aramıyor ile cümle

aramıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom sempati aramıyor.Tom isn't looking for sympathy.
Mary romantizm aramıyordu.Mary was not looking for romance.
Neden beni daha sonra aramıyorsun?Why don't you give me a call later?
Neden Tom'u aramıyor ve onun akşam yemeğine gelmek isteyip istemediğini anlamıyorsun?Why don't you call Tom and see if he wants to come over for dinner?
Neden Tom'u tekrar aramıyorsun?Why don't you call Tom again?
Sami cinsel bir şey aramıyordu.Sami wasn't looking for anything sexual.
Sami fiziksel bir şey aramıyordu.Sami wasn't looking for anything physical.
Ben artık iş aramıyorum.I'm not looking for a job any more.
Bu sıralar iş aramıyorum.I'm not looking for a job these days.
Ayrıca, "İnsanlar diğer insanların gönderilerini reddetme yeteneğini aramıyorlar.He further commented that "People aren’t looking for an ability to downvote other people's posts.
Yani, belki de yeterince iyi aramıyoruz ve buna ayırdığımız bütçe de çok küçük.For a start, we're not looking that hard, and we're spending a pitiful amount of money on it.
Burada birçok katsayı var, ama biz bunları aramıyoruz. -It's in the built-in constants. Let's see, it's not one of those.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.When he goes to work, he doesn't stop by to talk to anybody, he doesn't call.
Herkes benimle konuşmak istiyor... ...ama bir tek sen aramıyorsun.Everyone wants to talk to me, but you are the only one not calling.
Hiç aramıyorsun, ama şimdi atıp tutmaya geldin, değil mi?You never call, but now you came to brag, didn't you?
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.You don't, and I'm left alone just singin' the blues and sighin'
Her gün arayacağım diyorsun ama aramıyorsun.Every day you say you will but you don't.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.It'll save you money on plane fare. You don't want to settle down. And you're not looking for love.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.I'm not looking for structural parameters that relate to the graph over here.
Zira çalışmak için iş aramıyorum.Because I'm not looking for work.
Kimsenin üstünü aramıyorum.Je ne fouille personne.
Kimse bizi aramıyor.Personne ne nous cherche.
Hiç kimse bizi aramıyor.Personne ne nous cherche.
O yalnızca çalışmamakla kalmıyor aynı zamanda iş aramıyor gibi gözüküyor.No es solo que él no trabaje, parece que tampoco busca trabajo.
Her şeye rağmen, sanatçı kendisini bir Yahudi olarak kabul ediyor ve "Yeni bir din aramıyorum.Tuttavia, egli si considera ancora ebreo: "Non sto cercando una nuova religione.
Ben yeni ilişki aramıyorum.Я не ищу отношений.
O bela aramıyor.Он не ищет ссоры.
Onu aramıyordum.Я не шукав його.
Ben onu aramıyorum.Я не телефоную до неї.
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.Anh không gọi, bỏ em một mình hát điệu blue và thở dài.
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.A nic, tak zůstávám sama a zpívám blues a vzdychám.
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.Du rufst nicht an, und ich bleibe allein nur das Blues singend und seufzend
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.E tu não ligas e eu fico sozinha a cantar Blues e a chorar.
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.Men det gör du inte, jag sitter ensam. Sjunger blues och suckar.
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.No lo haces y me quedo sola, cantando mi tristeza y suspirando.
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.Tu n'appelles pas et je reste seule à chanter le blues et à soupirer.
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.You don't, and I'm left alone just singin' the blues and sighin'
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.You don't, and I'm left alone just singin' the blues and sighin'
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.Не го правиш и оставам сама, просто пея си блус и въздишам.
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.毎日 冷たく当たる
Burada birçok katsayı var, ama biz bunları aramıyoruz. -Es en las constantes incorporadas. Vamos a ver, no es uno de esos.
Burada birçok katsayı var, ama biz bunları aramıyoruz. -Tady jsou předdefinované konstanty, ani jedna z nich to není, stisknete "více".
Burada birçok katsayı var, ama biz bunları aramıyoruz. -Това са вградените константи. Да видим, няма я тук.
Burada birçok katsayı var, ama biz bunları aramıyoruz. -זה נמצא בקבועים המאוחסנים. זה לא אחד מהם.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Ça te fera économiser sur le billet d'avion. Tu ne veux pas t'installer. Tu ne cherches pas l'amour.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Es würde die das Geld für das Flugticket sparen. Du willst dich nicht niederlassen. Du sucht keine Liebe.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Potresti risparmiare dei biglietti aerei. Tu non vuoi sistemarti. E non cerchi l'amore.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Sempre poupas nas viagens de avião! Tu não queres assentar. E não estás à procura do amor.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Θα γλυτώσεις και τα εισητήρια. Δεν θες να παντρευτείς. Και δεν ψάχνεις για έρωτα.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Съэкономишь на билетах. Ты не знаешь, что такое любовь.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.あんたが収まるわけないでしょ あんたは興味があるのは愛じゃなくて 男のアソコだけよ!
Her gün arayacağım diyorsun ama aramıyorsun.Minden nap azt mondod, hogy hívsz, aztán mégsem.
Her gün arayacağım diyorsun ama aramıyorsun.Tous les jours, vous dites queNvous le ferez, mais vous n'appelez pas.
Her gün arayacağım diyorsun ama aramıyorsun.Όλο λες πως θα το κάνεις, αλλά ποτέ δεν το κάνεις!
Her gün arayacağım diyorsun ama aramıyorsun.انت دائما تقول انك ستتصل لكنك لا تفعل
Herkes benimle konuşmak istiyor... ...ama bir tek sen aramıyorsun.Nézd csak, mindenki velem akar beszélni, csak te nem hívsz fel.
Herkes benimle konuşmak istiyor... ...ama bir tek sen aramıyorsun.Κοίτα το. Όλοι θέλουν να μου μιλήσουν...
Herkes benimle konuşmak istiyor... ...ama bir tek sen aramıyorsun.انظر هنا الكل حزين لانهم لا يستطيعون التحدث معي
Hiç aramıyorsun, ama şimdi atıp tutmaya geldin, değil mi?Kau tak pernah menelpon, tapi sekarang kau datang untuk membual, kan ?
Hiç aramıyorsun, ama şimdi atıp tutmaya geldin, değil mi?통 연락 없다가 갑자기 나타나는 것들은 다들 남자 자랑하러 오는 거야, 다 알어

İlgili Sayfalar