aramıyor ile cümle
aramıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hiç aramıyorsun, ama şimdi atıp tutmaya geldin, değil mi?Nunca me llamas, y ahora vienes para mandarte la parte.
Hiç aramıyorsun, ama şimdi atıp tutmaya geldin, değil mi?Você nunca liga e agora veio para se gabar, não veio?
Hiç aramıyorsun, ama şimdi atıp tutmaya geldin, değil mi?Навіть не дзвонила, а тут заявилася. Не інакше похвалитися.
Hiç aramıyorsun, ama şimdi atıp tutmaya geldin, değil mi?أنتِ لا تتصلين على الإطلاق, لكن الآن أتيتِ إلى هنا للتباهي,أليس كذلك؟
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Als hij gaat werken, stopt hij bij niemand voor een praatje. Hij belt niet.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Amikor munkába megy, nem áll meg senkivel beszélgetni egyet, nem is telefonál.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Când se duce la serviciu, nu se opreşte să vorbească cu nimeni, nu sună pe nimeni.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Cuando va a su oficina, no se detiene a hablar con nadie, no llama.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Han stannar inte till för att prata med någon, han ringer inte.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Když přijde do práce, nezastavuje se u nikoho na kus řeči, k nikomu nechodí.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Keď ide do práce, nikomu sa neprihovorí, nezavolá.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Khi ông ta đi làm, ông ta không dừng lại để nói chuyện với bất cứ ai ông ấy không gọi điện.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.그분은 직장에가서 누군가에게 말하려고 멈추거나, 전화하지 않는다고 합니다.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Kun hän menee töihin, hän ei jää juttelemaan kenenkään kanssa, hän ei soita.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Quand il va travailler, il ne s'arrête pas pour parler à qui que ce soit, il n'appelle pas.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Quando va al lavoro, non si ferma a parlare con nessuno, non chiama.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Quando vai para o trabalho, não para, para falar com ninguém, não telefona.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Wenn er zur Arbeit geht, schaut er bei niemanden kurz vorbei, um zu reden, und er ruft nicht an.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Όταν πηγαίνει στη δουλειά, δε σταματάει να μιλήσει σε κανέναν, δεν τους τηλεφωνεί.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Когато отива на работа, той не се спира да говори с никого, не се обажда на никого.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Когда он идёт на работу, он не останавливается, чтобы поговорить с кем-нибудь, он не звонит.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Коли він іде на роботу, він не зупиняється по дорозі перемовитися з кимось словом, не телефонує.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.כשהוא הולך לעבודה הוא לא עוצר לדבר עם אף אחד, הוא לא מתקשר.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.عندما يذهب للعمل، لا يتوقف للتحدث مع أي كان، لا يتصل بأحد.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.誰も彼に声をかけない 彼は同僚の仕事の邪魔を したくないからだといいます
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.Als alles mij te veel wordt, weet U hoe ik verder moet. Men zet vallen voor mij op het pad dat ik moet gaan.
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.Gdy bywa ściśniony duch mój we mnie, ty znasz ścieszkę moję; na drodze, którą chodzę, ukryli na mię sidło.
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.Když se úzkostmi svírá ve mně duch můj, ty znáš stezku mou; na cestě, po kteréžkoli chodím, osídlo mi ukryli.
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.Keď nyje môj duch vo mne, ty znáš môj chodník; na ceste, ktorou idem, mi ukryli osídlo.
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.내 우편을 살펴 보소서 나를 아는 자도 없고 피난처도 없고 내 영혼을 돌아보는 자도 없나이다
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.Mentre il mio spirito vien meno, tu conosci la mia via. Nel sentiero dove cammino mi hanno teso un laccio
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.הביט ימין וראה ואין לי מכיר אבד מנוס ממני אין דורש לנפשי׃
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.انظر الى اليمين وأبصر. فليس لي عارف. باد عني المناص. ليس من يسأل عن نفسي.
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.求 你 向 我 右 邊 觀 看 、 因 為 沒 有 人 認 識 我 . 我 無 處 避 難 、 也 沒 有 人 眷 顧 我
Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni.求你 向 我 右邊觀 看 、 因為沒 有 人 認識 我 . 我 無處 避難 、 也沒 有 人 眷顧我
Sonra aramıyorsun, ben de yalnız kalıyorum. Blues söylüyor ve iç geçiriyorum.Anh không gọi, bỏ mặc em một mình. hát điệu blue and thở dài.
Sonra aramıyorsun, ben de yalnız kalıyorum. Blues söylüyor ve iç geçiriyorum.Du rufst nicht an, und ich bleibe allein den Blues singend und seufzend.
Sonra aramıyorsun, ben de yalnız kalıyorum. Blues söylüyor ve iç geçiriyorum.E tu não ligas e eu fico sozinha a cantar Blues e a chorar.
Sonra aramıyorsun, ben de yalnız kalıyorum. Blues söylüyor ve iç geçiriyorum.No lo haces y me quedo sola, cantando mi tristeza y suspirando.
Sonra aramıyorsun, ben de yalnız kalıyorum. Blues söylüyor ve iç geçiriyorum.Tu n'appelles pas et je reste seule. à chanter le blues et à soupirer.
Sonra aramıyorsun, ben de yalnız kalıyorum. Blues söylüyor ve iç geçiriyorum.Не го правиш и оставам сама, пея си блус и въздишам.
Sonra aramıyorsun, ben de yalnız kalıyorum.Men det gör du inte, jag sitter ensam.
Sonra aramıyorsun, ben de yalnız kalıyorum.ブルースを歌い ため息をつく
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.Hier sind keine strukturellen Parameter gefragt, die sich auf den Graphen hier drüben beziehen.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.Nechcem štrukturálne parametre, ktoré sa týkajú tohoto grafu.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.Nechci strukturální parametry vztahující se k tomuto grafu.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.Nem a gráf strukturális paramétereire kell gondolni.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.Nie chodzi o parametry strukturalne odpowiadające temu grafowi.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.Non sto parlando di parametri strutturali che riguardano il grafico qui.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.Меня не интересуют структурные характеристики этого графа.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.אינני מסתכל על פרמטריים מבניים שמתיחסים לגרף כאן.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.確率に内在する数値パラメータを求めてください
Veya aramıyor. Çünkü 21. asır derler ama Allah bilir kaçıncı asır olduğunu.لأنهم يسمونه القرن الواحد والعشرين لكن الله أعلم أي قرن هذا .
Yani, belki de yeterince iyi aramıyoruz ve buna ayırdığımız bütçe de çok küçük.Đầu tiên, chúng ta dành nhiều nỗ lực tìm kiếm. Và chỉ dành một số tiền không đáng kể cho việc này.
Yani, belki de yeterince iyi aramıyoruz ve buna ayırdığımız bütçe de çok küçük.En primer lugar, no estamos buscando mucho. Y estamos invirtiendo una insignificante cantidad de dinero.
Yani, belki de yeterince iyi aramıyoruz ve buna ayırdığımız bütçe de çok küçük.제 말은, 우리가 외계 생명체 탐사를 그렇게 열심히 하지도 않고 너무 적은 자금을 투자하고 있는지도 모릅니다.
Yani, belki de yeterince iyi aramıyoruz ve buna ayırdığımız bütçe de çok küçük.Na začiatok, nehľadáme až tak intenzívne a míňame na to neskutočné množstvo peňazí.
Yani, belki de yeterince iyi aramıyoruz ve buna ayırdığımız bütçe de çok küçük.O fracțiune minusculă din stelele galaxiei noastre a fost investigată îndeaproape pentru semnale interesante.
Yani, belki de yeterince iyi aramıyoruz ve buna ayırdığımız bütçe de çok küçük.Pro začátek mám na mysli, že nehledáme dostatečně. Dáváme na to pramálo peněz.
Yani, belki de yeterince iyi aramıyoruz ve buna ayırdığımız bütçe de çok küçük.Sebagai permulaan, kita tidak mencari sejauh itu. Dan kita menghabiskan banyak uang untuk itu.