aramız ile cümle
aramız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Güzel, sana yardım edeceğim. Ama bunun aramızda bir sır kalması şartıyla.Bien, je t'aiderai ...à la condition que tu continues à garder ça secret.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.Deze zaak is uiterst delicaat en moet absoluut tussen ons blijven.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.Je to delikátna záležitosť, a prosím vás aby to ostalo medzi nami.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.Je to delikátní záležitost, a prosím vás aby to zůstalo mezi námi.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.La questione č estremamente delicata e dovrebbe rimanere tra di noi.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.Това е деликатна история и ще ви помоля да остане между нас.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.A to je matoucí.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.Dat is verwarrend.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin."Komm schon, Vi, das ist doch eine ganz leichte umrechnung: Du musst nur durch Zwei teilen.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.Możesz sobie myśleć, przestań Vi, to tylko prosta konwersja, starczy tylko podzielić przez 2.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.Pueden estar pensando "vamos, Vi, es una simple conversión, todo lo que tienes que hacer es dividir por 2.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.Може да си помислите, хайде Ви, това е просто превръщане
Hayır, aramızda güven kalmadı.웃겨, 우리 사이엔 믿음이 없어
Hayır, aramızda güven kalmadı.Não. Não há confiança entre nós.
Hayır, aramızda güven kalmadı.No, no nos tenemos confianza.
Hayır, aramızda güven kalmadı.Tidak. Tidak ada kepercayaan diantara kita.
Hayır, aramızda güven kalmadı.Ні за що. Між нами немає довіри.
Hayır, aramızda güven kalmadı.لا , ليست بيننا ثقة متيادلة
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Không ạ, tự cháu đã dàn xếp xong với cháu gái của ngài rồi.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.아뇨 선녀딸님 본인 얘기했습니다
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Ne, z vašo vnukinjo sva že uredila stvari.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Nu.Am rezolvat problemele cu nepoata ta personal
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Tidak, saya sudah menyelesaikan masalahnya dengan cucu anda sendiri.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim..לא, סידרתי את העניין עם הנכדה שלך בעצמי
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.لا . لقد حللت المسألة مع حفيدتك بنفسي
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.今日は 仕事の話で伺いました
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.Afijn, we zijn niet langer gerelateerd... vertel ze dat ik de papieren niet kan ondertekenen.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.A ogni modo, legalmente non siamo pių parenti... digli che non posso firmare i documenti.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.De qualquer modo, nós não somos mais parentes... diga que eu não posso assinar os documentos
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.De todas formas, ya no somos parientes legales...
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.De toute façon, nous ne sommes plus légalement liés... dis-leur que je ne peux pas signer les documents.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.Oricum, nu mai suntem juridic legaţi... Spune-le că nu pot semna documentele.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.Reci jim, da ne morem ponj, ker uradno nisva več v sorodu.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.Ούτως ή άλλως δεν έχουμε νομική σχέση... πες τους ότι δεν μπορώ να υπογράψω τα έγγραφα.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.В любом случае, мы больше не родственники... Скажи, что я не могу подписать никаких бумаг.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.على كل حال ، نحن لا نقرب له قانونيا أخبريهم بأني لا أستطيع توقيع الأوراق
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Bylo to, jako by mě už nemohli vidět, jako kdyby mě pokryl závoj neviditelnosti.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Era ca și cum nu mă mai vedeau, ca și cum o manta de invisibilitate mă acoperea.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Era come se non mi vedessero più, era come se su di me fosse calato un manto di invisibilità.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Es war, als konnten sie mich nicht mehr sehen, als ob ich unsichtbar geworden war.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Foi como se não me conseguissem ver, como se um manto de invisibilidade me estivesse a cobrir.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Ils me voyaient selon leurs suppositions de ce que ça doit faire d'être dans un fauteuil roulant.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Jakby przestali mnie dostrzegać, jakby okrył mnie płaszcz niewidzialności.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.마치 제가 투명 망토를 입어 그들에겐 보이지 않는 것 같았어요
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Mereka seperti tidak dapat melihat saya lagi seperti saya memakai Jubah Gaib.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Nó như họ khong còn nhìn thấy tôi nữa, cứ như có bức màn vô hình che phủ xuống.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Olyan volt, mintha nem láttak volna már, mintha egy láthatatlanná tévő köpönyeg ereszkedett volna rám.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Ze zagen mij op basis van hun veronderstellingen hoe het moet zijn om in een rolstoel te zitten.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Ήταν σα να μην μπορούσαν πλέον να με δουν, σα να είχε κατέβει ένας αόρατος μανδύας.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Все смотрели мимо, как будто на меня надели шапку-невидимку.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Имах чувството, че вече не ме виждат, сякаш бях си сложила мантия невидимка.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Наче вони більше не бачили мене, ніби на мені був плащ-невидимка.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.זה היה כאילו הם כבר לא רואים אותי, כאילו ירדה עלי גלימת היעלמות.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.كما لو أنهم لم يعودوا يروني بعد الآن، أو كما لو أنني متخفية تحت عباءة للتخفي.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.佢哋好似當我透明 就好似我著咗件隱形斗篷咁
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.透明なマントで 覆われてしまったかのように 人々は 車椅子の生活がどんなものか
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, đang ở đây với tôi và toi muốn cảm ơn anh ấy vì tất cả những gì anh ấy đã làm.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, è qui con me e lo vorrei ringraziare per tutto quello che ha fatto.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, este aici cu mine şi vreau să îi mulţumesc pentru tot ce a realizat.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, est ici avec moi et je tiens à le remercier pour tout ce qu'il a fait.
İlgili Sayfalar