aramızda ile cümle

aramızda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.No verão, após o 10.º ano, o meu avô morreu com um cancro.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.Şi apoi a venit vara, după primul meu an, când bunicul meu a murit din cauza cancerului.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.Und dann kam der Sommer nach der 9. Klasse, als mein Großvater an Krebs starb.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.Và sau đó mùa hè sau năm học cấp ba đầu tiên của tôi đến, khi ông bà tôi qua đời vì căn bệnh ung thư.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.Затем наступило лето после девятого класса, когда мой дедушка умер от рака.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.И тогава дойде лятото след първи курс, когато дядо ми почина от рак.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.ואז בא הקיץ אחרי כיתה ט' שבו סבא שלי נפטר מסרטן.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.ثم أتت إجازة الصيف بعد سنتي الأولى في الثانوية .عندما توفي جدي بسبب السرطان
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.祖父が癌で亡くなりました 家族がその悲しみに浸るのを見て
Mavi. Aramızda çok ciddi oyuncular var.Abbiamo qualcuno che la prende sul serio lì fuori.
Mavi. Aramızda çok ciddi oyuncular var.Det finns en del människor som är seriösa där ute.
Mavi. Aramızda çok ciddi oyuncular var. Evet.Έχουμε μερικούς που το έχουν πάρει σοβαρά εδώ.
Mavi. Aramızda çok ciddi oyuncular var.Một số người trong số chúng ta khá là nghiêm túc đấy nhỉ.
Mavi. Aramızda çok ciddi oyuncular var.Nous avons des gens très sérieux ici.
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,a Micpa, lebo povedal: Hospodin nech pozoruje na veci medzi mnou a tebou, keď budeme ukrytí druh pred druhom.
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,A Mispah; nebo řekl Lában: Nechať Hospodin hledí na mne a na tebe, když se rozejdeme od sebe.
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,És Miczpának, mivelhogy mondá: Az Úr legyen vigyázó közöttem és te közötted, a mikor egymástól elválunk.
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,e também Mizpá, porquanto disse: Vigie o Senhor entre mim e ti, quando estivermos apartados um do outro.
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,또 미스바라 하였으니 이는 그의 말에 우리 피차 떠나 있을 때에 여호와께서 너와 나 사이에 감찰하옵소서 함이라
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,og Mizpa; thi han sagde: "HERREN skal stå Vagt mellem mig og dig, når vi skilles.
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,o Mizpa, pues dijo: --Vigile Jehovah entre tú y yo, cuando nos apartemos el uno del otro
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,und sei eine Warte; denn er sprach: Der HERR sehe darein zwischen mir und dir, wenn wir voneinander kommen,
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,και Μισπα, διοτι ειπεν, Ας επιβλεψη ο Κυριος αναμεσον εμου και σου, οταν αποχωρισθωμεν ο εις απο του αλλου
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,и Масфа§, защото думаше: Господ да бди между мене и тебе, когато сме далеч един от друг.
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,והמצפה אשר אמר יצף יהוה ביני ובינך כי נסתר איש מרעהו׃
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,والمصفاة. لانه قال ليراقب الرب بيني وبينك حينما نتوارى بعضنا عن بعض.
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,又 叫 米 斯 巴 、 意 思 說 、 我 們 彼 此 離 別 以 後 、 願 耶 和 華 在 你 我 中 間 鑒 察
Mispa diye de anılır. Çünkü Lavan, ‹‹Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin›› dedi,又 叫 米斯巴 、 意思 說 、 我 們 彼此 離別 以 後 、 願耶和華 在 你 我 中 間鑒察
Neden biliyor musun? Çünkü aramızdaki eksik parça sensin.أتعرفين لماذا ؟ لأنك العنصر المفقود
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.아무튼, 1862년 12월 뭔가 흥미진진한 일이 분명히 있었습니다. 여러분 가운데 미국분들은 다들 아시겠죠.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Bezpochyby sa dialo čosi fascinujúce v decembri 1862, čo Američania medzi nami poznajú.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Coś fascynującego musiało się wtedy dziać część Amerykanów wśród nas wie o czym mówię.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Der foregik uden tvivl noget fascinerende i December 1862 hvilket amerikanerne iblandt os vil vide.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Nedvomno se je decembra 1862 dogajalo nekaj očarljivega, česar se Američani med nami zavedajo.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Så, utan tvekan, hände något fascinerande i December 1862, som Amerikanerna bland oss säkert vet.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Takže, bezpochyby se během prosince 1862 dělo něco fascinujícího, o čem Američané mezi námi něco vědí.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Vậy nên có lẽ có gì đó hay ho đã xảy ra vào tháng 12 năm 1862, chắc vị nào người Mĩ ngồi đây sẽ biết.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.אבל אין ספק שמשהו מרתק התרחש בדצמבר 1862, שהאמריקאים שבינינו מודעים לו.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.لذلك، ومما لا شك فيه، شيء مشوق كان يحدث في ديسمبر 1862 والأمريكيون بيننا يعلمون به.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.皆さんのうち 米国出身の方なら きっとご存じでしょう リンカーンは言いました
O ışık bizim aramızda yaşamaya devam ediyor, Bu, Endülüs mirasıdır.Aquella luz sigue viva entre nosotros, es... el legado andalusí.
Öncelikle, Dae Han Grup'tan Park Hae Yeong'la aramızdaki aşk ilişkisi... ...gerçek değil.Először is, a szóbeszédről a Daehan Csoport Park Hae Youngja és köztem lévő kapcsolatról. Ez nem igaz.
Öncelikle, Dae Han Grup'tan Park Hae Yeong'la aramızdaki aşk ilişkisi... ...gerçek değil.La première, concerne le Groupe Daehan. Park Hae Young et moi aurions une relation. Ce n'est pas vrai.
Öncelikle, Dae Han Grup'tan Park Hae Yeong'la aramızdaki aşk ilişkisi... ...gerçek değil.Πρώτα απ 'όλα, η ερωτική σχέση μεταξύ του Ντάε Χαν Γκρουπ, Παρκ Χε Γιουνγκ και εμένα... Δεν είναι αλήθεια.
Öncelikle, Dae Han Grup'tan Park Hae Yeong'la aramızdaki aşk ilişkisi... ...gerçek değil....اولا العلاقة بيني وبين بارك هاي يونغ وريث مجموعة داي هان ليست حقيقية
Onlar aramızda olmadıkça biz de özgür değiliz... ve ancak onlarla özgürleşeceğizWij kunnen niet vrij zijn zonder hen... We zullen ons bevrijden met hen....
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.Allah tidak membeda-bedakan kita dengan mereka. Ia menyucikan hati mereka, karena mereka percaya
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.A neučinil rozdílu mezi nimi a námi, věrou očistiv srdce jejich.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.a neurobil nijakého rozdielu medzi nami a medzi nimi očistiac vierou ich srdcia.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.eikä tehnyt mitään erotusta meidän ja heidän kesken, sillä hän puhdisti heidän sydämensä uskolla.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.e não fez distinção alguma entre eles e nós, purificando os seus corações pela fé.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.e non ha fatto nessuna discriminazione tra noi e loro, purificandone i cuori con la fede
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.És semmi különbséget sem tett mi köztünk és azok között, a hit által tisztítván meg azoknak szívét.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.il n`a fait aucune différence entre nous et eux, ayant purifié leurs coeurs par la foi.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.I nie uczynił żadnej różnicy między nami a nimi, wiarą oczyściwszy serca ich.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.in nobenega razločka ni postavil med nami in njimi, ko je po veri očistil njih srca.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.믿음으로 저희 마음을 깨끗이 하사 저희나 우리나 분간치 아니하셨느니라
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.N'a făcut nici o deosebire între noi şi ei, întrucît le -a curăţit inimile prin credinţă.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.Ngài chẳng phân biệt chúng ta với người ngoại đâu, vì đã lấy đức tin khiến cho lòng họ tinh sạch.
Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.Ngài chẳng phân_biệt chúng_ta với người ngoại đâu , vì đã lấy đức_tin khiến cho lòng họ tinh sạch .
İlgili Sayfalar