Eyaletler kendi aralarında sâlyâneli (yıllıklı) ve sâlyânesiz (yıllıksız) olmak üzere ikiye ayrılmıştır.舉於鄉,縣令憫其貧,遺以田二百畝,謝不受。
Aralarında ufak farklılıklar vardır.其它部分有微小差别。
Efendimiz bir hadislerinde: ‘İki mü’min karşılaştıkları zaman, yüz rahmet aralarında taksim edilir.俏若日華(中)兩國的友誼能如吾等之君子之交,予堅信一千年一萬年之後的兩國之友誼,也定會攜手共進,和睦友善。
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.等於(equality),兩個數學對象為相等。
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.結構功能論:有內臟出現一定出理一些活動。
İkili ilerleyen günlerde aralarına mesafe koyar.最後兩人因為遠距離而分手。
Asimtotların sayısı ve aralarındaki açılar belirlenir.它們依據格和數(單數,雙數和複數)來變格。
1996’da Türkiye ve İsrail, aralarında bir serbest ticaret anlaşması imzaladı.以色列還和多個國家簽訂了自由貿易協定。
Gün doğduğunda, Quentin aralarında farklı bir şeyler olduğunu düşünür.得知QueenBerry號的情況有所不同。
Aralarında günde 18 sefere çıkabilen şoförler vardır.每日定期列車一天共18來回。
Bunun üzerine de Zeus'tan aralarında en güzelin kim olduğunu seçmesini isterler.后来,宙斯裁定,谁能给人类一件最有用的东西,该城就归属谁。
Daha sonra mahalleliden özür dileyip tekrar aralarına dönmüştür.後來商周道歉並收回此書。
İspanya'nın 1976'da Batı Sahra'dan çekilmesinin ardından Fas ve Moritanya bölgeyi aralarında paylaştılar.1976年,西班牙撤出西屬撒哈拉,其後大部分領土被摩洛哥佔領。
Aralarındaki bir ihtilâftan kaynaklanan ve yeryüzündeki ilk olan cinayet ile bilinirler.既是萬物之源,也是將天地分隔的最初之光。
Karışımda bulunan maddelerin miktarı gelişi güzeldir; aralarında belirli, sabit bir oran yoktur.有言順之欲遠璁者,璁發怒,擬旨以吏部主事罷歸,永不復敘。
Yaz aylarında gençler kendi aralarında ZEKHES düzenleyip ADİĞECEUG yapmaktadır.如月詩(きさらぎ うた) 遊戲♣K「計數」裡久間的同伴。
Aralarında nikah yoktur; ama Çakır'ı "hayat arkadaşım" olarak tanımlamaktadır.一橋家並非是獨立的個別「家」,而是被看作將軍家(德川宗家)的「家屬・身邊的近親」。
Örneğin, 5 ve 11 seksi asal sayılardır, çünkü aralarındaki fark 6'dır.例如数5和11都是素数且差为6。
Aralarındaki sürtüşmenin büyümesiyle birlikte işler karışır.他们在混乱间获得了发展壮大的机会。
Atıcı takımın elemanları, aralarında 15–20 m civarında bir mesafe olan iki çizgiye çekilir.射擊後彈殼會在射手右方和後方拋出約18—20英尺遠。
Ancak aralarında önemli bir fark vardır.但是他們中間卻有很大的分別。
Erkek ve dişi çift oluşturduktan sonra aralarında açık iletişim durur.过了灯节,就是老太太和宝姐姐,他们娘儿两个遇的巧。
Yahya Kemal ile de torun çocukları olmaları nedeniyle aralarında akrabalık bağı vardır.杨昌济子女除夭折者外,有子杨开智;有女杨开慧。
Aralarındaki ikinci önemli ayrım ise şerbetçi otudur.另一個主要的差別則是堅固的下頜。
Davut ve Şaul aralarındaki hüsumetten dolayı düşman olur.其中後者是Dub'aad和青銅哨兵。
Aralarında Polonya'daki Auschwitz'in de bulunduğu bu kamplardaki tutsakları köle gibi çalıştırdılar.但是存在特例,如索马里奴隶制中,班图人成为他们的奴隶。
Yolculuk esnasında aralarında duygusal bir yakınlaşma başlar.在米兰,他们之间开始了一段感情。
Bunun ardından aralarında bir süre çekişme yaşanmıştır.그러나 이는 두고두고 논쟁거리가 되었다.
Aralarında birlik olur ve diğer herkese saldırırlar.그들 중 하나를 공격하는 것은 그들 모두를 공격하는 것과 같다.
Zira Bozdiyar ile aralarındaki sınır bölgesinde artık güçlü bir Büyücü ikâmet etmekteydi.이를 황구첨정이라 하며, 이와 같이 진행된 군정의 이면에는 극도의 부패상이 도사리고 있었다.
Gerçek adı Mirza Bey'dir (Kendi aralarında birbirlerini Aslı ve Kerem olarak çağırırlar).진명 (真名) True Name 밤피르 각자가 지니고 있는 진정한 이름.
Aralarındaki ilişki her zaman düşmanca değildi.그러나 두 국가의 관계가 항상 적대적이지는 않았다.
Kendi aralarında ve akrabalarına danıştıktan sonra, eğer bir engel yoksa söz kesilir.형을 병과할 경우에도 형의 전부 또는 일부에 대하여 그 선고를 유예할 수 있다(동조 2항).
Sayıştay da kendi araların da gizli oyla seçilirler.그리고 그들 중에서 자체 의결을 통해 의장격의 상대등(上大等)을 선출하였다.
Aralarında geçiş yapmak için bir tuş daha atamanız gerekli.또 물구덩이 사이의 거리를 가로지르기 위해 새로운 추진 방법도 발달시켜야 했다.
Sadece aralarında şifre ve imâ yolu ile ve temsil ve işaret şeklinde konuşmayı caiz görmüşlerdir.그리하여 정우현은 감찰어사가 되고 서희는 말과 주과(酒果)를 위로의 증표로 받았다고 한다.
Hemen ardından aralarında bir boğuşma başlar.그리하여 전후(戰後) 이 곳에 찬란한 ‘고전기’가 시작된다.
Aralarındaki en önemli fark sayıdadır.그리고 가장 큰 차이가 차체이다.
Baştan beri mevcut olan kendilerine ait aralarında olan davaları ve çelişkileri çözdüler.이후 시작된 멤버들간의 불화와 논쟁에서 벗어나 보고자 하는 마음도 들어있었다.
Aralarındaki tek fark Mion saçını at kuyruğu yapmasıdır.히나타 후유키는 머리색은 남색에 머리카락 두개가 뻗어 있다는 점이 특징이다.
Davut ve Şaul aralarındaki hüsumetten dolayı düşman olur.향내에는 다우시(大武渓), 다나오시(大鳥溪), 자오융시(朝庸溪)가 흐르고 있다.
Aralarında bir kavga çıkan iki çirkin insandır" dedi.그러나 서로를 절절하게 그리워하는 두 사람의 인연은 자꾸만 빗겨간다.
Aralarında bir Shinkin bank reklamının da bulunduğu birkaç televizyon reklamında yer aldı.그는 일본 신킨 은행의 광고를 포함하여 여러 TV 광고에 출연하였다.
52. Grammy Ödülleri'nde Beyoncé, aralarında I Am...콘서트는 비욘세의 월드투어 I Am...
Kendi aralarında paslaşırken ona kadar (her bir pası) yüksek sesle sayarlar.이들 중 수면(睡眠)은 면(眠)이라고도 하며, 악작(惡作)은 회(悔)라고도 한다.
Bu ayet şöyledir: "Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin.만약에 두 개의 종교가 있다면, 그것들은 서로 목을 자르리라.
Aralarında bir katil bulunmaktadır; ama katilin kim olduğunu bilememektedirler.그렇게 주장이 이어지는 가운데 그들 사이에 드러나지 않은 갖가지 사실들이 차례차례 밝혀져 간다.
Bu araların süresi, maç öncesinde konuşulup mutabakata varılmalıdır.ᅟᆜ(ㅣㅡ)는 ㅣ와 ㅡ가 합쳐진 것으로, ㅢ와는 달리 ㅣ 소리가 먼저, ㅡ 소리가 나중에 난다.
Ancak aralarında sık yanlış anlaşılma olur ve en sonunda nişanlanırlar.그러나 결말에 가서 결국 둘은 맺어지게 된다.
2005 yılı itibarıyla, her gün 10 dakkalık aralarla hizmet veren 6 hat bulunmaktadır.2007년 기준으로, 매년 6회 발사되어 연료를 공급한다.
Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.천주교는 주님 성탄 대축일 40일째 되는 날(2월 2일)을 예수 성탄과 주님 공현을 마감하는 주님 봉헌 축일로 지낸다.
Aralarında kuantum dolanıklık bulunan her şeyin birbirlerine solucan delikleriyle bağlı olduğu iddia ediliyor.이들은 고유운동을 공유하고 있어 서로 중력으로 연결된 것으로 추측된다.
Asgore ile aralarında anlaşmazlık olmuştur ve ayrılmışlardır.만년에는 정치 활동에 적극 참여하였으며 동인들과 갈등하였다.
Aralarından Bree adlı bir kız onlara teslim olur.체사레는 그녀와의 사이에 딸 하나(루이사 보르자)를 두었다.
Kardeşler arası ilişki kolay olmasa da, aralarında açık bir ihtilaf yoktu.그러나 이러한 노선 차이에도 불구하고 형제간의 관계는 나쁘지 않았다.
Not: Ballas çetesi beş kola ayrılır ancak aralarında birlik vardır.셈어군은 함셈어족의 5개 어군 가운데 하나를 이루고 있다.
Onlarında aralarında yaşlı erkekler ve bebekler vardır, aileleri bulunur.전종(全琮)의 아우의 아들이며, 전편(全遍)과 전집(全輯)의 형이다.
İki müzisyen, aralarındaki yaş farkına rağmen iyi anlaştılar.한편 음악가들은 두 파로 갈라져 있다고 해도 서로의 장점을 인정하였다.
Aralarında iç savaş yaşanmıştır.이들 사이에 폭력 사태가 발생했다.
Aralarında birçok farklı sesler ile iletişim kurarlar.이들은 다양한 소리를 통해 서로 의사 소통을 한다.