prensesin babasını iyi tanıyan biri... ...defalarca aramış.Il m'a dit qu'il connaissait bien le père de la princesse. et qu'il avait appelé plusieurs fois.
Prensesin babasını iyi tanıyan biri... ...defalarca aramış...شخص يعرف جيدا والد الاميرة اتصل العديد من المرات
Sana ulaşamadığı için, beni aramış.قال انه لم يتمكن من الاتصال بك, لذا كلمني
Seni şimdi aramıştım.Épp most hívtalak.
Seni şimdi aramıştım.Ik heb je net gebeld.
Seni şimdi aramıştım.Jag ringde just till dig.
Seni şimdi aramıştım.Jeg har lige ringet til dig.
Seni şimdi aramıştım.Právě jsem ti volal.
Seni şimdi aramıştım.Soitin sinulle juuri.
Seni şimdi aramıştım.Ti ho appena telefonato.
Seni şimdi aramıştım.Właśnie do ciebie dzwoniłem.
Seni şimdi aramıştım.Μόλις σε πήρα τηλέφωνο.
Seni şimdi aramıştım.Я только что тебе звонил.
Sen resim çekilirken. Sana ulaşamadığı için, beni aramış.Ενώ έβγαζες φωτογραφίες... επειδή δεν μπορούσε να σε βρει, τηλεφώνησε σε μένα.
Sizi bu sabah aramıştım.Ho chiamato stamattina.
Sizi bu sabah aramıştım.Ik heb u vanmorgen gebeld.
Sizi bu sabah aramıştım.Je vous ai appelé ce matin.
Sizi bu sabah aramıştım.Llamé esta mañana.
Sizi bu sabah aramıştım.V-am sunat azi-dimineaţă.
Sizi bu sabah aramıştım.Zjutraj sem vas klical.
Sizi bu sabah aramıştım.Σας τηλεφώνησα σήμερα το πρωί.
Sizi bu sabah aramıştım.Я Кобаяши, звонил вам сегодня утром.
Tanıştığıma sevindim, ben Kobayashi. Sizi bu sabah aramıştım.Prazer em conhece-lo, Sr. Kobayashi Eu liguei-lhe esta manhã.
Tanıştığıma sevindim, ben Kobayashi. Sizi bu sabah aramıştım.سعيد بلقائك ، أنا كوباياشي اتصلت بك هذا الصباح
Ve işe bakın ki, Katie yazı yayınlandıktan sonra onu aramış.A kupodivu mu Katie po vydání toho komentáře zavolala a řekla:
Ve işe bakın ki, Katie yazı yayınlandıktan sonra onu aramış.A sa décharge, Katie l'a appelé dès la parution de la tribune.
Ve işe bakın ki, Katie yazı yayınlandıktan sonra onu aramış.E, in segno di stima, Katie lo ha chiamato dopo che l'articolo è uscito.
Ve işe bakın ki, Katie yazı yayınlandıktan sonra onu aramış.És Katie, becsületére legyen mondva, felhívta a cikk megjelenése után.
Ve işe bakın ki, Katie yazı yayınlandıktan sonra onu aramış.Hänen ansiokseen, Katie soitti hänelle sen jälkeen kun artikkeli julkaistiin.
Ve işe bakın ki, Katie yazı yayınlandıktan sonra onu aramış.그리고 그 내용에 대하여, Katie는 해당 글이 나온 후