Sorun aramayalım.Let's not look for problems.
Beni neden geri aramadı?Why didn't he call me back?
Neden beni geri aramadın?Why didn't you call me back?
O neden beni tekrar aramadı?Why didn't she call me back?
Tom oğlu Gandalf'ı aramak istedi.Tom wanted to call his son Gandalf.
Onu birkaç kez aradım, ama o beni aramadı.I called him a few times, but he hasn't called back.
Ben randevu için gelmedim ve ben de aramadım.I didn't show up for the appointment and I also did not call.
Anahtarlarını aramana yardım edeyim mi?Shall I help you look for your keys.
Bana ihtiyacın olursa aramaktan çekinme.Don't hesitate to call if you need me.
Sen aramadın, değil mi?You haven't called, have you?
O aramadı.He hasn't called.
Mary aramadı.Mary hasn't called.
Biz aramadık.We haven't called.
Aramaya devam ediyorum ama Tom'la bağlantı kuramıyorum.I keep calling, but I can't get a hold of Tom.
Tom'un aramasını umuyordum ama aramadı.I expected Tom to call, but he didn't.
Kızımın ateşi var. Doktoru aramam gerekir.My daughter has fever. I should call the doctor.
Hiç aramadın. Onun neyi var?You never called. What's up with that?
Ben aramak istedim ama unuttum.I meant to call, but I forgot.
Beni aramalarına gerek yoktu.They need not have called me.
Tom onun doğum gününde annesini aramayı asla unutmaz.Tom never forgets to call his mother on her birthday.
Bugün ofiste bulunmayacağını söylemek için gerçekten patronunu aramalıydın.You really ought to have rung your boss to tell him you won't be in today.
Onu aramak istiyorum. Sende onun telefon numarası var mı?I'd like to call him. Do you have his phone number?
Tom yeni bir iş aramaya başladı.Tom has begun looking for a new job.
Bir ambulans aramalı mıyım?Should I call an ambulance?
Mary, "işe yaramadı." diye düşündü ve John'u aramaya gitti."It didn't work," thought Mary, and went to call John.
Posta pullarını aramayı ve toplamayı seviyorum.I like looking for and collecting postage stamps.
Kimse seni aramadı.Nobody called you.
Kimse sizi aramadı.Nobody called you.
Hiç kimse Tom'u aramadı.Nobody called Tom.
Kimse onu aramadı.Nobody called her.
Hiç kimse Mary'yi aramadı.Nobody called Mary.
Kimse bizi aramadı.Nobody called us.
Bulgaristan için arama öneki +359'dur.The dialing prefix for Bulgaria is +359.
Mutluluğu aramak için değil ama onu bulmak için buradayım.I'm here not to look for happiness but to find it.
Polisi aramalıyız.We must call the police.
Tom polisi aramaya gitti.Tom went to go call the police.
Biz mutluluk aramak için dünyadayız, onu bulmak için değil.We're on earth to look for happiness, not to find it.
Kaç kişi aramayı planlıyorsun?How many people are you planning on calling?
Tom'a Mary'yi araması gerektiğini söyledim.I told Tom that he should call Mary.
Sana gece yarısından sonra aramamanı söyledim.I told you not to call after midnight.
Mutfakta karıncalarımız var. Bir yok edici aramamız gerekiyor.We have ants in the kitchen. We need to call an exterminator.
Tom Mary'nin daha sonra onu aramasını istedi.Tom asked Mary to call him later.
Tom bir iş aramak için Boston'a geldi.Tom came to Boston to look for a job.
Tom Mary'yi aramanda sana yardım edecek.Tom will assist you in your search for Mary.
Onlar düzeni sağlamak için polisi aramak zorunda kaldı.They had to call the police to restore order.
Her halükarda, aramalıyım.In any case, I should call.
Tom aramak için çok geç olduğunu biliyordu ama yine de aradı.Tom knew it was too late to call, but he called anyway.
Tom henüz aramadı.Tom hasn't called yet.
Belki Tom'u aramalıyız.Maybe we should call Tom.
Hadi Tom'u aramayı deneyelim.Let's try calling Tom.
Beni aramaktan ve bana mesaj atmaktan vazgeçmeyecek.She won't stop calling and texting me.
Neden Tom'u aramayı denemedin?Why didn't you try calling Tom?
Özür dilerim. İlk önce aramalıydım.I'm sorry. I should have called first.
Adam, babasını aramak istedi.The man wanted to call his father.
Tom cep telefonunu çıkardı ve bir arama yaptı.Tom pulled out his cell phone and made a call.
"Tom kahvaltı pişiriyor." "İtfaiyeyi aramamız gerekir mı?""Tom's cooking breakfast." "Should we call the fire department?"
2.30'dan önce Tom'u aramayı unutma.Don't forget to call Tom before 2:30.
Eğer istersen senin için birkaç arama yapabilirim.I can make a few calls for you if you want me to.
Keşke gece bu kadar geç saatlerde beni aramayı bıraksan.I wish you'd stop calling me so late at night.
Tom hemen onu aramanı istiyor.Tom wants you to call him right away.