Tom neredeyse Mary'yi hiç aramaz.Tom almost never calls Mary.
Aşkı aramazsın; onu bulursun.You do not look for love; you find it.
Tom artık beni asla aramaz.Tom never calls me anymore.
Beni tekrar hiç aramaz mısın?Don't you ever call me again.
Hiçbir şey aramazsan hiçbir şey bulmazsın.Nothing seek, nothing find.
Sami beni işte aramaz.Sami wouldn't call me at work.
Sami beni işyerinde aramaz.Sami wouldn't call me at work.
Tom biz onu arar aramaz geldi.Tom came as soon as we called him.
Coca-Cola beni aramazsa, ben onları aramam.”If Coca-Cola don't call me, I don't call them."
"HEDEFİ BÜYÜKELÇİMİZ İSMAİL ARAMAZ'DI"."司马南抨击艾未未 艾母要求拿出证据".
Henüz kendine uygun bir iş bulamamıştır, zaten ciddi olarak bir iş de aramaz.He's done nothing wrong he just wants a job.
"Ben aramaz.""I will not look."
Endişelendim diyorsun, nasıl bir kere bile aramazsın?For someone who said she worried, <br />how could you not call even once?
Ülkemizdeki insanlar eğer "Sen Yap!" demezsen, aramazlarThe people of our country will not call it in unless you say, "YOU do it!".
Nasıl aramaz bile? PK. takımı tarafından viikii.net'e getirildi.How could he not even call? <i>Brought to you by the PKer team @ www.viikii.net
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.Doth not behave itself unseemly, seeketh not her own, is not easily provoked, thinketh no evil;
Ara Şiraz, Aramazd Karapetyan (Ermeni) adıyla 1941'de Erivan'da doğdu.Ara Shiraz was born Aramazd Karapetyan (Armenian: Արամազդ Կարապետյան) in Yerevan in 1941.
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.È commestibile, ma non molto ricercato dai pescatori.
Aramazd’ın yanı sıra tapınılan daha küçük tanrılar da vardı.Oltre a quelli sotto elencati vi erano numerose divinità minori.
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.Ze gaan van boord, maar vinden weinig interessants.
Aramazd’ın yanı sıra tapınılan daha küçük tanrılar da vardı.Het kunnen 'de mindere goden' zijn geweest.
Tom artık beni asla aramaz.Том більше ніколи мені не телефонує.
Henüz kendine uygun bir iş bulamamıştır, zaten ciddi olarak bir iş de aramaz.Munkahelyén már nem tudják komolyan venni akkor sem, ha valamit tényleg komolyan mond.
Coca-Cola beni aramazsa, ben onları aramam.”Pablo Picasso: "Jeg søger ikke, jeg finder."
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.あちらこちらを探してみるが、なかなかいいものが見つからない。
Melâmîler, zikir ve sohbet toplantıları için özel bir yer ve zaman aramazlar.レポートや会議で、学習する時間を無駄にするな。
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.下目一名由來已久,但難以考察。
Henüz kendine uygun bir iş bulamamıştır, zaten ciddi olarak bir iş de aramaz.꼭 해야만 할 일도 없지만 아득바득 일거리를 찾으려 들지도 않는다.
Coca-Cola beni aramazsa, ben onları aramam.”Базовия принцип на IoC e “Не ни звънете, ние ще ви потърсим“.
Aramazd’ın yanı sıra tapınılan daha küçük tanrılar da vardı.Uz ova, postojala su i niža božanstva.
Aramazd’ın yanı sıra tapınılan daha küçük tanrılar da vardı.Poleg navedenih so obstajala tudi nižja božanstva.
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.Randama visur, bet negausiai.
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.Kui otsida, siis on see näha, kuid vähesed otsivad.
Aramazlar o zaman.Περίμενε, περίμενε.
Aramazlar o zaman.-Благодяря.-Да ви е сладко.
"Ben aramaz.""Aku tidak akan terlihat."
"Ben aramaz.""En katso."
"Ben aramaz.""Eu não vou olhar."
"Ben aramaz.""Ich will nicht aussehen."
"Ben aramaz.""Ich will nicht sehen."
"Ben aramaz.""Ik zal niet kijken."
"Ben aramaz.""Jag tänker inte titta."
"Ben aramaz.""Jeg vil ikke se."
"Ben aramaz.""Je ne regarderai pas."
"Ben aramaz.""나는 보이지 않는 것입니다."
"Ben aramaz.""Minä en tahdo nähdä."
"Ben aramaz.""Ne bom videti."
"Ben aramaz.""Nebudem sa pozerať."
"Ben aramaz.""Nebudu se dívat."
"Ben aramaz.""Nem fogok nézni."
"Ben aramaz.""Nie chcę patrzeć."
"Ben aramaz.""Non voglio guardare."
"Ben aramaz.""No voy a mirar."
"Ben aramaz.""Nu voi uita."
"Ben aramaz.""Saya tidak akan terlihat."
"Ben aramaz.""Tôi sẽ không xem xét."
"Ben aramaz.""Δεν θα δούμε."
"Ben aramaz.""Аз няма да гледам."
"Ben aramaz.""Аз няма да се спирам."
"Ben aramaz.""Я не буду дивитися".