aramis ile cümle

aramis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben geçen yılın sonbaharında arkadaşım, Sherlock Holmes, bir gün üzerine aramıştıÉn már felhívta a barátom, Mr.
Ben geçen yılın sonbaharında arkadaşım, Sherlock Holmes, bir gün üzerine aramıştıJeg havde opfordret min ven, Mr.
Ben geçen yılın sonbaharında arkadaşım, Sherlock Holmes, bir gün üzerine aramıştı저는 작년 가을에 친구, 셜록 홈즈 씨, 한 날에 전화를 했어요
Ben geçen yılın sonbaharında arkadaşım, Sherlock Holmes, bir gün üzerine aramıştıהיה לי קרא ידידי, מר שרלוק הולמס, יום אחד, בסתיו של השנה שעברה
Ben geçen yılın sonbaharında arkadaşım, Sherlock Holmes, bir gün üzerine aramıştıوقد دعوت صديقي السيد شيرلوك هولمز ، يوم واحد في خريف العام الماضي
Ben geçen yılın sonbaharında arkadaşım, Sherlock Holmes, bir gün üzerine aramıştıと非常に頑丈な、血色の顔、高齢者の紳士との深い会話の中で彼を見つけた
- Beni mi aramıştınız, Prenses?- Keresett, hercegnő?
- Beni mi aramıştınız, Prenses?Με ψάχνατε, Πριγκίπισσα;
- Beni mi aramıştınız, Prenses?هل تبحثين عني جلالتك؟
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.Ik ben Kobayashi, ik heb gebeld.
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.Jaz sem Kobajaši, klical sem.
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.Je suis Kobayashi, j'ai appelé plus tôt dans la journée.
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.Mi chiamo Kobayashi, ho chiamato prima
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.Sou Kobayashi, liguei mais cedo.
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.Soy Kobayashi, llamé antes.
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.Sunt Kobayashi, am sunat mai devreme.
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.Είμαι ο Kobayashi, τηλεφώνησα νωρίτερα.
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.Я Кобаяши, я вам звонил.
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.أنا كوباياشي ، اتصلت بكم سابقا
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -어느 날 밤, 제가 모르는 일반인이 타흐리르 광장에서
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Pamätám si, že raz v noci mi niekto zavolal z námestia Tahrír, obyčajný neznámy človek.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Pamatuji si jednu noc, kdy mi někdo zavolal -- obyčejný člověk, kterého jsem neznal -- z Tahrir náměstí.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Recuerdo que una noche alguien me llamó al celular, una persona común que no conozco, desde la Plaza Tahrir.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Якось, раз увечері, я отримав дзвінок на мобільний, від простого незнайомця з Єгипту.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Я помню однажды ночью, когда кто-то позвонил мне на сотовый, кто-то, кого я не знал, с площади Тахрир.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -Θυμάμαι μία νύχτα που κάποιος με πήρε στο κινητό
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -אני זוכר לילה אחד כשמישהו טילפן אליי לסלולרי,
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -أتذكر في ذات ليلة، شخصا ما اتصل بي على ھاتفي الخلوي --
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -名も知らぬ一般の人から 携帯電話に連絡がありました
Bizi aramış olman gerekirdi.Cậu nên gọi cho chúng tôi chứ.
Bizi aramış olman gerekirdi.Devias ter-nos ligado.
Bizi aramış olman gerekirdi.Je had ons moeten bellen.
Bizi aramış olman gerekirdi.Měl jste nám zavolat.
Evet, ben Lee Seol. Sizi daha önce aramıştım.Igen, Lee Seol vagyok, aki korábban telefonált.
Evet, ben Lee Seol. Sizi daha önce aramıştım.Oui, je suis la Lee Seol qui a appelé.
Evet, ben Lee Seol. Sizi daha önce aramıştım.Ναι, είμαι η Λι Σεολ, που σας τηλεφώνησα.
Evet, ben Lee Seol. Sizi daha önce aramıştım.نعم, انا لي سول اتصلت بك سابقا
Evet. Sen resim çekilirken. Sana ulaşamadığı için, beni aramış.Igen, amikor fotózkodtál, nem vetted fel a telefont, ezért engem hívott fel.
FG: Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiAţi auzit cu toţii de povestea lui Frank Lloyd Wright, când femeia a sunat şi a spus,
FG: Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiAvrete sentito tutti quella storia su Frank Lloyd Wright, quando una signora chiamò e disse:
FG: Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiCác bạn đều đã nghe câu chuyện của Frank Lloyd Wright, khi người phụ nữ gọi đến và nói,
FG: Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiSie haben sicher alle mal die Frank Lloyd Wright Geschichte gehört, als die Frau anrief und sagte:
FG: Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiВсе слышали историю Фрэнка Ллойда Райта, когда позвонила женщина:
Hastane personeli, ordu ve polis onu her yerde aramış. Dağlara köpekler bile göndermişler.Toute l'équipe médicale, des gendarmes et même des chiens ont été mobilisés pour le retrouver.
Hastane personeli, ordu ve polis onu her yerde aramış.Das Personal, Armee und Polizei suchten überall nach ihm.
Hastane personeli, ordu ve polis onu her yerde aramış.Personalul spitalului, armata ºi poliþia l-au cãutat peste tot.
Hastane personeli, ordu ve polis onu her yerde aramış.Personel, wojsko i policja szukali go wszędzie
Hastane personeli, ordu ve polis onu her yerde aramış.Το προσωπικό, ο στρατός και η αστυνομία, έψαξαν παντού γι 'αυτόν
Hee-joong ilk defa buluşmak için aramış.Hee-joong lo llamó por primera para verse.
Hee-joong ilk defa buluşmak için aramış.Hee-joong meneleponnya untuk bertemu pertama kalinya
Hee-joong ilk defa buluşmak için aramış.Hee-joong o chamou para sair pela primeira vez.
Hee-joong ilk defa buluşmak için aramış.김희중 씨가 먼저 만나자고 한 건 이번이 처음이야
Hee-joong ilk defa buluşmak için aramış.Хі Чжун подзвонила і призначила йому зустріч.
Hee-joong ilk defa buluşmak için aramış.هي جونج أتصلت به لأول مرة
Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiWszyscy słyszeliście historię Frank'a Lloyd'a Wright'a, kiedy jakaś pani do niego zadzwoniła i powiedziała:
Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiВсички сте чували историята за Франк Лойд Райт, когато се обадила жената и казала:
İlan için aramıştım.181 00:20:10,880 --> 00:20:14,160 - Ano, prosím?
İlan için aramıştım.Chiamo per l'annuncio. Sė?
İlan için aramıştım.Ik bel in verband met de advertentie.
İlan için aramıştım.Mężczyzny, za którym nikt nie będzie tęsknił. Dwie pieczenie na jednym ogniu.

İlgili Sayfalar