aramız ile cümle

aramız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.お互いの相対的な身分は とても重要になってきます 私たちの作成した指標の要素をいくつかお見せします
Farklı dillerden ve yaşlardan, Finlandiya’dan ve başka ülkelerden üyeleri aramızda görmeyi ümit ediyoruz.Nous souhaitons des membres de langues et âges différents de Finlande et d’autres pays.
Farklı dillerden ve yaşlardan, Finlandiya’dan ve başka ülkelerden üyeleri aramızda görmeyi ümit ediyoruz.Toivomme erikielisiä ja eri-ikäisiä jäseniä Suomesta ja muista maista.
Farklı dillerden ve yaşlardan, Finlandiya’dan ve başka ülkelerden üyeleri aramızda görmeyi ümit ediyoruz.Vi hoppas på att hitta medlemmar med olika modersmål och i olika åldrar i Finland och andra länder.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Agora pois vem, e façamos um pacto, eu e tu; e sirva ele de testemunha entre mim e ti.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Ebbene, vieni, concludiamo un'alleanza io e te e ci sia un testimonio tra me e te»
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››In sedaj, dej, skleniva zavezo, jaz in ti, in naj bode v pričevanje med menoj in teboj.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Karena itu marilah kita membuat perjanjian dan menyusun batu-batu sebagai tanda perjanjian itu.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››이제 오라 너와 내가 언약을 세워 그것으로 너와 나 사이에 증거를 삼을 것이니라
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Lad os to slutte et Forlig, og det skal tjene til Vidne mellem os."
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Most tehát jer, kössünk szövetséget, én meg te, hogy az légyen bizonyságul közöttem és közötted.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Pójdźże tedy, a uczyńmy przymierze, ja i ty, a będzie świadectwo między mną, i między tobą.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Protož poď, vejděme v smlouvu já a ty, aby byla na svědectví mezi mnou a tebou.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Så kom nu och låt oss sluta ett förbund med varandra, och må det vara ett vittne mellan mig och dig.»
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Så kom nu og la oss gjøre en pakt, jeg og du, og den skal være et vidne mellem mig og dig.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››So komm nun und laß uns einen Bund machen, ich und du, der ein Zeugnis sei zwischen mir und dir.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Tak teraz poď, učiníme smluvu, ja i ty, aby bola svedkom medzi mnou a medzi tebou.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Tule siis, tehkäämme liitto keskenämme, ja olkoon se todistuksena meidän välillämme, minun ja sinun."
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Vậy bây giờ, hè! chúng ta kết-ước cùng nhau, để dùng làm chứng cho cậu và cháu.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Vậy bây_giờ , hè ! chúng_ta kết - ước cùng nhau , để dùng làm_chứng cho cậu và cháu .
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Ven, pues, ahora, hagamos un pacto entre tú y yo, y sirva de testimonio entre tú y yo
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Viens, faisons alliance, moi et toi, et que cela serve de témoignage entre moi et toi!
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Vino, să facem amîndoi un legămînt, şi legămîntul acesta să slujească de mărturie între mine şi tine!``
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Vooruit, laten we een verdrag sluiten, jij en ik, en laten we daarnaar leven."
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››ελθε λοιπον τωρα, ας καμωμεν συνθηκην, εγω και συ δια να ηναι εις μαρτυριον μεταξυ εμου και σου.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Но сега ела, аз и ти да направим договор, който да бъде свидетелство между мене и тебе.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››Теперь заключим союз я и ты, и это будет свидетельством между мною и тобою.
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››ועתה לכה נכרתה ברית אני ואתה והיה לעד ביני ובינך׃
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››فالآن هلم نقطع عهدا انا وانت. فيكون شاهدا بيني وبينك
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››來 罷 、 你 我 二 人 可 以 立 約 、 作 你 我 中 間 的 證 據
Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım.››來罷 、 你 我 二 人 可以 立約 、 作 你 我 中間 的 證據
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Akkor mondának Gileád vénei Jeftének: Az Úr a tanúnk, ha a te beszéded szerint nem cselekeszünk!
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Bătrînii Galaadului au zis lui Iefta: ,,Domnul să ne audă, şi să judece, dacă nu vom face ce spui.``
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Gileadski starejšine reko Jeftu: GOSPOD bodi med nami priča! Resnično storimo tako, kakor si govoril.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Gli anziani di Gàlaad dissero a Iefte: «Il Signore sia testimone tra di noi, se non faremo come hai detto»
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.I řekli starší Galádští k Jefte: Hospodin bude svědkem mezi námi, jestliže neučiníme vedlé slova tvého.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.길르앗 장로들이 입다에게 이르되 여호와는 우리 사이의 증인이시니 당신의 말대로 우리가 반드시 행하리이다
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Mereka menjawab, "Kami setuju. Tuhanlah saksinya.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler."Wij zweren het u bij de HERE", antwoordden zij. "U zult onze leider worden."
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Старейшины Галаадские сказали Иеффаю: Господь да будет свидетелеммежду нами, что мы сделаем по слову твоему!
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.ויאמרו זקני גלעד אל יפתח יהוה יהיה שמע בינותינו אם לא כדברך כן נעשה׃
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.فقال شيوخ جلعاد ليفتاح الرب يكون سامعا بيننا ان كنا لا نفعل هكذا حسب كلامك.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.基 列 的 長 老 回 答 耶 弗 他 說 、 有 耶 和 華 在 你 我 中 間 作 見 證 、 我 們 必 定 照 你 的 話 行
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.基列 的 長老 回答 耶弗 他說 、 有 耶和華 在 你 我 中 間作 見證 、 我 們 必定 照 你 的 話行
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Alepvetően nincs semmi jelentősége, hogy lemondunk-e az Alaszkába vezető hídról.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Complessivamente, non fa differenza che voi tagliate i ponti con l'Alaska.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Couper les projets de ponts vers l'Alaska n'aura donc pas beaucoup d'impact au total.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Es macht keinen Unterschied wenn wir die Brücken nach Alaska rausnehmen.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Het maakt niet uit of we de brug naar Alaska schrappen, in het grotere geheel.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.I nie będzie różnicy w ogólnym rozrachunku, jeśli zlikwidujemy mosty do Alaski.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.알래스카에 다리 놓는 사업을 지금 당장 접는다고 해도 별로 달라지는건 없습니다.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Nu e prea mare diferenţă dacă eliminăm podurile spre Alaska în marea schemă a lucrurilor.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Δεν έχει σημασία εάν κόψουμε τις γέφυρες προς την Αλάσκα σε ένα γενικότερο πλαίσιο.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Няма значение, дори да отрежем мостовете до Аляска, в цялостната схема на нещата.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Остановка финансирования мостов на Аляску совершенно ничего не изменит в общем порядке вещей.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.בשקלול הסופי זה לא ישנה שום דבר אם תקטעו את הגשרים לאלסקה.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.لا فرق إذا قطعنا الكبارى إلى ألاسكا فى الخطة الشاملة للتخطيط .
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.実施に向けて考え始めなければいけないことは
Güzel. Aramızda kalsın yardımınıza ihtiyacımız varΩραία.Μεταξύ μας,μπορούμε να το χρησιμοποιήσουμε.
Güzel. Aramızda kalsın yardımınıza ihtiyacımız var>アンダートンさん、これが、、、 >なんてこった。
İlgili Sayfalar