Dün akşam seni aramaya çalıştım. Dışarıda mıydın?I tried to call you yesterday evening. Were you out?
Dün gece niçin beni aramadın?Why didn't you call me last night?
Tom polisi aramak istedi fakat Mary ona izin vermedi.Tom wanted to call the police, but Mary wouldn't let him.
Tom bir arama- kurtarma uzmanı olmak istiyordu.Tom wanted to become a search-and-rescue specialist.
Tom bir arama-kurtarma uzmanı olmak istiyordu.Tom wanted to become a search-and-rescue specialist.
Tom öğle yemeğinden hemen sonra seni aramayı planlıyor.Tom plans to call you right after lunch.
Geçen yıl bir önceki işini kaybettiğinden beri, Tom bir iş aramaktadır.Tom has been hunting for a job since he lost his previous job last year.
Tom Mary'nin her zaman kendisini aramasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to call him all the time.
Tom Mary'yi tekrar aramayı denemenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to try calling Mary again.
Tom iş aramak için Boston'a geldi.Tom came to Boston looking for work.
Tom bir uyandırma araması istedi.Tom asked for a wake-up call.
Telefon aramasından sonra üç dakika içerisinde polisler Tom'un kapısındaydılar.The police were at Tom's door within three minutes after the phone call.
Polisler bir arama emri ile Tom'un kapısındaydılar.The police were at Tom's door with a search warrant.
Aramaya çalıştım ama cevap vermediler.I tried calling, but they didn't answer.
Sadece seni aramak ve geç kalacağımı bildirmek istedim.I just wanted to call you and let you know I'd be late.
Tom avukatını aramak istiyor.Tom wants to call his lawyer.
Dolma kalemimi aramalıyım.I need to search for my pen.
Dolma kalemimi aramak zorundayım.I have to look for my pen.
Dokuzdan sonra aramak daha ucuz mu?Is it cheaper to call after nine?
Başka bir yer aramanı öneriririm.I'd suggest you look for another place.
Sadece kusur arama uğruna her şeyde kusur bulma.Please don't nitpick just for the sake of nitpicking.
Tom aramalıydı.Tom should've called.
Tom bu aramayı kabul etmek zorunda.Tom has to take this call.
Tom son zamanlarda Mary'yi aramadı.Tom hasn't called Mary lately.
Ona yarın öğlen beni aramasını söyle.Tell him to call me tomorrow at noon.
Boruyu tamir edemezsen, bir tesisatçı aramak zorunda kalacağız.If you can't fix the pipe, we'll have to call a plumber.
Kesinlikle kimse bu cümleyi aramayacak.Surely no one will look for this sentence.
Kesinlikle hiç kimse bu cümleyi aramayacaktır.For certain, no one will look for this sentence.
İş arama nasıl gidiyor?How's the job hunt?
Onun nasıl yapılacağını arama, kendini nasıl önlemeyeceğini bul.Don't look for how to do it, find out how not to prevent yourself.
Ben başka bir yol aramayı tercih ettim.I chose to look the other way.
Sosyal hizmetleri aramak zorunda kaldık. Bu apaçık bir çocuk ihmali olayıydı.We had to call in social services. This was obviously a case of child neglect.
Bazı Beyazlar daha muhteşem çözümler aramaktadır.Some Whites seek more imperial solutions.
Bazı Asyalılar daha teknolojik çözümler aramaktadır.Some Asians seek more technological solutions.
Beni arama.Don't call me.
Onu aramayı planlıyordum ama fikrimi değiştirdim ve aramadım.I was planning to call him, but changed my mind and didn't.
Onu şimdi arama.Don't call him now.
Ken'i tekrar aramalı mıyım?Should I call Ken back?
Ben Bay Ford'u aramayı unuttum.I forgot to call Mr. Ford.
O kelimeyi sözlükte aramalısın.You should look up that word.
Fırtına, kayıp çocuğu aramamızı engelledi.The storm kept us from searching for the missing child.
Onu aramak üzereydim ama sonra unuttum.I was about to call him, but then I forgot.
O döner dönmez Tom'un beni aramasını iste.Ask Tom to call me as soon as he returns.
Tom'dan beni aramasını iste. Benim numaram onda var.Ask Tom to call me. He has my number.
Arama ücretsizdir.The call is free of charge.
Bu kelimeyi aramalıyız.You should look up this word.
Bu kelimeyi aramalısın.You should look this word up.
Geçen akşam neden beni aramadın?Why didn't you call me yesterday evening?
Tom ve Mary mağara aramaya gitti.Tom and Mary went potholing.
Tom aramalarımı geçiştiriyor.Tom is dodging my calls.
Mary havaalanında elle arama yapıldı.Mary received a patdown search at the airport.
Tom'u aramayı unutma.Don't forget to call Tom.
Yarın beni aramayı unutma.Don't forget to call me up tomorrow.
Tom'u aramalı mıyız?Should we call Tom?
Tom'un neden beni aramadığını merak ediyorum.I wonder why Tom didn't call me.
Ben asla seni aramadım.I never looked for you.
Hiç kimse arabamı aramak istemiyor.Nobody wants to look for my car.
Odasını kendi başına aramak zorundaydı.He had to look for his room by himself.
911'i arama! 112'yi aramak zorundasın.Don't call 911! You have to call 112.
Ben gerçekten iş aramaktan nefret ediyorum.I really hate job hunting.