aramız ile cümle

aramız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aslında karşılaştığım ama hiç tanımadığım herbir Resnick ile aramızda bir akrabalık bağı olabilir.Takže je pravdepodobné, že som príbuzný s každým Resnickom, s ktorým sa stretnem, ale neviem to.
Aslında karşılaştığım ama hiç tanımadığım herbir Resnick ile aramızda bir akrabalık bağı olabilir.Vậy thì có vẻ như tôi có họ hàng với tất cả những ai tên Resnick mà tôi gặp, nhưng bạn không biết điều đó.
Aslında karşılaştığım ama hiç tanımadığım herbir Resnick ile aramızda bir akrabalık bağı olabilir.Άρα είναι πιθανόν να είμαι συγγενής με οποιονδήποτε Ρέσνικ συναντήσω ποτέ, αλλά δεν το ξέρω.
Aslında karşılaştığım ama hiç tanımadığım herbir Resnick ile aramızda bir akrabalık bağı olabilir.Поэтому вероятно, что я родственник каждому Резнику, которого бы я ни встретил, но я не уверен.
Aslında karşılaştığım ama hiç tanımadığım herbir Resnick ile aramızda bir akrabalık bağı olabilir.Така че най-вероятно съм роднина на всеки Ресник, когото срещна, но не го знам със сигурност.
Aslında karşılaştığım ama hiç tanımadığım herbir Resnick ile aramızda bir akrabalık bağı olabilir.Тому, можливо, я є родичем кожному Резніку, якого б не зустрів, але я цього не знаю.
Aslında karşılaştığım ama hiç tanımadığım herbir Resnick ile aramızda bir akrabalık bağı olabilir.אז סביר שאני קשור לכל רזניק שאפגוש, אבל אני לא יודע.
Aslında karşılaştığım ama hiç tanımadığım herbir Resnick ile aramızda bir akrabalık bağı olabilir.وبالتالي من المحتمل أن أكون مرتبطا بكل ريسنيك قد أصادفه، لكنني لا أعرف.
Aslında karşılaştığım ama hiç tanımadığım herbir Resnick ile aramızda bir akrabalık bağı olabilir.血縁がある可能性が高いのではと思います 私のゲノムが匿名でソフトに入力され
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.De fapt, Lucy şi cu mine avem o mică glumă despre asta.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.De hecho, Lucy y yo tenemos un pequeño chiste sobre esto.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Eigenlijk hebben Lucy en ik hierover een klein grapje.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.En fait, Lucy et moi avons une petite blague à ce propos.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.In der Tat haben Lucy und ich einen kleinen Witz darüber.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Io e Lucy abbiamo una piccola barzelletta al riguardo.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.제 동료 루시와 제가 즐겨 하는 우스개 소리가 있습니다.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Lucy e eu temos uma piada sobre isto.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Lucy i ja mamy nawet żart na ten temat.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Lucy och jag har faktiskt ett litet skämt om detta.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Sebenarnya, Lucy dan saya punya lelucon tentang ini.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Thực ra thì, tôi và Lucy có một chuyện đùa vui về điều này.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Tulajdonképpen, Lucynak és nekem vagy egy kis viccünk erről.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Vlastně, Lucy a já máme o tom takový vtip.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Z Lucy imava šalo na račun tega. ki izvira iz dramske igre Davida Mameta.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Η αλήθεια είναι ότι η Λούσι κι εγώ έχουμε ένα αστείο γι' αυτό.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.Ние с Люси си имаме шегичка за това състояние.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.У нас з Люсі навіть є жарт на цю тему.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.У нас с Люси есть шутка на этот счет.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.בעצם, ללוסי ולי יש בדיחה קטנה על זה.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.في واقع الأمر ، لوسي و انا لدينا مزحة صغيرة حول هذا.
Aslında Lucy ile aramızda bu konuda ufak bir fıkra var.デビット・マメットの演劇の中で
Asya ile aramızdaki fark tamamen kaybolurdu.사라져버릴겁니다.
Asya ile aramızdaki fark tamamen kaybolurdu.Lehrer des oberen Viertels hätte, der gesamte Unterschied zwischen uns und Asien verschwände.
Asya ile aramızdaki fark tamamen kaybolurdu.les kreeg van top 25% leraren, het volledige verschil tussen ons en Azië zou verdwijnen.
Asya ile aramızdaki fark tamamen kaybolurdu.l'intera differenza tra noi e l'Asia sparirebbe.
Asya ile aramızdaki fark tamamen kaybolurdu.כל הפער בינינו לבין אסיה ייעלם.
Asya ile aramızdaki fark tamamen kaybolurdu.فكل الفروقات بيننا وبين آسيا سيختفي.
Asya ile aramızdaki fark tamamen kaybolurdu.そして、4年間以内に、世界の他国を大きく引き離して、トップに立つことを意味しています。
Avram Luta, ‹‹Biz akrabayız›› dedi, ‹‹Bu yüzden aramızda da çobanlarımız arasında da kavga çıkmasın.Abram disse a Lot: «Non vi sia discordia tra me e te, tra i miei mandriani e i tuoi, perché noi siamo fratelli
Avram Luta, ‹‹Biz akrabayız›› dedi, ‹‹Bu yüzden aramızda da çobanlarımız arasında da kavga çıkmasın.아브람이 롯에게 이르되 우리는 한 골육이라 나나 너나 내 목자나 네 목자나 서로 다투게 말자
Avram Luta, ‹‹Biz akrabayız›› dedi, ‹‹Bu yüzden aramızda da çobanlarımız arasında da kavga çıkmasın.ויאמר אברם אל לוט אל נא תהי מריבה ביני וביניך ובין רעי ובין רעיך כי אנשים אחים אנחנו׃
Avram Luta, ‹‹Biz akrabayız›› dedi, ‹‹Bu yüzden aramızda da çobanlarımız arasında da kavga çıkmasın.فقال ابرام للوط لا تكن مخاصمة بيني وبينك وبين رعاتي ورعاتك. لاننا نحن اخوان.
Avram Luta, ‹‹Biz akrabayız›› dedi, ‹‹Bu yüzden aramızda da çobanlarımız arasında da kavga çıkmasın.亞 伯 蘭 就 對 羅 得 說 、 你 我 不 可 相 爭 、 你 的 牧 人 和 我 的 牧 人 也 不 可 相 爭 、 因 為 我 們 是 骨 肉 。 〔 原 文 作 弟 兄
Avram Luta, ‹‹Biz akrabayız›› dedi, ‹‹Bu yüzden aramızda da çobanlarımız arasında da kavga çıkmasın.亞伯蘭 就 對羅 得說 、 你 我 不 可 相爭 、 你 的 牧人 和 我 的 牧人 也 不可相爭 、 因為 我 們是 骨肉 。 〔 原文 作 弟兄
Ayako'yla aramızda hiçbir şey olmadı.나는 아야코랑 아무 일도 없었어!
Ayako'yla aramızda hiçbir şey olmadı.Nada aconteceu entre Ayako e eu!
Ayako'yla aramızda hiçbir şey olmadı.¡No pasó nada entre Ayako y yo!
Ayako'yla aramızda hiçbir şey olmadı.Tidak ada yenag terjadi diantara Ayako dan aku !
Ayako'yla aramızda hiçbir şey olmadı.Між мною і Асако нічого не було!
Ayako'yla aramızda hiçbir şey olmadı.لم يحدث شيء بيني وبين أيآكو
Aynı şeye bakarken aramızda müşterek bir ilgi odağı oluştu.같은 것을 바라보면서 서로에게 주시했죠.
Aynı şeye bakarken aramızda müşterek bir ilgi odağı oluştu.היתה תשומת לב משותפת בלהביט באותו סוג של דבר,
Aynı şeye bakarken aramızda müşterek bir ilgi odağı oluştu.كان هناك اهتماما مشتركا يبحث في نفس الشئ نوعا ما،
Aynı şeye bakarken aramızda müşterek bir ilgi odağı oluştu.最後には対話で 褒められたのを認識するのもわかりました
-Baba... -Hey. Aramıza hoş geldin.- Tato... - Witamy.
Basın konferansına çok az kaldı. Aramızdaki skandalı açıklayacak.سيشرح كل شيء عن فضيحتنا
Başka bir kahraman nesile daha ihtiyacımız var. Özellikle bugün, aramızda우리가 필요한 것은 또다른 영웅 세대입니다.
Başka bir kahraman nesile daha ihtiyacımız var. Özellikle bugün, aramızdaנחוץ לנו דור חדש של גיבורים. אלו מאיתנו
Başka bir kahraman nesile daha ihtiyacımız var. Özellikle bugün, aramızdaما نحتاجه هو جيل آخر من الأبطال. أولئك الأحياء من بيننا
Başka bir kahraman nesile daha ihtiyacımız var. Özellikle bugün, aramızda今日住んでいる私達は特に
İlgili Sayfalar